Doğa Koleji, çocukların ruh sağlığını ve toplumsal huzuru tehdit eden akran zorbalığı ile siber zorbalık konularını uzman isimlerle masaya yatırdı. Türkiye'nin Doğa'sında Eğitim Vizyonu programı kapsamında bir araya gelen uzmanlar, aile, okul ve toplum eksenindeki sorumlulukları değerlendirdi. Doğa Koleji Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burak Kılanç ve Eğitim Direktörü Çiğdem Mollaibrahimoğlu'nun moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte, özellikle çocukların ruhsal dayanıklılığı ve zorbalıkla mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. Zorbalık tanımındaki kriterler ve empati vurgusu Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş, akran zorbalığı konusundaki kavram karmaşasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Her türlü çatışmanın zorbalık olarak nitelendirilmemesi gerektiğini belirten Baltaş, bir eylemin zorbalık sayılabilmesi için kasıt, süreklilik ve hedefte ısrar kriterlerini taşıması gerektiğini paylaştı. Erken yaşlarda kazandırılacak empati becerisinin mücadeledeki en kritik faktör olduğunu dile getiren Baltaş, çocukların haklarının bilincinde olduklarını fakat sorumluluk alma noktasında eksik kaldıklarını ifade etti. Sorumluluk bilinci ve öz yeterlilik Çocukların öz yeterlilik duygusunu güçlendirmek için yaşlarına uygun sorumluluklar verilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Acar Baltaş, ailelere yönelik şu tavsiyeleri paylaştı. "Küçük yaştan itibaren çocuğunuzun yapabileceği hiçbir şeyi, onun adına siz yapmayın. Sorumluluklarımızdan biri, karşımızdakini incitmemektir. Çocukların yanında Türkiye ile ilgili olumsuz konuşmayın. Hiçbir bitki, kendi toprağının dışında tam potansiyeline ulaşamaz, insan hep kendi kökünün olduğu yeri arar." Sessiz kalınan durumlar zorbalığı besliyor Dr. Suzet Tanya Lereya ise zorbalığın çevredeki tanıkların sessiz kaldığı ortamlarda daha fazla güç kazandığına dikkat çekti. Ev içinde şiddetin normalleştiği ya da aşırı korumacı bir yapıda büyüyen çocukların risk altında olduğunu belirten Lereya, siber zorbalıktaki gizlilik unsuruna vurgu yaptı. Programın kapanışında söz alan Burak Kılanç, eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığını, öğrencilerin sosyal ve ruhsal gelişimlerini destekleyen bütüncül bir yaklaşımı benimsediklerini sözlerine ekledi. [news_id:797444]