Ekonomistler, CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararının piyasalar üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasına ilişkin “mutlak butlan” kararı, finansal piyasalarda sert fiyat hareketlerine yol açarken, ekonomistlerin odağında siyasi belirsizlik ve risk primi etkisi yer aldı. Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararının piyasalar üzerinde yarattığı etkinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda finansal istikrar ve para politikası açısından da kritik sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Mutlak butlan kararının piyasaya olası yansıması ve TCMB hedeflerine etkilerini değerlendiren Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, "Siyaset tarafını, seçimlerin tarihini ve birçok şeyi etkileyecek bu karar. Ve piyasa bunu bir belirsizlik olarak algılıyor. Belirsizlik sebebiyle borsa belirsizliği sevmediği için sert bir satış oldu. Çünkü çok kritik seviyelerdeydik. Gerek temel gerekse teknik analiz açısından borsada çok kırılgan bir noktadaydık. Geçen hafta 15 bin 200'lere kadar gelip tarihi rekorlarını TL bazında yenilemek isteyen bir endeks vardı. Fakat sonradan özellikle geçtiğimiz perşembeden bu yana artık bu Hürmüz'ün açılmayacağı, bir barışın çıkmayacağı beklentisiyle birlikte tüm borsalara satış gelmişti. Tahvil piyasalarında satış vardı ve oradan da gelen bir baskı vardı. Bir de bayram öncesi nakde geçip PPF'lerde beklemek isteyenlerin satışı vardı, bayram öncesi nakde geçmek isteyenlerin satışı vardı. Bir de bu haberin beklenenden daha erken bir şekilde gelmesi piyasalarda ciddi sarsıntı yarattı diyebiliriz. “Rezerv tarafında baskı yaratan bir sürece evrilebilir” Burada kritik olacak şey şu: Yabancının refleksi ne olacak? Kur tarafında bir hareket görmüyoruz. Ama bu kuvvetle muhtemel TCMB rezervleri üzerinden bundan sonra baskı yaratacak bir süreç olacaktır. Dolayısıyla piyasa şunu anlamaya çalışacak: Acaba bir kur baskısı olur mu? Kur baskısı olmadığı zaman, sadece rezervle tepki vermeyen, faiz artırmak zorunda kalacak bir TCMB olur mu gibi tartışmalar olacak. O açıdan kur tarafında güçlü bir hareket beklemem ama bu rezerv tarafında baskı yaratan bir sürece evrilebilir. Borsa için de çok kritik bir gün. 12 bin 600'lere kadar bir geri çekilme olabilir. Burada tutunup tutunmayacağı kritik olacak. Çünkü buranın altına geçişlerde trendin daha bozuldu bir süreç olabilir ve yabancı çıkışlarını bu açıdan yakından takip edeceğiz. Ne kadarlık bir yabancı çıkışı olur, beklentinin ne kadar ötesinde olur bence bu çok kritik olacak diyebilirim. “Rezerv baskısı artarsa TCMB faiz artırmak zorunda kalabilir” TCMB'nin piyasaları yönetme alanı oldukça daraldı diye düşünüyorum. Merkez Bankası savaştan bu yana özellikle son birkaç haftada negatif giden bir süreç yaşıyor. Bundan önceki haftada da rezerv satışı vardı. Jeopolitik risklerin çok aşırıya gitmediği bir süreçte bu yaşanıyor. Bir de şimdi jeopolitik tarafın nasıl gideceğini de bilmiyoruz. İran-ABD'den de bir anlaşma çıkıp çıkmayacağı da belli değil. Dolayısıyla kesinlikle TCMB'nin teknik alanını çok daraltacaktır. İlk etapta bunun rezerv baskısını artırmasını beklerim. Rezerv baskısı güçlenirse, buna faiz artırarak cevap vermek zorunda kalan bir TCMB olabilir. Onun için teknik alan daraldı ve işi zorlaştı. CDS 225'lerden 254'lere kadar geldi. Eurobond satışları gördük, eurobond faizlerinde belirgin yükselişleri gördük. Yabancı çıkışı da olacaktır. Bugün ilk izlenimi alacağız. Çok önemli. Küresel tarafta daha rahat bir konjonktür olsa ekonomi yönetiminin eli biraz daha rahat olabilirdi. Zorlu bir süreç bizi bekliyor. Rezerv tarafında bir baskı oluşursa bazı makro ihtiyati tedbirler gelebilir. Bu gibi adımları süratli bir şekilde görürüz diye düşünüyorum. Bir faiz artırımı olmasa bile en azından şunu görebiliriz: Daha kısa vade için daha fazla sıkı para politikası görebiliriz ve bunun ortada vadede de yansıması olacaktır." "Belirsizlik süreci piyasa tarafında risk primiyle fiyatlanıyor" Rota Portföy Yönetici Ortağı Emrah Yücel ise söz konusu kararın piyasalarda yeni bir belirsizlik süreci yarattığını ve bunun özellikle risk primi üzerinden fiyatlandığını söyledi. Yücel "Bir belirsizlik süreci oluşuyor, bu da piyasa tarafında bir risk primiyle fiyatlanıyor. O açıdan baktığımız zaman piyasa tarafında volatilitenin belirli oranda yükseldiği, belirli oranda da negatif baskının olduğu bir süreç bekleyebiliriz. Çünkü günün sonunda süreçle ilgili önümüzdeki dönemde pek çok farklı boyutta hususlar var. Piyasa genelde ilk haber akışına daha ani tepkiler verebiliyor. Sadece yarım saatlik tepkiyle buradan çıkarım yapmak tek başına yeterli olmayacaktır ama geneli itibariyle bakıldığında belirsizlik daha riskli piyasalarda daha fazla negatif fiyatlanacaktır. Bu açıdan hisse senedi piyasası daha öne çıkıyor. Siyasilerin alacağı aksiyonlar önümüzdeki günlerde piyasanın yönünde etkili olacaktır. “Yabancı yatırımcı çıkıp gözlem yapmayı tercih edebilir” Türkiye'ye portföy kanalıyla gelen yabancı yatırımcıların daha hızlı hareket ettiğini biliyoruz. Piyasalar özelinde biraz daha hızlı olabilir. FX tarafının daha sakin kalabileceğini belirtmiştim ama yabancı yatırımcı özellikle burada swap kanalıyla gelen yatırımlarda bir miktar çıkış yapmayı tercih edebilir. Çıkış yaptıktan sonra gelip gelişmeleri gözlemlemeyi daha çok tercih edebilir. Ama özellikle İran savaşı ile birlikte olan sürece baktığımızda zaten belirli bir yabancı çıkış hacmi olmuştu. Yerli yatırımcılara baktığımızda özellikle kur tarafında bir döviz tercihi olmadığını gördük. DTH rakamlarında pek fazla hareket etmedi yatırımcı. Bir miktar altın tarafında tercihleri oldu ki o da yapısal bir tercih yapısı nedeniyle düşen altın fiyatlarını fırsat olarak değerlendirdiği şeklinde görüyoruz. Bu açıdan baktığımızda yabancı yatırımcının bir miktar hareketlerinin daha hızlı olma ihtimali söz konusu. Türk Lirası'na geçerek biraz açık pozisyonlarını kapatarak süreci takip etmeleri daha olası olur diye düşünüyoruz. Biraz anlaşılması, değerlendirilmesi ve önümüzdeki süreçte alınacak aksiyonların takip edilmesi gereken bir süreçten geçiyoruz. Ekonomi yönetimi açısından faizle ilgili bir aksiyon en son seçenek olur diye tahmin ediyorum. TCMB'nin swap hariç net rezervleri 39 milyar dolar civarında. Bir miktar yabancının kur talebi olsa dahi bu süreç çok rahat yönetilebilecek bir boyutta. Faiz kalkanını kaldırarak rezervle ilgili yönetim yapmayı gerektirecek bir noktada değiliz. Özellikle TCMB alanının dışında muhtemelen ekonomi yönetimi güncel ekonomi politikalarına vurgu yaparak yatırımcı güvenini sağlamaya yönelik bir takım açıklamalar yapabilir. Bu da son derece doğaldır. Önümüzdeki dönemde bir miktar finansal piyasalar açısında volatilitenin arttığı bir süreci öngörmek makul olabilir." dedi. "Piyasa reaksiyonunu hafifletebilecek açıklamalara ihtiyacımız var" Yatırım Finansman Yatırım Planlama ve Strateji Danışmanlığı Müdürü Seda Yalçınkaya Özer ise piyasaların benzer bir süreci geçen yıl mart ayında da yaşadığını hatırlatarak, o dönemde alınan kararların piyasalarda daha büyük bir “şok etkisi” yarattığını söyledi. Özer, "Sonrasında o haftanın toplamında yüzde 16'lık bir düşüş gerçekleşmişti. Tabii ki bazı zamanlarda mutlak butlan kararı piyasayı test açısından da bir haber olarak geliyordu. Bilmediğimiz, olmayacağını düşündüğümüz bir karar değildi. CHP'ye adım adım gelen bazı kararların alındığını da zaman içinde gördük. Dolayısıyla piyasanın bu düşüşü oldukça olağan bir hareket. Genel olarak şöyle bir tepki hareketi bekliyoruz. Öncelikle ne yaşadık? Sert düşüş, bankalardan çıkış, risk priminde 9-10 puanlık (büyük ihtimalle bugün daha da fazla artacak) bir artış, daha sonrasında yabancı çıkışlarının hızlandığını göreceğiz. Teminat tetiklenmeleri, kredi piyasalarındaki tetiklenmeyle birlikte borsada satış baskısının devam etmesini bekleriz. Bugün tamamiyle 2 yıllık tahvil faizleri çok önemli olacak. Piyasadan çıkış oldu, tahvil faizindeki yansıma buna sabah büyük ihtimalle yansıyacak. Bu akışa bıraktığımızda yüzde 43.93 gibi bir 2 yıllık aktif tahvil vardı. Bu da aslında şu demek: TCMB şu anda yüzde 40'tan fonlanıyor. Ama piyasa bunu yüzde 44 olarak okuyor. Bugün kaça çıkacak? 50'ye mi çıkacak bunu görüyor olacağız. Dolayısıyla bu taraftan da çok ciddi bir risk gelecek. Satışların ve VİOP tarafının tetiklenmesinin devam etmesini bekliyoruz. Açıkçası böyle dönemlerde kısa vadeli yukarı yönlü tepkilerin olduğuna daha önce şahit olduk. Olur da. Kapanışa doğru olma ihtimali de hep vardır ama bu, çok kuvvetli bir alım sinyali değildir. Öncelikli olarak kredili işlemler çok ciddi bir risk. Piyasada ciddi bir negatif etkinin devam etmesini bekleriz. Şimdi bu piyasa reaksiyonunu hafifletebilecek açıklamalara ihtiyacımız var. TCMB'den ekonomiyi yatıştırıcı mesajlar ve sinyaller geliyor mu bu önemli olacak." ifadelerini kullandı. [news_id:874222]