Türkiye'nin Almanya'ya ihracatı 20 milyar dolar sınırına dayandı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Türkiye'nin Almanya'ya ihracatı 20 milyar dolar sınırına dayandı
Doviz.com
18.01.2026 11:21

Türkiye'nin Almanya'ya yönelik dış satım faaliyetleri 2025 senesinde yüzde 9,57 oranında bir ivme yakalayarak 19 milyar 834 milyon dolar seviyesine ulaştı.

Ticari diplomasi çerçevesinde yürütülen operasyonlar ve ihracat yapan firmalara sağlanan çeşitli katkılar, geçtiğimiz yıl dış ticarette yeni bir başarı eşiğinin aşılmasını sağladı. Türkiye'nin 2025 yılı genelindeki toplam dış satımı, bir önceki seneye oranla yüzde 4,5'lik bir yükselişle 273,4 milyar dolara kadar çıktı. Bu sonuçla beraber yıllık bazdaki ihracat rakamları, 2021 yılından bu yana kesintisiz bir biçimde devam eden artış eğilimini beşinci yılına taşımış oldu.

Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından paylaşılan veriler ışığında yapılan incelemeye göre, 2025 yılında faaliyet gösteren 26 alt sektörün 18'inde ihracat artışı kaydedilirken, 8 sektörde ise bir miktar gerileme yaşandığı gözlemlendi.

Almanya İhracatta Zirvedeki Yerini Koruyor

Almanya'ya gerçekleştirilen dış satım rakamları, bir önceki yılın verileriyle kıyaslandığında 1 milyar 732 milyon dolarlık bir artış göstererek 19 milyar 834 milyon dolar düzeyine çıktı ve bu ülkeyi ihracat listesinin en üst sırasına taşıdı.

Almanya'yı 14,2 milyar dolarlık dış satım hacmiyle Birleşik Krallık takip ederken, Amerika Birleşik Devletleri 13,2 milyar dolarla listenin üçüncü basamağında yer buldu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu bünyesindeki Türkiye-Almanya İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, bu rakamların Türkiye'nin toplam ihracatı içinde yüzde 8,36 gibi önemli bir paya tekabül ettiğini belirtti.

Yalçındağ, Almanya'nın Avrupa kıtası için merkezi bir üretim ve dağıtım üssü olması hasebiyle Türkiye'nin stratejik bir yakın tedarik merkezi olarak öne çıktığını ifade etti. Özellikle otomotiv ve makine sanayisindeki gelişmiş tedarik zincirlerinin bu artışı tetiklediğini söyleyen Yalçındağ, Türkiye'nin Almanya için hem ekonomik hem de siyasi anlamda vazgeçilmez bir partner olduğunu dile getirdi.

İkili İlişkilerin Geleceği ve Siyasi Destek Beklentisi

Ticari ilişkilerin daha da derinleşmesi adına belirli politika araçlarının ve işbirliği yöntemlerinin önceliklendirilmesi gerektiğini savunan Yalçındağ, Türkiye'nin Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesinin önemine değindi.

Avrupa Birliği'ne üyelik yolunda Almanya'nın desteğinin kritik olduğunu vurgulayan Yalçındağ, Şansölye Friedrich Merz'in Türkiye temasları sırasında verdiği mesajların olumlu ancak bölgedeki acil sorunlar göz önüne alındığında henüz yetersiz kaldığını belirtti.

Türk iş dünyasının temsilcileri olarak her platformda bu meseleleri dile getirdiklerini anlatan Yalçındağ, karar vericiler nezdinde yürütülen ticari diplomasi faaliyetlerinin, iki ülke arasındaki bağı güçlendirmek için en az ekonomik veriler kadar hayati olduğunu sözlerine ekledi.

Gümrük Birliği'nin Güncellenmesi ve Avrupa Üretimi

Yaklaşık otuz yıldır yürürlükte olan Gümrük Birliği protokolünün, günümüzün dijital ve yeşil dönüşüm ihtiyaçlarına göre yenilenmesinin zorunlu olduğunu ifade eden Yalçındağ, Avrupa'nın Asya'ya karşı bir savunma mekanizması olarak geliştirdiği 'Made in Europe' kavramına da dikkat çekti.

Bu yeni uygulamanın sadece AB üyelerini kapsayıp Türkiye gibi Gümrük Birliği ortağı bir ülkeyi dışarıda bırakması durumunda mevcut mekanizmaların işlevini yitirebileceği uyarısında bulundu.

Bu risklerin bertaraf edilmesi için lobi faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yalçındağ, Türkiye'nin bu sürecin dışında tutulmaması gerektiğini savundu.

Otomotiv ve Savunma Sanayisinde Güçlü Performans

Almanya'ya yapılan ihracatın ana gövdesini otomotiv, makine, metal ürünleri ve elektrikli cihazların oluşturduğunu belirten Yalçındağ, özellikle otomotiv sektöründe Almanya pazarında yıllık yüzde 36,1'lik bir artışla 6,5 milyar dolar barajının aşıldığını bildirdi.

Ayrıca enerji tedariki sorunları yaşayan Avrupa için Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve jeopolitik konumuyla tamamlayıcı bir ortak olabileceğini vurguladı. 2026 yılına dair beklentilerini de paylaşan Yalçındağ, savunma ve havacılık sektörünün 2025'te yakaladığı 10 milyar dolarlık küresel başarı grafiğinin Almanya ile olan ilişkilere de yansıyacağını öngördü.

Avrupa'nın güvenlik harcamalarını artırdığı bu dönemde, Türk savunma sanayisinin bölgedeki tüm ülkeler için büyük bir fırsat sunduğunu belirterek konuşmasını noktaladı.

REKLAMI KAPAT X