Sürücülere kış aylarında güvenli sürüş için tavsiyeler

Okuma Süresi: 3 Dakika
Sürücülere kış aylarında güvenli sürüş için tavsiyeler
Doviz.com
20.01.2026 13:59

Kış mevsiminin değişken hava şartları sürüş güvenliğini etkilerken, otomobil sahiplerinin mevsimsel hazırlıklarını eksiksiz tamamlaması ve elektrikli araç sahiplerinin batarya performansını koruyacak stratejiler izlemesi önem taşıyor.

Ocak ayı ile birlikte iyice hissedilen değişken hava koşulları, yolculuk alışkanlıklarının mevsim gerekliliklerine göre tekrardan gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.

Kış döneminde görüş mesafesinde yaşanan düşüşler, yol tutuşunun azalması ve beklenmedik hava değişimleri, direksiyon başındaki vatandaşlar için çeşitli riskleri beraberinde getiriyor.

Emniyetli bir yolculuğun başlangıç noktası olarak otomobillerin periyodik bakımlarının aksatılmaması; fren sistemleri, aydınlatma tertibatları, sileceklerin durumu ve cam suyu seviyesi gibi temel unsurların titizlikle denetlenmesi gerekiyor.

Güvenli sürüş için temel önlemler

Yağışlı ve kaygan zeminli yollarda fren mesafesinin belirgin şekilde uzaması nedeniyle, seyir halindeyken hızın limitler dahilinde tutulması ve takip mesafesinin normalden daha fazla artırılması büyük önem taşıyor.

Su birikintilerinden geçerken kontrolün elden bırakılmaması ve görüş kalitesinin düştüğü anlarda kısa farların sürekli açık tutulması gerekiyor.

Sürücülerin trafiğe çıkış yapmadan evvel güncel hava tahminlerini ve yol durumunu analiz etmesi, alternatif rota planları oluşturması, olası trafik yoğunluklarını hesaba katarak yakıt depolarını dolu tutması ve gerekli şarj aparatlarını yanlarında bulundurması öneriliyor.

Lastik konusunda ise sadece kış lastiği takmış olmak yeterli gelmiyor; diş derinliklerinin ve basınç ayarlarının da standartlara uygun olması şart koşuluyor. Özellikle binek otomobillerde kış lastiği diş derinliğinin minimum 4 milimetre seviyesinde kalması tavsiye edilen bir güvenlik standardı olarak öne çıkıyor.

Elektrikli araçlarda batarya verimliliği

Zorlu kış şartları, elektrikli otomobillerin batarya performans verilerini de doğrudan etkiliyor.

Düşük hava sıcaklıkları batarya iç ısısının azalmasına yol açarken, bu durum enerji depolama yeteneğini kısıtlıyor, şarj edilme sürelerini uzatıyor ve toplam menzil kapasitesinde düşüşe sebep oluyor.

Yüksek süratli kullanımlar ve agresif hızlanmalar bataryanın hızla tükenmesini tetiklediği için, kış aylarında daha sakin ve dengeli bir sürüş tarzı benimsemek menzil kaybını minimize ediyor. Aracın henüz şarj ünitesine bağlıyken ön ısıtma sisteminin çalıştırılması ve seyir esnasında klima kullanımının optimize edilmesi, bataryanın verimli çalışmasına katkı sağlıyor. Elektrikli araç kullanıcılarının seyahat öncesinde detaylı bir şarj planı yapması ve batarya seviyesi kritik düzeye inmeden takviye yapması, yol güvenliği açısından önem taşıyor.

Soğuk havalarda şarj ihtiyacı artıyor

Konuya dair değerlendirmelerde bulunan arabam.com Üst Yöneticisi Önder Oğuzhan, kış mevsiminde uygulanacak basit fakat etkili yöntemlerin, muhtemel trafik kazalarını engellemede hayati bir görev üstlendiğini ifade etti.

Soğuk ve yağışlı günlerde sürüş emniyetinin sadece sürat kontrolüyle sağlanamayacağını, aracın teknik kondisyonu ve sürücünün yol şartlarını doğru okumasıyla bir bütün olduğunu vurgulayan Oğuzhan, şu ifadeleri kullandı:

"Özellikle yoğun kar yağışının ve çok düşük sıcaklıkların görüldüğü dönemlerde soğuk havanın batarya üzerindeki etkisi daha belirgin hale geliyor. Kış şartlarında oluşabilecek yoğun trafikte araç içinde kullanılan ısıtma sistemleri bataryanın daha hızlı tükenmesine yol açabiliyor ve buna bağlı olarak şarj ihtiyacı sıklaşıyor. Standartlara uygun şarj ekipmanları kullanıldığı sürece elektrikli araçlar yağmur altında güvenle şarj edilebilir. Ancak şarj öncesinde kablo ve bağlantı noktalarının kontrolü önem arz ediyor."

REKLAMI KAPAT X