İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği tarafından kentsel gelişim zirvesi gerçekleştirildi. Gayrimenkul dünyasını bir araya getiren zirve, İstanbul'da bir otelde hayata geçirilirken program kapsamında açılış konuşmaları ve dört ayrı panel yapıldı. Etkinliğin başlangıcında söz alan İNDER Yönetim Kurulu Başkanı Engin Keçeli, yeni bir yaklaşım, duruş ve vizyon sürecini başlatmak amacıyla bir araya geldiklerini ifade etti. 2026 senesini İnsan Odaklı Dönüşüm Yılı olarak belirlediklerini dile getiren Keçeli, bu felsefe doğrultusunda organize edilen ilk buluşmayı gerçekleştirmekten ötürü büyük bir kıvanç duyduklarını vurguladı. Kentsel Gelişim Zirvesi ifadesine dikkat çeken Başkan Keçeli, mevcut olanı iyileştirmenin kentsel dönüşüm, yeni olanı inşa etmenin ise kentsel gelişim olduğunu aktardı. Dönüşüm anlayışının sınırları genişliyor Yapıları yenileme sürecine sıkışıp kalmış ve rantsal tartışmalarla alanı daraltılmış bir dönüşüm metodolojisinin dışına çıkılması gerektiğini savunan Keçeli, kentsel dönüşümün herhangi birinin takdirine terk edilemeyecek kadar kritik bir konu olduğunu belirtti. Kentlerin sadece binaların toplamından oluşmadığını veya yalnızca barınma ihtiyacını karşılamadığını, insanların içinde yaşamak isteyeceği alanlar olması gerektiğini dile getiren Keçeli, kentsel gelişimin odak noktasında insanın yer aldığını ifade etti. Şehre sahip çıkma şuurunun sadece idarecilerin veya uzman kadroların omuzlarında bir yük olmadığını hatırlatan Keçeli, bu bilincin vatandaşların etkin katılımı, eğitim çalışmaları, farkındalık faaliyetleri ve nesilden nesle devredilen güçlü şehir kültürüyle tekamül ettiğini anlattı. İnsanların yaşadıkları şehirlere dair yasal hakları noktasında aydınlatılması gerektiğini söyleyen Keçeli, kentlerin sadece sakinleriyle değil, o kentleri inşa edenlerin ortaya koyduğu vizyonla şekillendiğini belirtti. Kentsel gelişimde uzun vadeli stratejinin önemi Şehirlerin gelişim sürecinin sadece fiziki bir değişim değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyolojik bir konu olduğunu ifade eden Engin Keçeli, sadece dayanıklı yapıların değil, sağlam temellere dayanan toplumsal bağların da kurulması gerektiğini ön plana çıkardı. Geleceğin şehirleri üzerine fikir yürütürken sadece güncel gereksinimlerin değil, yarının muhtemel beklentilerinin de analiz edilmesi gerektiğini belirten Keçeli, bu bakış açısının doğru yasal düzenlemeleri, nitelikli şehir planlamasını, kaynakların sürdürülebilir kullanımını ve kurumsal iş birliklerini zorunlu kıldığını anlattı. Kentsel gelişimin kısa vadeli ekonomik kazanımlarla değil, uzun soluklu bir vizyonla idare edilmesi gerektiğini savunan Keçeli, gerçek gelişimin bugünün sorunlarını giderirken geleceği kurgulayabilmek olduğunu dile getirdi. Zirvenin tüm paydaşların kolektif akılla buluştuğu ve kentin yarınlarını bütüncül bir bakışla değerlendiren bir zemin sunduğunu kaydeden Keçeli, şehirlerin tek başına değil, ortak akılla inşa edilebileceğini sözlerine ekledi. Sektörün paydaşları panellerde buluştu Eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Erdoğan Bayraktar ile Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat'ın da hitaplarda bulunduğu organizasyonda dört farklı oturum yapıldı. Etkinlik dahilinde Gelişen Şehirler, Değişen İnsanlar: Sosyal Dokunun Kentsel Serüveni, Kredi mi? Kaynak mı? Mucize mi? Kentsel Dönüşümün Finansı, Gelişen Kentlerde Plan, Mevzuat ve Gerçeklik ile Geleceğin Kentlerini Okumak başlıklı paneller takipçilerle buluştu. Gayrimenkul sektörünün temsilcilerini tek çatı altında toplayan zirve, usta tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu tarafından sergilenen gösteriyle tamamlandı.