Türkiye'de kriz var mı? Mahfi Eğilmez yanıtladı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Türkiye'de kriz var mı? Mahfi Eğilmez yanıtladı
Doviz.com
26 Mart 2026 16:13

İktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisindeki mevcut durumu "Türkiye'de kriz var mı?" başlıklı yazısında ele aldı. Toplumun farklı kesimlerinin ekonomik gelişmeleri farklı şekilde deneyimlediğini vurgulayan Eğilmez, kriz algısının gelirin paylaşım şekline göre değiştiğini ifade etti.

İktisatçı Mahfi Eğilmez, kişisel blog sayfası üzerinden "Türkiye'de kriz var mı?" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Türkiye'de gelir dağılımındaki dengesizliğin ekonomik algıları da şekillendirdiğini belirten Eğilmez, toplumun farklı kesimlerinin enflasyon ve hayat pahalılığını kendi gelir düzeylerine göre kriz ya da pahalılık olarak tanımladığını belirtti.

Eğilmez'in konuya yönelik analizi şöyle oldu:

"Bu soruya verilecek cevap aslında çok basit: Nerede durduğunuza daha doğrusu, hangi “tırmık dişinde” olduğunuza bağlı.

Tırmık, toprağı düzeltmek için kullanılan dişli bir alettir. Tırmık, toplumun gelir dağılımını anlatmak için de anlamlı bir görsellik sunuyor. Türkiye’nin 2024 yılını referans alan gelir dağılımı tablosuna baktığımızda en yüksek payı alan nüfusun yüzde 40’nın toplam gelirin yüzde 70’ini, nüfusun kalan yüzde 60’ının ise gelirin yüzde 30’unu aldığını görüyoruz.

Türkiye’yi beş dişli bir tırmık gibi düşünelim. Her diş, nüfusun yüzde 20’sini temsil ediyor. En üstte zenginler var. Onların hemen altında yüksek gelirliler. Ortada, giderek incelen bir orta sınıf. Altında düşük gelirliler ve en dipte yoksullar. Buna göre yukarıdaki tabloyu bu tırmığa monte edelim:

Tırmığın üst iki dişinde duranlar için hayat hâlâ akıyor. Gelirlerini enflasyona göre ayarlayabiliyor, harcamalarını sürdürebiliyorlar. Kafeler dolu, restoranlar kalabalık, alışveriş merkezleri canlı… Onlara sorarsanız kriz yok. En fazla “pahalılık” var.

Ama tırmığın alt iki dişinde durum bambaşka: Bu gruplar gelirlerini aynı hızda artıramıyor. Enflasyon onların satın alma gücünü sürekli aşındırıyor. Aynı hayatı sürdürmek her geçen gün daha zor hale geliyor. Onlar için bu durumun adı açık: kriz.

Ortada duranlar, yani orta sınıf ise iki arada bir derede görünüyor. Gelirleri artıyor gibi görünse de, hayat pahalılığı karşısında geriliyor. Eskiden erişebildikleri birçok şey artık sınırın dışında kalıyor. Bu yüzden onların önemli bir bölümü de kriz olduğunu düşünüyor. İlginç olan şu: Aynı ülke, aynı ekonomi, aynı enflasyon… Ama bambaşka gerçeklikler.

Bu farklı algının bir nedeni de Türkiye’nin uzun yıllar yüksek enflasyonla yaşamış olması. Üst gelir grupları için enflasyon artık olağan bir durum. Şikâyet ediyorlar ama bunu “kriz” olarak adlandırmıyorlar.

Oysa alt ve orta kesimler için enflasyon, doğrudan hayat standardının düşmesi demek.

"Herkes, tırmığın bulunduğu dişe göre başka bir Türkiye’de yaşıyor"

Sonuçta ortaya şöyle bir tablo çıkıyor: Kriz, herkesin aynı şekilde yaşadığı bir olgu değil. Tıpkı enflasyon gibi, kişisel bir deneyim. Kimileri için sadece bir istatistik, kimileri için ise her gün hissedilen bir gerçek.

Ve belki de en doğrusu şu cümlede saklı: Herkes, tırmığın bulunduğu dişe göre başka bir Türkiye’de yaşıyor."

İLGİLİ HABER Mahfi Eğilmez'den altın ve enflasyon yorumu Ekonomist Mahfi Eğilmez katıldığı canlı yayında küresel piyasalardaki son hareketlilik ile iç piyasadaki enflasyon beklentilerini yorumladı. Bölgesel çatışmaların altın fiyatları üzerindeki etkisine değinen Eğilmez, Merkez Bankası'nın rezerv yönetimi ve Türkiye ekonomisinin büyüme projeksiyonlarına dair görüşlerini paylaştı.
REKLAMI KAPAT X