Venezuela petrolünde Çin hakimiyeti sona mı eriyor?

Okuma Süresi: 2 Dakika
Venezuela petrolünde Çin hakimiyeti sona mı eriyor?
Doviz.com
07.01.2026 12:00

Venezuela'da yaşanan ABD askeri müdahalesi, ülkenin en büyük ekonomik ortağı ve siyasi destekçisi olan Çin'in bölgedeki geleceğine dair önemli soru işaretlerini beraberinde getirdi.

ABD'nin Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini alıkoymasıyla sonuçlanan askeri operasyonu, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde dengeleri değiştirdi. Pekin yönetimi, Washington'ın yaptırımlarına rağmen bugüne kadar Caracas ile ilişkilerini "her koşulda stratejik ortaklık" seviyesine taşımış ve ekonomik krizdeki ülkeye en büyük desteği sunmuştu.

Petrol ticaretindeki kritik dengeler

Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuela'da üretim miktarı yıllar içinde düşüş gösterse de, Çin bu süreçte ülkenin can damarı olmayı sürdürdü.

Özellikle ABD yaptırımlarının yoğunlaştığı dönemde, Venezuela'nın petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlası Çin'e yönlendirildi.

Resmi kayıtlarda doğrudan görünmese de Malezya gibi üçüncü ülkeler üzerinden yürütülen bu ticaret, Çin'in enerji arz güvenliği için stratejik bir noktada bulunuyor.

Amerikan müdahalesi sonrası bu kaynakların kontrolünün el değiştirmesi, Çin için sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda küresel rekabette önemli bir mevzi kaybı olarak değerlendiriliyor.

Milyarlarca dolarlık yatırımlar risk altında

Çin'in 2000 ile 2023 yılları arasında kredi, borç ve sermaye yatırımları yoluyla Venezuela'ya yaklaşık 106 milyar dolar aktardığı biliniyor.

Özellikle petrol karşılığı kredi programları sayesinde sağlanan 60 milyar dolarlık finansman, Caracas yönetiminin nefes almasını sağlamıştı.

Bugün itibarıyla Venezuela'nın Pekin'e olan borcunun 17 ila 19 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca CNPC ve SINOPEC gibi Çinli enerji devlerinin bölgedeki petrol işleme imtiyazları ve altyapı yatırımları, yeni siyasi tabloda belirsiz bir sürece girdi.

Büyük güçlerin Latin Amerika rekabeti

Pekin yönetimi, operasyonun ardından egemen bir devletin liderine yönelik güç kullanımını kınayarak tarafları uluslararası hukuka saygı duymaya çağırdı.

Analistler, ABD'nin bu hamlesini Monroe Doktrini'ni yeniden canlandırma ve Çin'in Batı Yarımküre'deki etkisini kırma çabası olarak yorumluyor.

Venezuela'nın siyasi geleceği henüz netleşmemişken, Çin'in bölgedeki yatırımlarını korumak adına nasıl bir diplomatik yol izleyeceği, küresel güç rekabetinin yeni rotasını belirleyecek.

REKLAMI KAPAT X