Anadolu'nun kapısı Ani ören yeri tarihi mirasıyla ziyaretçi rekorları kırarken yeni dönemde eğitim müfredatına dahil edilerek genç nesillere aktarılıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan antik kentte yürütülen kazı ve restorasyon çalışmalarıyla ziyaretçi sayısının bir milyon seviyesine çıkarılması hedefleniyor. Orta Asya'dan Ön Asya'ya ve Kafkaslar'dan Anadolu'ya ilk giriş kapısı olma özelliği taşıyan Kars'taki Ani Ören Yeri, bünyesinde barındırdığı 11 ve 12. yüzyıllara ait Türk-İslam mimarisi eserleriyle dikkat çekiyor. Tarih boyunca Bagratlı Hanedanlığı, Bizans, Büyük Selçuklu, Gürcü Krallığı, Moğollar, İlhanlılar, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Osmanlı Devleti'nin hüküm sürdüğü bu kadim yerleşim alanı, geçmişte Hristiyan ve Müslüman toplumların yan yana yaşadığı çok kültürlü yapısını günümüze taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kafkas Üniversitesi işbirliğinde yürütülen arkeolojik kazılar, yerli ve yabancı turistlerin bölgeye olan ilgisini her geçen gün artırıyor. Ziyaretçi sayısında tarihi rekorlar kırılıyor Kurulduğu günden bu yana sayısız medeniyete ev sahipliği yapan ve Türklerin Anadolu'daki ilk durak noktası kabul edilen Ani, artan popülaritesiyle turizm istatistiklerinde öne çıkıyor. Geçen yıl yaklaşık 450 bin yerli ve yabancı turisti ağırlayarak bölge için rekor bir seviyeye ulaşan ören yeri, son yıllarda özellikle yabancı gezginlerin rotasına girmeyi başardı. Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, Kars'ın turizm potansiyelinin yükselişine değinerek, Sarıkamış Kayak Merkezi, Çıldır Gölü ve şehir merkezindeki tarihi dokuyla birlikte Ani'nin en önemli destinasyon merkezi haline geldiğini belirtiyor. Doç. Dr. Muhammet Arslan bölgedeki hedefleri şöyle aktardı: "Ani Ören Yeri hem Kars'ın hem bölgenin hem de ülkemizin en önemli kültür ve turizm alanlarından birisi haline geldi. Zaten 2016 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde olan bir yer ve yaklaşık 450 bin ziyaretçi sayısıyla 2025 yılını Ani için büyük bir rekorla kapattık. Nitekim bizler de kazı ekibi olarak buradaki kazı, koruma ve çevre düzenleme çalışmalarımızla birlikte ziyaretçi sayısını 1 milyon civarına taşımak hedefindeyiz. 2026 yılı için çalışma planımızı hazırladık. Hem kazı ve koruma çalışmalarımıza hem de 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında sur içi yürüyüş yollarımızın yapımına devam edeceğiz. Arkeolojik kazı ve koruma çalışmalarımızla kültürel, tarihsel ve arkeolojik anlamda Ani’yi turizme daha çok katkı sunacak bir seviyeye ulaştırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz". Milli eğitim müfredatında yer alan tarihi önem Ani'nin Anadolu'daki Türk-İslam tarihi açısından taşıdığı kritik rolün altını çizen Arslan, bölgenin Malazgirt'ten önce bir başlangıç noktası olduğunu ifade etti. Arslan konuya dair şunları söyledi: "Burası Anadolu'daki Türk-İslam tarihi için çok kıymetli bir yer. Sultan Alparslan'ın Bizans'la karşılaştığı ilk savaş meydanı, Bizans'ı yendiği ilk savaş meydanı. Dolayısıyla burası Anadolu'daki Türk-İslam tarihinin başlangıç noktası. Türklerin Anadolu'ya açılan kapısı bilinenin aksine Malazgirt değil Ani’dir. Sultan Alparslan 1064 yılında Anadolu'ya ilk kez Ani'den girmiştir. Öte taraftan burası Anadolu'daki Türk-İslam şehirciliğinin, Türk-İslam mimarisinin de başlangıç noktasıdır. Ani’nin tarihteki bu haklı rolü apaçık ortadayken maalezef biz bunu temel eğitimde göremezdik. Ancak 2025-2026 eğitim öğretim yılı için Milli Eğitim Bakanlığı Ani’yi de müfredata almış oldu. Temel eğitimde artık Ani'nin fethi ve Türk-İslam tarihi açısından önemi vurgulu bir şekilde anlatılıyor. Temel eğitimdeki çocuklarımız artık Ani'yi daha bilinçli olarak öğreniyorlar".