Yapay zekanın su tüketimi endişe veriyor

Okuma Süresi: 4 Dakika
Yapay zekanın su tüketimi endişe veriyor
Doviz.com
27.01.2026 11:32

Yapay zeka veri merkezlerinin kullandığı temiz su miktarının hızla artmasıyla birlikte, hem bireysel hem de teknolojik seviyede tüketimi düşürecek önlemler üzerine yoğun çalışmalar gerçekleştiriliyor.

Yapay zeka sistemlerini barındıran veri merkezleri, son dönemde harcadıkları devasa su miktarları nedeniyle kamuoyunun gündeminde geniş yer buluyor.

Söz konusu veri merkezlerinde işlemcilerin çalışması sırasında ortaya çıkan aşırı ısınma probleminin çözülmesi için büyük oranlarda temiz sudan yararlanılıyor.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesinde görev yapan Veri Merkezi Mühendisi İbrahim Geylan, yapay zeka teknolojisinden önce kullanılan veri merkezlerinin web servisleri, veri tabanları ve bulut depolama gibi çok yüksek kabin yoğunluğu gerektirmeyen geleneksel yapılar olduğunu belirtti.

Bu tür donanımların klasik metotlarla soğutulmasının mümkün olduğunu ifade eden Geylan, yapay zekanın hayatımıza girmesiyle donanım ihtiyaçlarının köklü bir değişim geçirdiğini aktardı.

Hiperscale adı verilen büyük ölçekli merkezlerde kullanılan yapay zeka ve makine öğrenmesi sistemleri ile yüksek performanslı hesaplama donanımlarının kabin kapasitelerinin 40 ile 150 kilowattın üzerine çıktığını, bu durumun da çok yüksek sıcaklıkların oluşmasına yol açtığını dile getirdi.

Bu sebeple yapay zeka odaklı merkezlerde eski tip havalı soğutma yerine yüksek miktarda su tüketen evaporatif ve adyabatik soğutma sistemlerinin tercih edildiğini açıkladı.

İçme suyundan daha saf su kullanımı

Soğutma sistemlerinde kullanılan suyun niteliğine dair önemli bilgiler veren Geylan, sistemin kireçlenmemesi ve boruların tıkanmaması için mutlaka temiz su kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Sektör profesyonellerinin yaz aylarında hava sıcaklığı çok yükseldiğinde klasik hava soğutmalı sistemlerin dış ünitelerine spreyleme yaparak sistemi rahatlattığını belirten Geylan, bu süreçte kullanılan tesisat suyunun bag filtrelerden, arıtma sistemlerinden ve yumuşatıcılardan geçirilerek adeta içme suyundan bile daha saf hale getirildiğini vurguladı.

Adyabatik soğutma ünitelerinde ve soğutma kulelerinde bu saf suyun tüketim miktarının çok daha yüksek seviyelere ulaştığı kaydedildi.

Su kaynaklarının atmosfere karışarak yok olması

Soğutma işleminde kullanılan suyun geri dönüşümünün mümkün olmadığına dikkat çeken İbrahim Geylan, suyun buharlaşarak atmosfere karıştığını ve yeryüzündeki kullanılabilir su kaynaklarının bu şekilde eksildiğini ifade etti. Bu durumun iki temel olumsuz etkisi olduğunu belirten Geylan, hem temiz kullanım suyunun veri merkezlerinde tükendiğini hem de bu sürecin yaşanılan bölgenin ikliminde değişimlere yol açtığını söyledi.

İklimdeki bu değişimlerin bitki örtüsünden toprak yapısına kadar geniş bir alanı etkilediğini hatırlatan uzman, basit bir yapay zeka görseli oluşturmanın doğaya olan maliyetinin ciddiyetine vurgu yaptı. Sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde bu sistemlerin iyileştirilmesi için teknolojik çalışmaların devam ettiğini bildirdi.

Sürdürülebilir yapay zeka ve yeni teknolojiler

Yüksek enerji giderleri ve doğal kaynak tüketimi sebebiyle artık sürdürülebilir yapay zeka kavramının kritik bir hal aldığını belirten Geylan, sektör paydaşlarının enerji ve su kullanım verimliliği ölçütleri olan PUE ve WUE değerlerine odaklandığını dile getirdi. Elektrik yerine suyla soğutmanın maliyet açısından daha cazip görüldüğünü ancak bunun su kaynaklarını tehdit ettiğini aktardı.

Araştırmacıların deniz suyunun kullanımı üzerine çalıştığını ve özellikle yüksek kapasiteli merkezler için 'Immersion Cooling' yani daldırma tipi soğutma sistemlerinin popülerleştiğini söyledi. Bu sistemde teknolojik cihazların dielektrik bir sıvıya daldırıldığını, bu sıvının kapalı bir döngüde tekrar kullanılabildiğini ve hem elektrik hem de su tasarrufu sağladığını, bu teknolojinin dünya kaynaklarını korumak adına umut verici olduğunu ekledi.

İstanbul'un su tüketiminin 5 katına ulaşan devasa boyut

Geleceğe dair veriler paylaşan Geylan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü verilerine göre 2027 yılında yapay zeka merkezlerinin yıllık 4,2 ile 6,6 milyar metreküp su tüketeceğinin öngörüldüğünü belirtti. Bu miktarın Türkiye'nin yıllık toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10'una karşılık geldiğini ifade eden Geylan, İstanbul'un yıllık su sarfiyatı ile kıyaslandığında yapay zekanın bu kentin 4 ya da 5 katı kadar su tükettiği sonucuna varılabileceğini paylaştı. Bu tüketimin sadece soğutmayı değil, elektrik üretimi için harcanan dolaylı su kullanımını da kapsadığını ancak her halükarda devasa bir miktardan bahsedildiğini belirtti.

Her sorguda 5 damla su feda ediliyor

Yapay zekaya yöneltilen her bir sorunun doğaya maliyetini hesaplayan Geylan, bir sorgunun yaklaşık 0,3-0,4 mililitre yani 5 damla su tükettiğini açıkladı. Görsel oluşturma işlemlerinde GPU yoğunluğu arttığı için bu sarfiyatın 5 ile 10 kat daha fazla olabileceğine işaret etti. Kullanıcıların sadece eğlence amacıyla yapay zekayı meşgul etmemesi gerektiğini belirten Geylan, gereksiz sorgulardan kaçınmanın bir insanlık görevi olduğunu savundu.

Yapay zekanın bir merak giderme aracı değil, bir sonuç ve karar mekanizması olarak kullanılması gerektiğini önererek, kullanıcıların net ve teknik sorularla nokta atışı yapmalarının ekosisteme olan sorumluluk açısından önemli olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.

İLGİLİ HABER "Yapay zeka 5 yılda insan zekasını geçecek. Yaşlanma ortadan kalkacak" Tesla Üst Yöneticisi Elon Musk, yapay zekanın gelişim hızını değerlendirerek yaklaşık 5 yıl içinde bu teknolojinin toplam insan zekasını geride bırakabileceğini ifade etti.
REKLAMI KAPAT X