"Rekabet artık sadece kalitede olmayacak"

Okuma Süresi: 3 Dakika
Doviz.com
29.01.2026 14:54

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Vekili Ahmet Fikret Kileci, Avrupa Birliği'nin Hindistan ve MERCOSUR ülkeleriyle imzaladığı ticaret anlaşmalarına dikkat çekerek, bu durumun Türkiye'nin Gümrük Birliği sayesinde uzun süredir elinde bulundurduğu tedarikçi avantajını kaybetme riski barındırdığını ifade etti.

Dünya Gazetesi organizasyonuyla TİM Dış Ticaret Kompleksi bünyesinde gerçekleştirilen Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın katılımıyla açılışını gerçekleştirdi. Toplantının başlangıcında söz alan Ahmet Fikret Kileci, böylesine önemli bir zirveye ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirirken, 2025 yılının küresel ticarette karşılaşılan tüm güçlüklere rağmen ihracatçıların yoğun çabaları neticesinde mal ihracatında 273,4 milyar dolarlık bir seviye ile kapatıldığını belirtti.

Hizmet ihracatı tarafında nihai verilerin henüz tam olarak kesinleşmediğini ancak beklentilerin geçtiğimiz yıl için yaklaşık 122 milyar dolar düzeyinde bir performans sergilendiği yönünde olduğunu kaydeden Kileci, bu verilerin ülke ekonomisinin sahip olduğu canlılığı ortaya koyması bakımından çok değerli olduğunu, fakat temel amaçlarının gelecekteki olası risk ve fırsatları isabetli bir şekilde analiz etmek olduğunu vurguladı.

İhracatçı firma sayısındaki düşüşe dikkat çekildi

İhracatı omuzlayan öncü sektörlerin elde ettiği başarıları tüm sektörlere yaymayı ve KOBİ'leri bu ekosistemin çok daha etkin bir unsuru haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Kileci, ihracatçı sayısındaki değişime ilişkin çarpıcı veriler paylaştı.

2023 senesinde yaklaşık 18 bin yeni firmanın dış satıma adım attığını hatırlatan Kileci, 2025 yılı itibarıyla bu sayının 12 bin 600 seviyelerine kadar çekildiğini ifade etti. Son iki yıllık periyotta yüzde 30'a yaklaşan bir azalma yaşandığını belirten Kileci, küresel ölçekte en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasına girme vizyonu doğrultusunda bu mevcut tablonun mutlaka tersine döndürülmesi gerektiğini dile getirdi. Kileci, küresel ticaretin son haftalardaki gelişmelerle birlikte bambaşka bir sürece evrildiğini ve 2026 yılının henüz ilk ayında tanıklık edilen olayların gelecek on yılın ticari rotasının yeniden belirlendiğine işaret ettiğini aktardı.

Küresel ticarette rekabetin yeni dengeleri ve riskler

Yeni oluşan bu ticaret haritasında, Brüksel hattından Güney Amerika'ya kadar uzanan geniş kapsamlı imza süreçlerinin, Türkiye'nin en büyük pazarı konumundaki bölgelerde dengeleri temelden sarsma kapasitesi taşıdığına değinen Kileci, şu değerlendirmeleri paylaştı:

"AB'nin Hindistan ve MERCOSUR ülkeleriyle masaya oturup el sıkışması, Gümrük Birliği ile yıllardır sahip olduğumuz avantajlı tedarikçi konforunu sona erdirme riski taşıyor. Küresel rakiplerimizin de gümrüksüz olarak Avrupa kapısından girmesi, artık rekabetin sadece kalitede değil, şartların eşitlendiği çok daha çetin bir zeminde yaşanacağı anlamına geliyor. Bu diplomatik fırtınanın bir diğer cephesi ise Atlantik’in ötesinden esiyor. ABD’nin yeni tarife duvarları ve bilhassa Çin menşeli ürünlere karşı çektiği setler, oyunun kurallarını yeniden yazıyor."

TİM Başkan Vekili, Amerikan pazarına girişte engellerle karşılaşan ve okyanusu aşamayan Asya menşeli ürünlerin ortadan kaybolmayacağını, bu malların mecburi olarak rotasını Türkiye'nin ana pazarı olan Avrupa'ya kıracağını ve burada ciddi bir arz fazlası oluşturarak yerli sanayiciler üzerinde fiyat baskısı yaratabileceğini sözlerine ekledi. Etkinlik, yapılacak çeşitli oturumların ve kapanış konuşmalarının ardından bugün son bulacak.

REKLAMI KAPAT X