Türkiye ikinci el otomobil pazarı, ulaştığı işlem hacmi ve ekonomik büyüklükle Avrupa'nın en büyük pazarlarını geride bıraktı. İkinci el otomobil ve hafif ticari araç satışlarının 8 milyon adede, toplam ikinci el kara taşıtı işlemlerinin ise 10 milyon seviyesine yaklaşması pazarın ulaştığı genişliği gözler önüne seriyor. Yıllık yaklaşık 5 trilyon liralık bir hacme sahip olan ikinci el otomobil pazarı; finansman, sigorta, dijital platformlar ve oto ekspertiz başta olmak üzere pek çok yan sektörü kapsayan çok katmanlı bir ekonomik yapı oluşturuyor. Bu büyüklük, pazarın ülke ekonomisinin temel dinamiklerinden biri haline geldiğini teyit ediyor. İşlem adedi bakımından Avrupa'nın önde gelen ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye pazarı dikkat çekici bir konumda bulunuyor. 2024 verileri incelendiğinde; İngiltere'de yıllık yaklaşık 7 milyon, Almanya'da 6 milyon, Fransa'da 5,5 milyon, İtalya'da 5 milyon ve İspanya'da 4,5 milyon seviyesinde gerçekleşen ikinci el araç satışlarına karşın Türkiye, 8 milyona yaklaşan otomobil ve hafif ticari araç satışıyla bu ülkeleri geride bıraktı. Sektörel Çarpan Etkisi ve Gelecek Projeksiyonu İkinci el otomobil pazarında 2025 itibarıyla ortalama satış fiyatlarının 650-750 bin lira bandında seyretmesi, yıllık toplam pazar hacmini 5 trilyon lira seviyelerine taşıyacak bir zemin hazırlıyor. Söz konusu büyüklük; finansman, sigorta, oto ekspertiz, dijital ilan platformları, noter işlemleri ve vergilendirme gibi yan sektörleri doğrudan etkileyen güçlü bir ekonomik çarpan etkisi yaratıyor. Sıfır araç fiyatlarındaki artış, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve tüketicilerin daha erişilebilir alternatiflere yönelmesi pazarın son yıllardaki büyüme ivmesini hızlandırdı. Bu süreçte ikinci el araç ticareti, bireysel alım-satımın ötesine geçerek kurumsal satıcılar, yetkili bayiler, filo şirketleri ve dijital platformların yer aldığı profesyonel bir yapıya evrildi. Türkiye ve Avrupa Pazarındaki Değer Farklılıkları Türkiye'yi Avrupa pazarlarından ayıran en temel unsurlardan birini ikinci el araçlardaki değer kaybının görece sınırlı kalması oluşturuyor. Avrupa ve ABD'de araçların 3 ila 5 yıl içinde belirgin değer kaybı yaşadığı gözlemlenirken, Türkiye'de ikinci el otomobillerin değerini daha uzun süre koruduğu görülüyor. Bu durumun arz-talep dengesi, sıfır araç fiyatlarının seviyesi, vergi yapısı ve tüketici davranışlarıyla yakından ilişkili olduğu, pazarın canlılığını bu sayede koruduğu vurgulanıyor. Yüksek işlem hacminin korunması beklenen pazarda, sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme için güven temelli yapının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Oto ekspertiz hizmetleri, alıcı ve satıcı arasındaki dengeyi sağlayan kilit unsurlar arasında gösteriliyor. Yaklaşık 5 trilyon liralık büyüklüğe ulaşan pazarın, ilerleyen dönemlerde de stratejik ekonomik alanlardan biri olmayı sürdüreceği öngörülüyor. "Türkiye'de ikinci el otomobillerin değer kaybı oldukça sınırlı" Açıklamada görüşlerine yer verilen Auto Kale Ekspertiz Yönetim Kurulu Üyesi Ege Baş, Türkiye'deki yüksek satış hacminin oto ekspertiz sektörüne stratejik bir sorumluluk yüklediğini belirtti. Pazarın Türkiye ekonomisi açısından ciddi bir çarpan etkisi oluşturduğunu vurgulayan Baş, "Bu pazar, kayıtlı ticaretin artması, vergi gelirlerinin yükselmesi, istihdamın desteklenmesi ve finansal sistemin canlı tutulması açısından stratejik bir alan haline geldi. Milyonlarca işlemin döndüğü bu yapı, doğrudan ve dolaylı olarak ekonominin birçok damarını besliyor." değerlendirmesinde bulundu. Ekspertiz alanında dijitalleşme, veri analitiği ve regülasyonların belirleyici olacağına dikkat çeken Baş, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'de ikinci el otomobillerin değer kaybı birçok ülkeye kıyasla oldukça sınırlı. Bu durum, pazarın sürekli canlı kalmasını sağlarken, işlem hacmini de yukarı taşıyor. Ancak bu kadar büyük bir pazarın sağlıklı işlemesi için güven unsurunun güçlü olması gerekiyor. Bugün oto ekspertiz, yalnızca aracın teknik durumunu raporlayan bir hizmet değil, piyasanın güven altyapısını oluşturan temel unsurlardan biri haline gelmiş durumda. Önümüzdeki dönemde oto ekspertiz sektörü daha kurumsal bir yapıya evrilecek. İkinci el otomobil pazarındaki büyüme devam ettikçe, ekspertiz hizmetleri de hem nitelik hem de kapsam açısından dönüşmeye devam edecek. Bu dönüşüm, tüketici güvenini güçlendirirken sektörün tamamına değer katacak."