Tıbbi mantar yetiştiriciliğinin Türkiye'deki ekonomik potansiyeli ve katma değer fırsatları İstanbul Ticaret Borsası tarafından düzenlenen toplantıda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Sağlık, gıda ve kozmetik gibi pek çok sektörde kullanım alanı bulan tıbbi mantarların doğru stratejilerle işlenmesi durumunda Türkiye'nin küresel pazarda güçlü bir oyuncu haline gelebileceği vurgulandı. İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) tarafından organize edilen Altın Tohumlar toplantısında, tıbbi mantar yetiştiriciliğinin sunduğu fırsatlar ele alındı. Çevrim içi ortamda gerçekleştirilen oturumun açılışını İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap yaparken, moderatörlük görevini İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen üstlendi. Etkinliğe Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü araştırmacısı Doç. Dr. Erbil Kalmış, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü ziraat mühendisi Burak Baybaş ve mantar üreticisi Mehmet Atmaca konuşmacı olarak katılım sağladı. Tıbbi mantarların ekonomik değeri ve stratejik önemi İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, tüketicilerin sağlıklı ve doğal ürünlere olan ilgisinin artmasıyla birlikte tıbbi mantarların bağışıklık sistemini destekleyen özellikleri sayesinde fonksiyonel gıda pazarında kritik bir yer edindiğini belirtti. Mantarların işlenme süreçlerine dikkat çeken Kasap, "Tıbbi mantarların kurutulup kapsül ya da toz formuna dönüştürülmesi, ekonomik değerlerini artırıyor. Yani asıl katma değer hasat sonrasında ortaya çıkıyor. Türkiye, bu alanda henüz gelişim sürecinin başında. Ancak doğru stratejiler, markalaşma ve dijital satış kanallarının etkin kullanımıyla büyük bir büyüme potansiyeli taşıyor. Ülkemizin iklim çeşitliliği, genç girişimci yapısı ve gelişen gıda işleme altyapısı, tıbbi mantar sektörünün gelişimine müsait." ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Erbil Kalmış, mantarların yüksek lif, düşük yağ ve zengin protein yapısıyla beslenme dünyasında önemli bir konuma sahip olduğunu, biyoaktif bileşenleri sayesinde güçlü antioksidan etkiler sunduğunu dile getirdi. Kalmış, "Bilimsel çalışmalar da bazı mantar türlerinin hücre yenilenmesini destekleyebildiğini ve belirli hastalıklara karşı koruyucu potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor. Her yönüyle fonksiyonel bir ürün ve yatırımcılar için karlı bir alan." değerlendirmesinde bulundu. İşleme süreçlerinin karlılık oranlarına etkisi Ziraat mühendisi Burak Baybaş, Türkiye'de üretimin çoğunlukla kültür mantarında toplandığını, istiridye ve şitaki gibi türlerin ise iç pazarda popülerlik kazandığını belirtti. Üreticilere katma değer konusunda tavsiyelerde bulunan Baybaş, "Mantar üretiminde asıl katma değer işleme aşamasında ortaya çıkıyor. Taze satışta kar marjı ortalama yüzde 30 seviyelerinde kalırken ürün kurutulduğunda yaklaşık 5 kat, ekstrakt formuna dönüştürüldüğünde ise 10 kata varan katma değer oluşturmak mümkündür. Yani kazancı belirleyen işleme gücü. Bu nedenle üreticilere yalnızca taze satışa odaklanmak yerine, doğru pazarı oluşturup ürünlerini kurutarak veya ekstrakt şeklinde işleyerek değerlendirmelerini öneriyoruz." dedi. Yerli çeşitlerin geliştirilmesine yönelik enstitü bünyesinde koruma çalışmaları yürüttüklerini ekleyen Baybaş, "Bu mantarları uygun koşullarda saklıyor, yerli çeşitlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Amacımız, mantar tohumunda dışa bağımlılığı azaltmak ve yerli üretimi güçlendirmektir." bilgisini paylaştı. Üretim standartları ve iç pazar talebi Mantar üreticisi Mehmet Atmaca, kontrollü üretim alanlarında her mantar türünün kendine has iklim ve bakım ihtiyacı olduğuna işaret ederek, üreticilerin yetiştirecekleri türün gerekliliklerini çok iyi analiz etmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin iklim yapısının Çin gibi dev üreticilerle rekabet edebilecek düzeyde olduğunu belirten Atmaca, "Burada en kritik konu iç pazarda talebin artırılmasıdır. Ülkemizde kişi başı mantar tüketimi dünya ortalamasının çok altında. Hem üretimi hem de tüketimi 4-5 kat artırmalıyız." şeklinde konuştu. [news_id:753109]