Quick Art Space, sanatçı Gonca Sezer tarafından hazırlanan ve Yaşarken Açılan Kapı başlığını taşıyan kişisel sergiyi sanat dünyasının beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Quick Art Space tarafından paylaşılan bilgilere göre, küratörlük koltuğunda Nergis Abıyeva'nın oturduğu bu özel etkinlik, 16 Ocak ile 5 Nisan tarihleri arasında sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Serginin isimlendirilmesinde, ünlü yazar Robert Musil'in kaleme aldığı Yaşarken Açılan Miras isimli kitaptan esinlenildi. Bu isim tercihi; bellek, bir kuşaktan diğerine aktarım süreçleri ile günlük hayatın akışı içerisinde genellikle gözden kaçan devamlılıklar ve kopuşların peşinden giden düşünsel bir yapıya vurgu yapıyor. Sanatçının son dört yıllık çalışma döneminde ortaya koyduğu desenler, resimler, asamblajlar ve üç boyutlu objelerden meydana gelen geniş bir seçkiyi barındıran sergi, İstanbul'un Kurtuluş semti ve çevresindeki kentsel yapıya yoğunlaşıyor. Kentsel doku ve doğa arasındaki estetik bağ Sanatçı Gonca Sezer, çalışmalarında kentin mimari yapısında, bilhassa binaların dış cephelerinde kendisini gösteren çiçek formundaki süsleme detaylarını merkez noktasına yerleştiriyor. Sanatçı bu motifleri, İstanbul'un doğal bitki örtüsünde yer alan çiçeklerle kurduğu hem biçimsel hem de hissi benzerlikler aracılığıyla tekrar gün yüzüne çıkarıyor ve bu unsurları birer toplumsal hafıza sahası şeklinde yeniden tasarlıyor. Her gün önünden geçtiği kadim binaların ön yüzlerinde bulunan, Art Nouveau akımının estetik anlayışıyla biçimlendirilmiş demir ve taş işçiliği örneklerini inceleyen Sezer, bu figürler üzerinden kentin geçmişini ve belleğini okumaya gayret ediyor. Bu görsel anlatım biçimini sadece estetik bir değer olarak görmeyen Sezer, aynı zamanda toplumların kendilerini yeniden kurma süreçlerinde geride bıraktıklarına odaklanma, fark edilmeyenleri keşfetme ve süreklilik ile kesintileri derinlemesine irdeleme yöntemi olarak kullanıyor. İlk kez sergilenecek eserlerle bellek yolculuğu İzleyicilerle ilk defa bu sergi aracılığıyla buluşacak olan pek çok yeni eserin yer aldığı Yaşarken Açılan Kapı, mimari bezemeler, doğal yaşam ve kentsel bellek üçgeninde oluşturduğu çok katmanlı bağlar üzerinden, sıradan hayatın içinden sessiz sedasız aralanan geçişlere ışık tutan özgün bir deneyim vaat ediyor. Gonca Sezer'in sanatsal pratiğinde önemli bir yer tutan bu kapsamlı seçki, kentin taş ve demir yüzeylerindeki izlerin peşine düşerek ziyaretçileri derinlemesine bir sorgulamaya davet ediyor. Sergi boyunca sanatçının Kurtuluş bölgesindeki incelemeleri sonucunda ortaya çıkan özgün asamblaj ve üç boyutlu çalışmalar, mekanın atmosferiyle bütünleşerek İstanbul'un kültürel katmanlarını sanatsal bir dille yeniden yorumluyor.