TÜRKONFED ve Aile Bakanlığı kadının ekonomik gücünü artırmak amacıyla New York'ta stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı. Birleşmiş Milletler Kadınların Statüsü Komisyonu’nun yetmişinci oturumu (CSW70) kapsamında New York’ta bulunan Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), kadın-erkek fırsat eşitliğine dayalı sürdürülebilir bir ekonomik model inşası yolunda önemli bir adım attı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü ile TÜRKONFED arasında imzalanan iş birliği protokolü, kadınların ekonomik ve sosyal güçlenmesini desteklemeyi, fırsat eşitliğine duyarlı iş ve tedarik süreçlerini kurumsal bir çerçevede yaygınlaştırmayı hedefliyor. Türkevi’nde düzenlenen törene Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık başta olmak üzere diplomatik misyon üyeleri, uluslararası kuruluşlar ve STK’ların temsilcileri ile iş insanları katılım gösterdi. Protokolü Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık imzaladı. Kapsayıcı ekonomi ve kadın istihdamına yönelik stratejik hedefler İmza töreninde konuşan Bakan Göktaş, kapsayıcı ekonomiler ve eşitlik odaklı tedarik zincirlerinin günümüz dünyasında kadının güçlenmesi ve fırsatların artırılması açısından temel teşkil ettiğini ifade etti. Bakan Göktaş konuşmasında, "Kadınların adalete erişiminin güvence altına alınması, yalnızca hukuki reformları değil, aynı zamanda kadınların katılımını ve liderliğini mümkün kılan adil ekonomik sistemleri de gerektirmektedir. Eşitlik odaklı tedarik zincirleri, girişimci kadınların kamu alımları, finansman, bilgiye erişim ve hukuki destek alanlarındaki fırsatlarını genişleterek kapsayıcı kalkınma açısından stratejik bir araç niteliği taşımaktadır. Kadınların ekonomik yaşamda güçlenmesi, aynı zamanda liderlik ve karar alma mekanizmalarındaki varlıklarının artırılması anlamına gelmektedir. Türkiye, Kadın Dostu KOBİ Modeli gibi ortaklıklar ve girişimler aracılığıyla kadın istihdamını ve girişimciliğini güçlendirmeyi ve daha dayanıklı toplumlar için uluslararası iş birliğini ilerletmeyi amaçlamaktadır." sözlerine yer verdi. Sürdürülebilir büyüme için toplumsal refah ve fırsat eşitliği vurgusu TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yasemin Açık ise kadın-erkek fırsat eşitliğinin sürdürülebilir büyüme ve küresel rekabetçilikteki belirleyici rolünü vurgulayarak, "TÜRKONFED olarak, kadın-erkek fırsat eşitliğini güçlü bir ekonominin ve toplumsal refahın temel taşı görüyoruz. Bakanlığımız ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirirken liderlik kademelerinde ve karar alma mekanizmalarında daha etkin yer bulmalarını sağlayacak somut bir yol haritası sunuyor. Böylece kadın-erkek fırsat eşitliği ilkesini, niyet beyanı olmaktan çıkarıp kurumsal süreçlerin ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz. Kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak iradesiyle girişimci kadınların önündeki yapısal engelleri kaldıracak; çok daha dayanıklı, kapsayıcı ve nitelikli bir büyüme hamlesini hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bu vesileyle kadınların güçlenmesi konusundaki kararlı vizyonuyla bizlere rehberlik eden ve törenimize katılarak bizleri onurlandıran Sayın Bakanımıza şükranlarımı sunuyorum." açıklamasında bulundu. İş dünyasında fırsat eşitliğini yaygınlaştıracak somut adımlar İmzalanan protokol, kadın-erkek fırsat eşitliğini iş dünyasının tüm süreçlerine dahil edecek kapsamlı bir yol haritası sunuyor. İşe alım süreçlerinden terfi sistemlerine kadar fırsat eşitliğini gözeten yazılı insan kaynakları politikalarının oluşturulması, doğum sonrası işe dönüşü kolaylaştıracak uygulamaların geliştirilmesi, esnek ve uzaktan çalışma modellerinin kadınların istihdamda kalıcılığını destekleyecek şekilde yapılandırılması planlanıyor. İş birliği kapsamında hayata geçirilecek projeler ve hedefler şu şekilde özetleniyor: Kadınların iş hayatında kalıcılığını desteklemek amacıyla organize sanayi bölgeleri ve iş merkezlerinde ortak bakım ve kreş çözümleri teşvik edilirken iş dünyası perspektifiyle hazırlanan politika önerileri de yasal düzenlemelere dayanak oluşturmak üzere ilgili kamu kurumlarıyla paylaşılıyor. Süreç, kadının güçlenmesine yönelik eğitim programları ve toplumsal farkındalığı artıracak iletişim faaliyetleriyle desteklenerek iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkı sağlıyor.