Pazarlarda narenciyenin yeni rakibi avokado oldu

Okuma Süresi: 3 Dakika
Pazarlarda narenciyenin yeni rakibi avokado oldu
Doviz.com
16.01.2026 12:19

Antalya'daki Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü bünyesinde yarım asır önce gerçekleştirilen ilk deneme dikimlerinin ardından avokado üretimi bugün Türkiye genelinde 65 bin tona kadar yükseldi.

Örtü altı tarımın merkezi konumundaki Antalya'da ekonomik getirisi yüksek olan alternatif ürün arayışındaki üreticiler, son dönemde tropikal bir meyve olan avokadoya büyük ilgi gösteriyor.

Tropik ve subtropik iklim şartlarında yetişebilen bu meyvenin Türkiye'deki adaptasyon çalışmaları aslında 1970'li yılların başlarında BATEM arazilerinde filizlenmeye başladı.

Türkiye'ye ilk kez Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaletinden getirilen Fuerte, Hass, Bacon ve Zutano isimli fidan çeşitleri, Muratpaşa ilçesindeki araştırma sahasında toprakla buluşturularak gözlem altına alındı.

Deneme Parsellerinden Milli Çeşit Listesine Uzanan Yolculuk

Getirilen bu fidanların rehabilitasyon süreçlerinin başarıyla tamamlanması ve Antalya'nın toprak yapısına tam uyum sağlaması sonucunda, 1989 senesinde Serik ilçesinde kapsamlı bir deneme parseli oluşturuldu.

Söz konusu bu alana hem Kaliforniya hem de Korsika'dan temin edilen tam 38 farklı avokado çeşidi dikilerek süreç genişletildi. Enstitü uzmanları tarafından meyvelerin karakteristik özellikleri, bölgenin iklim şartlarına dayanıklılığı ve ticari pazar değerleri titizlikle analiz edildi. Yapılan değerlendirmeler neticesinde Fuerte, Hass, Bacon, Zutano, Ettinger, Wurtz ve Pinkerton gibi çeşitler BATEM adına tescillenerek Milli Çeşit Listesi'ne resmen dahil edildi.

Üretim Sahaları Akdeniz Boyunca Genişliyor

Adaptasyon çalışmaları başarıyla sonuçlanan fidanlar 2004 senesinden itibaren çiftçilere dağıtılmaya başlandı ve bu sayede başta Antalya ile Mersin olmak üzere Akdeniz kıyı şeridindeki illerimizde, sınırlı da olsa İzmir ve Muğla'da yetiştiricilik faaliyetleri hız kazandı.

Tüketiciler arasında popülaritesi her geçen gün ivme kazanan avokadonun üretim rakamları da yıllar içinde katlanarak arttı.

Türkiye genelinde 2004 yılında yalnızca 700 dekarlık küçük bir alanda 400 ton olarak başlayan üretim serüveni, 20 yıllık zaman zarfında 60 bin dekarlık devasa bir alana ve yıllık 65 bin tonluk bir rekolteye ulaştı.

Ekonomik Değer ve Yeni İhracat Potansiyeli

BATEM Müdürü Doç. Dr. Abdullah Ünlü, avokadonun geçen yıllar içinde Türkiye'nin yeni ve güçlü bir ihracat kalemini oluşturabilecek potansiyele ulaştığını ifade etti.

Enstitü çatısı altında avokado özelinde ıslah çalışmaları, yetiştirme teknikleri, doku kültürü ve hastalıklarla mücadele gibi konularda kapsamlı araştırmalar sürdürdüklerini belirten Ünlü, bu meyvenin doymamış yağ asitleri bakımından zengin yapısına vurgu yaptı.

Avokado yağının kozmetik sektöründe kritik bir ham madde haline geldiğini, püresinin ise tüketim alışkanlıklarında yer edindiğini söyleyen Ünlü, ürünün diyet listelerinin ve sağlıklı beslenmenin vazgeçilmezi olduğunu dile getirdi.

Pazar Süresini Uzatacak Yeni Çeşitler Yolda

Amerika'dan Türkiye iklimine uyum sağlayacağı öngörülen Gwen ve Sir Prize isimli iki yeni çeşidin daha getirilerek adaptasyon sürecine alındığını açıklayan Doç. Dr. Ünlü, bu yeni türleri de en kısa zamanda piyasaya kazandırarak meyvenin tezgahlarda kalma süresini uzatmayı hedeflediklerini bildirdi.

Bu yeni çeşitlerle birlikte avokadonun eylül ve ekim döneminden başlayıp mart ayına kadar pazarlarda satışa sunulabileceğini vurgulayan Ünlü, özellikle Antalya'nın doğu bölgelerinde ticari dikimlerin hızla arttığını belirtti. Pazarlarda artık narenciye tezgahlarının yanında avokado tezgahlarının da doğal bir görünüm kazandığını, son iki yılda kurulan bahçelerin verime geçmesiyle avokadonun 2-3 yıl içinde ihracatta stratejik önem kazanacağını ekledi.

Antalya Üretimin Lokomotifi Konumunda

BATEM bünyesinde görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Alper Arslan ise 2004 yılından sonra fidanların piyasaya arz edilmesiyle bölgede üretim yoğunluğunun tırmanışa geçtiğini ifade etti.

Geçmişte 400 ton olan üretimin bugün 65 bin tona çıkmasının büyük bir başarı olduğunu söyleyen Arslan, bu miktarın 35 bin tondan fazlasının tek başına Antalya tarafından karşılandığını kaydetti.

Türkiye'nin halihazırda 10 bin ton civarında ithalat yaptığını ancak yeni bahçelerin meyve vermesiyle ithalatın gerileyeceğini ve ihracatın hızlanacağını öngördü.

Avokadonun aslında bir salata meyvesi olduğunu, mineral ve vitamin yönünden çok zengin içeriğe sahip olması nedeniyle tüketici bilincinin arttığını belirten Arslan, meyvenin soğuğa duyarlılığı sebebiyle ticari olarak limon yetiştirilen bölgelerin bu meyve için de uygun olduğunu hatırlattı.

İLGİLİ HABER 8 yeni tropikal meyve Milli Çeşit Listesi'ne dahil edildi Antalya ve Mersin'de yürütülen bilimsel çalışmalar meyvesini verdi ve 8 yeni tropikal meyve çeşidi Türkiye'nin tarım ekonomisine kazandırıldı.
REKLAMI KAPAT X