Türkiye genelinde dijitalleşme oranları hızla artarken, vatandaşların interneti en çok bilgi edinme amacıyla kullandığı ve günün yaklaşık üçte birini dijital dünyada geçirdiği görüldü. Türkiye'de internet kullanım alışkanlıklarını inceleyen güncel veriler, dijital hizmetlerin toplumsal yaşamın merkezine yerleştiğini ortaya koyuyor. Yapılan araştırmalar ve resmi raporlar sonucunda, ülkemizdeki bireylerin interneti tercih etme nedenlerinin başında yüzde 71,6 gibi yüksek bir oranla bilgi edinme faaliyetinin geldiği tespit edildi. Vatandaşların günlük internet kullanım süreleri incelendiğinde ise her gün ortalama 7 saat 13 dakikayı çevrim içi mecralarda harcadıkları belirlendi. Bu sürenin 4 saat 4 dakikalık önemli bir kısmının doğrudan cep telefonları üzerinden gerçekleştirilmesi, mobil teknolojilerin hakimiyetini kanıtlıyor. Türkiye İstatistik Kurumu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile uluslararası raporlardan derlenen verilere göre, dijitalleşme hamlesiyle birlikte hizmetlere erişim hızı da ivme kazandı. Ülke nüfusunun 86 milyona yaklaştığı bu dönemde, mobil abone sayısının geçtiğimiz yılın üçüncü çeyreği itibarıyla 99,1 milyona ulaşması dikkat çekici bir gelişme olarak kaydedildi. Sosyal medya kullanımı ve platform tercihleri Ekim 2025 verilerine bakıldığında, ülkede aktif sosyal medya kullanıcısı sayısının yaklaşık 62,30 milyon seviyesine çıktığı görülüyor. Bu veri, toplam ülke nüfusunun yüzde 70,9'una tekabül ederken, internet kullanan bireylerin yüzde 80,4'ünün en az bir sosyal medya mecrasında varlık gösterdiğini ispatlıyor. Kullanıcıların sosyal ağlarda geçirdikleri süre haftalık ortalama 25 saat 4 dakika olarak kayıtlara geçti. İnternet trafiğinin yüzde 76,58 gibi büyük bir çoğunluğunun mobil cihazlar aracılığıyla akması, kullanıcı davranışlarının taşınabilir cihazlara evrildiğini doğruluyor. En çok ziyaret edilen web sitesi ünvanını Google korurken, vatandaşların arama motorlarında en sık sorguladığı ifade hava durumu oldu. Sosyal ağ tercihleri kıyaslandığında, yüzde 89,5 ile Instagram listenin zirvesinde yer alırken, onu yüzde 88,9 ile WhatsApp ve yüzde 78 ile YouTube izledi. Facebook yüzde 68,6'lık, X platformu ise yüzde 58,7'lik bir kullanım payına sahip oldu. Kullanıcı sayısı baz alındığında ise 62,3 milyon kişiyle Instagram liderliğini sürdürürken, YouTube 57,9 milyon kullanıcıyla ikinci sırada konumlandı. İşletim sistemleri ve tarayıcı piyasasındaki pazar payları Türkiye'deki teknolojik altyapı ve yazılım tercihlerinde belirli markaların baskınlığı göze çarpıyor. Mobil işletim sistemleri tarafında Ekim 2025 itibarıyla Android, yüzde 77,5'lik pazar payıyla birinci sıradaki yerini korudu. Rakibi iOS ise yüzde 22,15'lik bir payla takipte kaldı. Masaüstü bilgisayar dünyasında Windows işletim sistemi yüzde 81,4 gibi ezici bir oranla pazarın hakimi olmaya devam etti. İnternet tarayıcısı kullanımında da benzer bir tablo oluştu; Google Chrome yüzde 75,81 payla kullanıcıların favorisi olurken, Safari yüzde 12,44 pay ile ikinci sırada kendine yer buldu. Çevrim içi arama motoru yönlendirme trafiği incelendiğinde ise şaşırtıcı bir veriyle karşılaşıldı. Yandex, yüzde 50,5'lik pazar payıyla liderliği ele alırken, Google yüzde 44'lük payla ikinci sıraya yerleşti. Bu veriler, Türkiye'deki kullanıcıların yazılım ve arama motoru tercihlerindeki çeşitliliği yansıtıyor. Dijital güvenlik ve düzenleyici adımların önemi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dijitalleşen dünyada veri güvenliği ve denetim mekanizmalarının hayati rolüne vurgu yaptı. Modern hayatın bir parçası olan dijital platformların, kullanıcı gözetimi ve kişisel verilerin korunması gibi hassas konuları beraberinde getirdiğini belirten Uraloğlu, uluslararası standartların Türkiye ölçeğinde uygulanmasının önemini hatırlattı. Veri üretimi ve kullanıcı gizliliği süreçlerinin titizlikle ele alınması gerektiğini ifade eden Uraloğlu, veri toplama süreçlerinin bazen kullanıcı onayı dışında gerçekleşebildiğine işaret etti. Yığınsal veri izleme, biyometrik yöntemler ve nesnelerin interneti üzerinden yapılan takip faaliyetlerinin hem bireysel mahremiyeti hem de ulusal güvenliği doğrudan etkileyebileceğini dile getirdi. Bakan, kişisel verilerin muhafaza edilmesinin dijital çağın en çetin sınavlarından biri olduğunu ve verilerin istismarı durumunda kimlik hırsızlığı ile ciddi finansal kayıpların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Siber tehditlere karşı toplumsal farkındalık vurgusu Küresel düzeyde birçok platformun veri sızıntılarına karşı dirençsiz kalmasının büyük ekonomik zararlara yol açtığını söyleyen Uraloğlu, siber saldırı yöntemlerine dair bilgiler paylaştı. Özellikle kötü niyetli yazılımlar ve oltalama teknikleriyle kullanıcı verilerinin hedef alındığını belirterek, güçlü şifre kullanımı ve iki aşamalı doğrulama gibi temel güvenlik önlemlerinin hayati olduğunu aktardı. Türkiye'de dijital mecraların kullanım hızının artmasına paralel olarak yasal düzenlemelerin de geliştirildiğini kaydeden Bakan, bu çalışmaların hem vatandaşların haklarını savunmayı hem de piyasada adil bir rekabet ortamı oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Dijital platformların verimli yönetilmesinin ancak güçlü güvenlik mekanizmalarıyla mümkün olabileceğini ifade eden Uraloğlu, siber tehditlere karşı halkın bilinç düzeyini yükseltecek eğitim ve kampanya faaliyetlerinin öncelikleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.