Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, kentin turizm, tarım ve sanayi kollarındaki faaliyetleriyle ülke ekonomisine yaklaşık 20 milyar dolarlık kaynak sağladığını ifade etti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Antalya temsilcileriyle bir araya geldiği toplantı kapsamında kentin ekonomik profilini detaylı bir şekilde ortaya koydu. Antalya'nın küresel ölçekte tanınan çok önemli bir turizm merkezi haline geldiğini vurgulayan Hacısüleyman, kenti 2025 senesinde ziyaret edenlerin sayısının 17 milyonu aştığını hatırlattı. Şehrin hizmet ihracatı yoluyla ülke ekonomisine çok ciddi katkılar sağladığını dile getiren Hacısüleyman, turizm gelirlerine dair verileri de paylaştı. Turizm ve diğer sektörlerin ekonomiye katkı payı Turizm sektöründeki kişi başı gelirin 972 dolar seviyesinde olduğunu belirten Hacısüleyman, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Kişi başı turizm geliri 972 dolar. 17 milyon ziyaretçi dediğimizde 17 milyar dolar hesaplayabiliyoruz. Tarım ve sanayi kısmından gelen ihracat gelirlerimizi de eklediğimizde Antalya'nın ülkemize 20 milyar dolar civarında bir katkısı var. Bu rakamlarla 6'ncı büyük ekonomiye sahibiz şehir olarak. Önemli bir kıstas da toplanan vergiler. 2025'te 177 milyar lira vergi tahakkuk etmiş. Bunun da yüzde 80'inin üzerindeki bir payı tahsil edilmiş durumda. O bakımdan da iyiyiz. Ama zorluklar da yaşıyoruz." Küresel belirsizliklerin turizm sektörüne etkileri Dünya genelinde hissedilen ekonomik durgunluğun seyahat eğilimlerinde bir azalmaya yol açtığını kaydeden Hacısüleyman, Antalya için 17 milyonluk turist rakamının korunmasının büyük önem arz ettiğini dile getirdi. Rusya-Ukrayna çatışması, İsrail-Gazze arasındaki savaş, İran ile yaşanan gerginlikler ve Venezuela gibi bölgesel krizlerin hem ekonomik hem de psikolojik anlamda olumsuz yansımaları olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, açıklamasına şöyle devam etti: "Tatil çoğu insan için 'moral tazeleme' işlevi görüyor, moral bozukluğu ise seyahat ve harcama kararlarını geciktiriyor. Antalya için rezervasyonlar geçen yıl ile aynı seviyede. 31 Mart'tan sonra esas eğim netleşir. Şu an kesin bir artış ya da azalış öngörmek için erken. O yüzden karamsar değilim. Ama iyimser olmak için de bugün yani 'şu kadar artış olacak' demem için de bir sebep göremiyorum. Bu yıl 17 milyonu yakalarız diye düşünüyorum. Üstünün olması hepimizi mutlu eder." Yatak kapasitesi ve EXPO alanının geleceği Kentin konaklama olanaklarına da değinen Hacısüleyman, Antalya'nın toplamda 657 bin yatak kapasitesine sahip olduğunu ve bu miktarın mevcut şartlarda yeterli olduğunu bildirdi. Ayrıca 2016 yılından bu yana etkin şekilde kullanılmayan 1 milyon metrekarelik devasa EXPO alanının akıbetine ilişkin de görüşlerini paylaşan ATSO Başkanı, bu bölgenin bir fuar merkezi olarak işlev kazanması gerektiğini belirtti. Antalya'nın dünyanın 330 farklı şehrinden doğrudan uçuş alabilen, çok güçlü konaklama altyapısına sahip bir şehir olduğunu ancak modern ve büyük bir fuar-kongre merkezine ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Hacısüleyman, EXPO arazisinin bu ihtiyacı karşılamak için en uygun yer olduğunu ifade etti. Yabancı sermayeli şirketlerin Antalya ticaretindeki yeri ATSO verilerine dayanarak kentin ticari dinamiklerini paylaşan Hacısüleyman, geçen sene içerisinde 5 bin 500 yeni şirketin kurulduğunu, buna karşın 2 bin 600 civarında şirketin ise kapandığını açıkladı. Kentteki yabancı yatırımcılara dair detaylı bilgiler veren Hacısüleyman, açıklamasını şu verilerle tamamladı: "ATSO'ya kayıtlı 67 bin şirket bulunuyor, bunların 6 bin 142'si yabancı sermayeli. Bu da bize farklı bir bakış açısı veriyor. Bu şirketlerin sermaye gücü, güç olarak bizim şirketlerimizden daha fazla gözüküyor. Toplamda 67 bin şirketin yüzde 8-9'una tekabül eden bir oran varken, sermayede yabancı şirketler toplam sermayemiz içinde yüzde 23-24'ünü teşkil ediyor. 67 bin şirketin toplam sermayesi 194 milyar lira ve yabancı şirketlerin payı ise 40 milyar lira. Bu da yabancı sermaye şirketlerin güçlü olarak buraya geldiğini gösteriyor ve ilerisi için güzel bir şey, buradaki yatırım miktarını artırabileceğini gösteriyor. Uluslararası bir kent olma hüviyetini yakalıyoruz. Sadece turistik ziyaretçi değil, ekonomik olarak da uluslararası bir kent olma özelliğini yakalıyoruz. Dolayısıyla ticaret açısından da hukuk kurallarının işlediği, ticaret, hukuki sözleşmelerin çalıştığı bir şehir durumundayız. Bu da yabancı sermayenin iştahını tetikliyor." [news_id:798367]