Uzmanlar uyardı: Ev satıp altın alınmaz

Okuma Süresi: 4 Dakika
Uzmanlar uyardı: Ev satıp altın alınmaz
Doviz.com
30 Mart 2026 11:34

Altın ve kripto varlıklarda yaşanan hareketliliğin ardından pek çok kişinin oturduğu konutu satarak bu varlıklardan kar elde etmeyi hedeflemesi sonrası uzmanlardan uyarı geldi. Özellikle altın ve kripto varlıklardaki dalgalanmaların etkisiyle mülkiyet hakkından vazgeçilmesinin telafisi güç finansal riskler barındırdığı belirtildi.

Son dönemde vatandaşların oturdukları konutları satarak yüksek getiri beklentisiyle alternatif yatırım araçlarına yönelmesi, piyasalardaki dalgalanmalar sonrası ciddi mağduriyetlere yol açarken uzmanlar, spekülatif yatırımlara karşı dikkatli olunması uyarısında bulundu.

İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, oturulan konutu satarak altın ve kripto varlıklar gibi yatırım araçlarının alınması davranışının son dönemde giderek sıklaştığını belirtti.

Özellikle yılbaşından bu yana altındaki hızlı yükseliş sonrası "buradan sonra da devam eder" beklentisinin oluştuğunu ifade eden Hepşen, "Bu beklenti çoğu zaman veriyle değil de son dönemdeki fiyat hareketinin kendisiyle beslendi ve maalesef bazı olumsuz haberler gördük. Burada dikkat çeken taraf, yatırım kararının nasıl alındığı. Finansal piyasalar teoride rasyonel davranan yatırımcı varsayımı üzerine kurulu. Ama pratikte kararlar çoğu zaman bu çerçevenin dışında kalıyor. Fiyatın yönü, kararın gerekçesinin önüne geçiyor." diye konuştu.

Konut ile altın ya da kriptoyu aynı düzlemde değerlendirmenin teknik olarak sorunlu olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hepşen, şu uyarılarda bulundu:

"Çünkü bunların fonksiyonları farklı. Konut, fiyat hareketi olan bir varlık ama aynı zamanda barınma ihtiyacını karşılayan bir yapı. Likiditesi düşük, yerine koyması maliyetli ve çoğu zaman gecikmeli hareket ediyor. Bu yüzden alım-satım kararı sadece fiyat beklentisiyle verildiğinde, risk tanımı eksik kalıyor. Evi satıp tek bir yatırım aracına geçildiğinde aslında üç ayrı risk aynı anda alınmış oluyor. Fiyat beklentisinin gerçekleşmemesi, yanlış zamanlama ve en önemlisi geri dönüş riski. Çünkü elden çıkarılan varlık (konut), aynı şartlarda yeniden alınamayabilir. Türkiye'de konut fiyatlarının ve kiraların birlikte hareket ettiği dönemlerde bu daha da belirgin hale geliyor."

Konutun temel bir ihtiyaç ve yaşam güvencesi olduğu unutulmamalı

Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman ise paranın insanların kendi işinden kazandığı bir araç olduğunu belirterek, "Kazandıklarından bir kenara konulanlarla yapılan tasarruflar önce temel ihtiyaç olan ev alımı için kullanılmalıdır." dedi.

Yatırımın temel ihtiyaç olan ev, araba ve dükkan gibi varlıklar alındıktan sonra yapılması gerektiğini dile getiren Büyükduman, şu uyarılarda bulundu:

"Yatırım, daha çok kazanmak değil, kazanılmış olanların enflasyon karşısında erimesini engellemek ve bunun üzerine makul bir getiri elde etmek hedefiyle yapılmalıdır. Aksi takdirde yapılan yatırım değil kumar olur. Oturulan evi satarak spekülatif yatırımlar yapmak acı sonuçlar ortaya çıkartır. Ev satarak altın alınmaz, altın satarak ev alınır."

Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği (GAPAS) Başkanı Mustafa Kemal Şahin ise son dönemde altın, kripto ve döviz gibi yatırım araçlarında yaşanan dalgalanmaların bazı vatandaşları yanlış kararlara itebildiğini belirterek, "Özellikle oturulan konutun satılarak bu tür enstrümanlara yönelmek son derece riskli ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuruyor." dedi.

Diğer yatırım araçlarından farklı olarak konutun ailenin yaşam güvencesi olduğunu vurgulayan Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Altın düşer, kripto yükselir, döviz dalgalanır ancak barınma ihtiyacı her zaman sabittir. Bugün elindeki evi satarak 'daha fazla kazanırım' düşüncesiyle hareket edenler, piyasa tersine döndüğünde hem yatırımını kaybediyor hem de yeniden konut alma şansını yitiriyor. Çünkü gayrimenkul piyasası uzun vadede genellikle yukarı yönlü hareket eder ve satılan konutun yerine yenisini koymak her geçen gün daha zor hale gelir. Özellikle büyükşehirlerde, örneğin İstanbul gibi arzın sınırlı olduğu bölgelerde, konut fiyatları kısa vadeli dalgalanmalardan bağımsız olarak uzun vadede artış eğilimindedir."

Spekülatif beklentiler yerine gerçekçi analizlere ve portföy çeşitliliğine odaklanılmalı

Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük ise vatandaşların uzmanların değerlendirmelerinin yerine kulaktan dolma ve halk arasında dolaşan sözlere itibar edebildiğini belirterek, şunları söyledi:

"Çok kazanacağım hırsıyla evini veya aracını satarak altına ya da kriptoya koşanlara rastlıyoruz. Vatandaşlarımız bölgemizdeki ve dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmeleri yakından takip etmeli. Kulaktan dolma bilgiler yerine gerçekçi analizlere ve uzmanların görüşlerine önem vermeli. Konut gibi aile için önemli olan bir yatırımın satılarak altına dönüştürülmesi çok büyük risk. Bu kapsamda vatandaşlarımızı daha sakin olmaları konusunda uyarmak istiyorum. Yatırımla ilgili birden fazla enstrümana dahil olarak riski yayabilirler."

İLGİLİ HABER Konutta fiyat ayrışmasının kaynağı "altın" oldu Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekonomistleri tarafından hazırlanan son araştırma, geleneksel altın biriktirme alışkanlığının konut piyasasındaki fiyat dinamikleri üzerinde doğrudan ve güçlü bir etkisi olduğunu kanıtladı.
REKLAMI KAPAT X