Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekonomistleri tarafından hazırlanan son araştırma, geleneksel altın biriktirme alışkanlığının konut piyasasındaki fiyat dinamikleri üzerinde doğrudan ve güçlü bir etkisi olduğunu kanıtladı. Mehmet Selman Çolak ve Mehmet Emre Şamcı tarafından hazırlanan "Altın Kanalı" (The Gold Channel) başlıklı çalışma, 2023-2025 dönemini kapsayan küresel altın rallisinin Türkiye konut piyasasına yansımalarını mercek altına aldı. İlgili araştırmaya göre toplam mevduat içerisindeki altın payının yüksek olduğu şehirlerde konut fiyatları, bu oranların düşük seyrettiği illere göre ortalama yüzde 10 daha fazla artış sergiledi. İstatistiksel veriler, bir ildeki altın payındaki her 1 yüzdelik puanlık artışın, konut fiyatlarında yaklaşık yüzde 1,1 oranında ek bir yükselişle sonuçlandığını gösterdi. Altın yoğunluğu yüksek illerde konut piyasası dinamikleri Konut alımlarının finansman yöntemine dair bulgular, geleneksel piyasa davranışlarından önemli ölçüde ayrıştı. Sektör genel olarak faiz oranlarına duyarlı olsa da bu mekanizma üzerinden yapılan alımlarda kredi kullanımı artış göstermedi; buna karşılık nakit ve ipoteksiz satışların payı keskin bir ivmeyle yükseldiği görüldü. Araştırmaya göre altın fiyatlarındaki artıştan kazanç sağlayan hanehalkı, elde ettiği getiriyi doğrudan peşinata veya mülkün tamamını nakit ödemeye aktarıyor. Dijital veriler ve yastık altı tasarruf eğilimi Analiz sürecinde bankalardaki altın mevduatları temel gösterge kabul edilirken, bu verilerin Türkiye'deki yastık altı miktarını da yansıttığı öngörülüyor. Google Trends üzerinden yapılan incelemeler, "Altın" kelimesini internette en yoğun aratan iller ile bankada en çok altın mevduatı bulunan illerin birebir örtüştüğünü kanıtlıyor. Harita üzerindeki analizler, özellikle Orta Anadolu ve Doğu illerinde altın biriktirme eğiliminin konut piyasasını batıdaki büyükşehirlere göre daha farklı bir rotaya soktuğunu gösteriyor. [news_id:836413]