TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, Avrupa Birliği'nin Hindistan ve Mercosur ile gerçekleştirdiği yeni ticaret ortaklıklarının Türkiye'nin dış ticaret performansı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini söyledi. Avrupa Birliği ile Hindistan arasında hayata geçirilen serbest ticaret anlaşması, taraflar arasındaki gümrük tarifelerinde ciddi indirimler yapılmasını hedeflerken, aynı zamanda hizmet sektörü ve tarımsal faaliyetlerin de kapsamını genişletecek. Bu stratejik anlaşmanın Türkiye ekonomisi ve ihracat yapısı üzerindeki olası etkilerini detaylı bir şekilde masaya yatıran TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, Avrupa Birliği'nin son dönemde ivme kazanan ticari girişimlerinin Türkiye için çeşitli riskler içerdiğini söyledi. Altınsaç, bu durumun ihracat süreçlerinde Türkiye'nin aleyhine bir tablo oluşturabileceğini ifade etti. Söz konusu anlaşmanın kazanımlarının sektörler bazında farklılık gösterdiğini belirten Altınsaç, en belirgin avantajın gümrük vergileri tarafında ortaya çıktığını dile getirdi. Tarımsal ürün ticareti noktasında Avrupa tarafının kazanım sağladığını, buna karşın makine teçhizat ve elektrikli ekipmanlar gibi sanayi alanlarında ise Hindistan'ın daha faydalı bir konumda olduğunu vurgulayan Başekonomist, küresel dengelerin değişimine dikkat çekti. Küresel dönüşüm ve gümrük birliği gerekliliği Dünya ekonomisinin Amerika Birleşik Devletleri ve Çin arasındaki rekabetle şekillenen yeni dönemine de atıfta bulunan Altınsaç, Avrupa Birliği'nin bu iki güç odağı arasındaki belirsizliklerden sıyrılmaya çalıştığını kaydetti. Avrupa'nın küresel ekonomideki bu devinimden kendini ayrıştırarak daha bölgesel adımlar atma eğiliminde olduğunu söyleyen Altınsaç, birliğin 2026 yılına doğru oldukça hızlı bir ilerleme kaydettiğini belirtti. Türkiye'nin mevcut Gümrük Birliği çerçevesinde dezavantajlı bir konuma düşme ihtimaline değinen Altınsaç, karşı tarafın ürünlerinin Türkiye pazarına kolayca girdiğini ancak Türkiye için her zaman benzer bir durumun geçerli olmadığını aktararak, Gümrük Birliği'nin güncellenmesinin artık kaçınılmaz olduğunu, bu konuda Avrupa'nın da samimi bir çaba sarf etmesi gerektiğini ekledi. "Hindistan giderek daha zorlu bir rakip oluyor" Uluslararası anlaşmaların genel hatlarıyla Türkiye'nin aleyhine işleyebileceğini ancak bu ortamın bir gelişim fırsatı da sunabileceğini ifade eden Altınsaç, Hindistan'ın Türkiye için giderek daha ciddi ve zorlu bir rakip konumuna yükseldiğini anlattı. Bazı alanlarda rekabet gücünün zayıfladığını, özellikle gıda sektöründe Rusya pazarında Hindistan ile kıyasıya bir yarış içine girildiğini belirten Altınsaç, Hindistan'ın bu alanda Türkiye'den pay almaya başladığını, elektrikli teçhizat dışındaki pek çok kalemde rakip olarak öne çıktığını ifade etti. [news_id:799931]