Abd Başkanı Donald Trump, ülkede doğumla kazanılan vatandaşlık haklarını kısıtlamayı ve yabancıların vatandaşlık amacıyla gerçekleştirdiği doğum turizmini engellemeyi hedefleyen iki kritik başkanlık kararnamesini yürürlüğe koydu. Beyaz Saray’da düzenlenen imza töreninde konuşan Trump, mevcut sistemin suiistimal edildiğini savunurken petrol fiyatlarındaki düşüş ve İran meselesine dair stratejik açıklamalarda bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, doğumla vatandaşlık hakkının uygulanmasına ve ABD vatandaşlığı elde etmek amacıyla yapılan doğum turizmi aleyhinde iki ayrı başkanlık kararnamesi imzaladı. Trump, Beyaz Saray’daki imza töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İmzalanan iki kararnameye ilişkin açıklamasında Trump, "ABD Yüksek Mahkemesi, doğumla vatandaşlık konusunda çok talihsiz bir karar verdi. Bu nedenle bazı düzenlemeler yapıyoruz çünkü karar son derece adaletsiz" dedi.
Doğumla vatandaşlık sistemindeki suistimaller ve kısıtlamalar
Doğumla vatandaşlık uygulamasının ABD’de İç Savaş’ın hemen ardından yürürlüğe girdiğini ve kölelerin çocukları için getirilmiş olduğunu savunan Trump, "Fakat şimdi zenginler, doğumla vatandaşlık meselesini bir iş modeline çevirmiş durumda. Bunun böyle işlemesi gerekmiyor. Bu tam bir rezalet. Paralarını kullanarak bu ülkeye girmenin yolunu satın alıyorlar ve buna izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray’daki toplantıda kararnameler hakkında detaylar paylaşan Politikadan Sorumlu Kıdemli Danışman ve İç Güvenlik Danışmanı Stephen Miller, ilk düzenlemenin kapsamına dair bilgi verdi. Miller, "Başkan öncelikle, Yüksek Mahkemenin kararından yararlanarak doğumla vatandaşlık hakkından yararlanamayacak kişilerin kapsamını genişleten bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Bu kapsama örneğin ABD’nin yabancı düşmanları, yabancı terör örgütlerinin üyeleri ve yabancı hükümetler adına lobi faaliyeti yürüten veya bu hükümetler adına hareket eden geniş gruplar giriyor. Bu adım sayesinde, haksız yere doğumla vatandaşlık hakkı elde edecek çok sayıda kişi artık bu haklardan yararlanamayacak" dedi.
Doğum turizmine karşı operasyon ve denetim süreci
Miller, ikinci kararnamenin doğum turizmini tamamen yasakladığını belirterek, "İnsanlar buraya geliyor, turist veya ziyaretçi gibi davranıyor. Disneyland’a gitmek, bir anıtı görmek ya da milli parkı ziyaret etmek istediklerini söylüyorlar. Fakat buraya gelmelerinin asıl nedeni çocuk doğurmak, o çocuğu otomatik olarak Amerikan vatandaşı yapmak ve ardından ülkemizden ayrılmak. Daha sonra ABD vatandaşı olan bu çocuk üzerinden, bozuk sistemimiz aracılığıyla sosyal yardımlara, oy kullanma hakkına ve yalnızca Amerikalılara ait olan diğer bütün hak ve ayrıcalıklara erişim elde ediyorlar. Dolayısıyla doğum turizmi uygulaması, bu kararnamenin imzalanmasıyla birlikte artık yasaklanmıştır" açıklamasını yaptı. Kararnamenin nasıl uygulanacağına dair soruyu yanıtlayan Trump, "Çok büyük bir operasyon başlatıyoruz. Büyük baskınlar ve sıkı denetimler olacak. Bu kararname, bunu bize çok güçlü bir şekilde yapma hakkı verecek" diye konuştu.
Yüksek Mahkeme kararına yönelik eleştirilerini sürdüren Trump, "Yüksek Mahkemede kazanacağımızı düşünmüştüm. Ne yazık ki kötü ve son derece adaletsiz bir karar çıktı. Ülkemiz, bu karardan zarar görüyor. Biz de bu nedenle buna farklı bir yoldan son veriyoruz" dedi. Organize yapılanmalara karşı önlemlerin devreye gireceğini belirten Trump, yeni kararnamenin bazıları suç örgütü niteliği taşıyan yapılara karşı bir dizi yaptırım içerdiğini paylaştı.
Ekonomi ve İran ile yürütülen diplomatik süreçler
Ara seçimler öncesi hayat pahalılığına değinen Trump, "Göreve geldiğimde şimdiye kadarki en yüksek enflasyonu devraldım. İnanılmaz bir iş çıkardık. Petrol fiyatları da şu anda çok hızlı bir şekilde düşüyor. Yaşananlara bakarsanız, fiyat 75 dolara kadar düştü" bilgisini verdi. İran müdahalesinin küresel bir gereklilik olduğunu savunan Trump, "Çünkü onların nükleer silah elde etmelerine izin veremezdik. Aksi halde dünyanın tamamı havaya uçabilirdi. Bunun olmasına izin vermeyeceğiz. Yalnızca biz veya yalnızca Orta Doğu için değil, tüm dünya için bir felaket olurdu. Başka seçeneğimiz yoktu" dedi.
Petrol fiyatlarının İran ile savaş öncesindeki seviyelerin altına ineceğini öngören Trump, "Bence savaş çok yakında bitecek, İran'ın daha fazla dayanabileceğini sanmıyorum" ifadesini kullandı. Hürmüz Boğazı’nın durumuna ilişkin ise "Bir anlaşmaya varıldığını söylemek istemiyorum. Boğaz şu anda bir bakıma açık" cevabını verdi. Bölgedeki askeri kontrole dikkat çeken Trump, "ABD donanmasının yönettiği abluka diye bir şeyimiz var ve kontrol bizde. Şu anda kontrol ediyoruz ancak her zaman bir şey ateşleyebilir veya mayın bırakabilirler. Dışarıda tek bir mayın bile bulunsa işler karışır, çünkü insanlar milyar dolarlık gemilerinin yanlışlıkla bir mayına çarpmasını istemez. Ancak bence oldukça iyi gidiyoruz. Bildiğiniz gibi müzakerelere ben de katılıyorum. Bence işler yolunda ve yakında sonuçlanabilir" diyerek konuşmasını tamamladı.