Ekran kullanımı ve dijitalleşme 15 yaşındaki öğrencilerin okuma becerilerinde dünya genelinde belirgin bir gerilemeye yol açtı. PISA testleri kapsamında elde edilen bulgular öğrencilerin metinleri daha hızlı ancak daha az doğru analiz ettiğini ve eleştirel düşünme yetilerinin zayıfladığını ortaya koydu.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 91 ülke ve ekonomide, 760 bin 15 yaşındaki öğrenciyle gerçekleştirilen PISA testleri, 2015-2025 döneminde okuma becerilerinde dünya genelinde büyük bir düşüş yaşandığını gözler önüne serdi. Dijitalleşme ve ekran kullanımının, öğrencilerin daha hızlı fakat daha az doğru okuma yapmasıyla doğrudan bağlantılı olduğu saptandı. 2025 PISA sonuçlarına bakıldığında, öğrencilerin okuma performansı 2015 yılına kıyasla OECD üyesi ülkelerde ortalama 28 puan, diğer ülkelerde ise 16 puan geriledi. OECD uzmanları, 20 puanlık bir düşüşün yaklaşık bir yıllık eğitim kaybına karşılık geldiği uyarısında bulundu.
Okuma becerilerindeki gerilemenin diğer disiplinler üzerindeki etkisi
OECD Eğitim ve Beceriler Direktörü Andreas Schleicher, öğrencilerin metinlerle olan etkileşim biçiminin giderek daha "aceleci" bir hal aldığını vurguladı. Schleicher, gençlerin daha hızlı ancak daha az doğruluk payıyla okuduğunu, bunun sonucunda yansıtma ve eleştirel düşünme becerilerinin zayıfladığını dile getirdi. 15 yaşındaki öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun kanıtlarla sağduyunun çatışması halinde sağduyuyu tercih ettiğini belirten Schleicher, yaşanan bu değişimi yoğun dijitalleşme ve ekran kullanımıyla ilişkilendirdi. Okuma becerisini "tüm becerilerin anası" olarak nitelendiren Schleicher, okuma performansındaki düşüşün daha büyük olduğu eğitim sistemlerinde matematik ve fen bilimlerindeki gerilemenin de daha belirgin hale geldiğini ifade etti.
Eğitim alanındaki bu genel düşüş tablosu, aşağıdaki verilerle somutlaşmaktadır:
| Alan | OECD Ülkeleri Puan Değişimi | Diğer Ülkeler Puan Değişimi |
|---|---|---|
| Okuma | -28 Puan | -16 Puan |
| Matematik | -22 Puan | -8 Puan |
| Fen Bilimleri | -7 Puan | Değişim Yok |
Yapay zeka araçlarının öğrenme süreçlerine etkisi ve telefon yasakları
PISA araştırması kapsamında öğrencilerin yüzde 46'sının öğrenme süreçlerine yardımcı olması amacıyla haftada en az bir kez yapay zeka destekli sohbet robotlarını kullandığı belirlendi. Öğrencilerin bu araçları faydadan çok zarar verecek biçimde kullanıyor olabileceğine dikkat çeken OECD yetkilileri, üretken yapay zekanın doğrudan doğru cevapları almak yerine araştırma süreçlerini destekleyecek şekilde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Okullarda akıllı telefon kullanımının yasaklanmasının öğrenmedeki gerilemeyi durdurmaya yardımcı olduğuna dair kanıtlar bulunduğunu söyleyen Schleicher, telefon yasaklarını öğrenme süreçlerindeki bozulmayı azaltan etkili bir uygulama olarak tanımladı.
Sosyoekonomik durum ve ülkeler arası performans farkları
2018 yılından bu yana okuma becerilerindeki gerileme, yüksek gelirli ailelerden gelen ve "avantajlı" olarak tanımlanan öğrencilerde daha belirgin bir şekilde gözlemlendi. Avantajlı gruptaki öğrenciler yoksul ailelerden gelen akranlarından daha iyi performans göstermeye devam etse de iki grup arasındaki başarı farkı daraldı. İsveç ve Hong Kong'dan akademisyenlerin Çin'de 26 bin 811 öğrenci üzerinde yaptığı bir çalışma, yapay zeka kullanımının ödev notlarını yükseltmesine rağmen kapalı kitap sınavlarındaki performansı keskin biçimde düşürdüğünü kanıtladı. PISA'nın son turunda Singapur okuma alanında listenin ilk sırasında yer alırken, ABD'li öğrenciler okuma alanında 13. sırada, matematikte ise 27. sırada kendine yer bulabildi. Birleşik Krallık her üç alanda da performansını artırarak ilk 10 içerisine girmeyi başardı.