Ticaret Bakanlığı ve AB arasındaki diplomasi trafiği meyvelerini vermeye başladı. Bakan Bolat, AB ile ticari ilişkilerde kritik bir eşiğin aşıldığını duyurdu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği tarafından hazırlıkları sürdürülen ve taslağı paylaşılan Sanayi Hızlandırma Yasası ile "AB Ürünü-Made in EU" politikasına dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bolat, Türkiye ile mevcut Gümrük Birliği’nin bu yeni politika çerçevesinde tanınmasının stratejik bir önem taşıdığını vurguladı. Sanayi hızlandırma yasası ve türkiye'nin konumu Bakan Bolat, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bilgilendirmede, son dönemde Avrupa Birliği ile karşılıklı anlayış zemininde yürütülen yoğun ekonomi ve ticaret diplomasisinin olumlu neticeler verdiğini kaydetti. Süreçle ilgili değerlendirmelerini paylaşan Bolat, "AB’nin hazırlıklarını sürdürdüğü ve bugün taslağı yayımlanan Sanayi Hızlandırma Yasası ve 'AB Ürünü-Made in EU' politikası çerçevesinde, yakın diyaloğumuzun sonucunda Türkiye ile mevcut Gümrük Birliğinin anılan politika çerçevesi içinde tanınması, her iki tarafın yatırımları ve girişimlerinin devamlılığı ve Avrupa değer zincirlerinin rekabetçiliği açısından olumlu ve yapıcı bir karar olmuştur" sözlerini kullandı. Gümrük birliği çerçevesinde yasal zemin teyidi Yapılan istişareler sonucunda taslak metinde "AB menşei" şartının Gümrük Birliği kapsamında Türkiye'yi de kapsayacak şekilde yasal zemine oturtulması, ticari ilişkilerde kritik bir eşik olarak görülüyor. Otomotiv başta olmak üzere pek çok sektörde Türkiye'nin Avrupa değer zincirinin parçası olduğunu hatırlatan Bolat, "AB ile gerçekleştirilen istişareler neticesinde, son yayımlanan Taslakta ‘AB menşei’ şartının gümrük birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir. Türkiye, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir bir parçasıdır. Bu gelişmenin, Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştirmesi, değer zincirlerimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde mütekabiliyet esasına dayalı olarak kamu alımları piyasalarında karşılıklı açılımın sağlanması, bağlantısallık (connectivity) ve yeşil dönüşüm gibi vizyoner alanlarda AB ile yakın temasımızı kararlılıkla sürdürmeye ve ekonomik ortaklığımızı derinleştirerek daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" açıklamasını yaptı.