Deutsche Bank Gelişen Piyasalar Araştırma Direktörü Christian Wietoska, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) para politikasında normalleşme adımını eylül ayında atmasını beklediklerini söyledi.
Deutsche Bank Gelişen Piyasalar Araştırma Direktörü Christian Wietoska, birçok yatırımcı gibi Deutsche Bank’ın da normalleşmenin temmuzda başlamasını beklediğini ancak petrol fiyatlarındaki yükseliş ve olumsuz dış koşulların TCMB’nin beklenen adımı atmasını engellediğini ifade etti.
TCMB’nin fonlamayı yüzde 40’a kadar sıkılaştırmasını bir “savunma hamlesi” olarak nitelendiren Wietoska, enflasyonun yüzde 30’un biraz üzerinde seyrettiği dikkate alındığında Türkiye’deki faizlerin hâlâ oldukça yüksek olduğunu söyledi.
“Faizlerin mevcut seviyelerin altına ineceği bir yol görüyoruz”
Türkiye’yi Mısır ve Güney Afrika gibi carry trade açısından öne çıkan ülkelerle karşılaştıran Wietoska, Türkiye’nin yüksek faiz sunduğuna dikkat çekti.
Wietoska, dış koşullarda önemli bir bozulma yaşanmadığı sürece para politikasında gevşeme eğiliminin devam edeceğini belirterek, faizlerin önümüzdeki 6-12 ay içerisinde mevcut seviyelerin altına gerilemesini beklediğini kaydetti.
TCMB’yi acil bir faiz artırımına yöneltecek bir unsur bulunmadığını ifade eden Wietoska, para politikasının yeniden sıkılaştırılmasına yol açabilecek temel risklerden birinin ciddi dolarizasyon olacağını ancak böyle bir gelişmenin yaşanmadığını söyledi.
Deutsche Bank’ın yıl sonu dolar/TL beklentisi 51
Wietoska, TCMB’nin yıl sonu enflasyon tahmininin yüzde 28 olduğunu hatırlatırken, Deutsche Bank’ın tahmininin yüzde 30 seviyesinde bulunduğunu belirtti.
Türkiye ekonomisinin 2026’da yaklaşık yüzde 3 büyümesini beklediklerini aktaran Wietoska, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde büyüme üzerinde aşağı yönlü risklerin oluşabileceğini ifade etti.
Cari açığın bu yıl GSYH’nin yüzde 3’ü civarında gerçekleşmesini beklediklerini belirten Wietoska, bu seviyenin yönetilebilir olduğunu söyledi. Deutsche Bank’ın 2026 yıl sonu dolar/TL beklentisinin 51 olduğunu da yineledi.
En büyük risk petrol fiyatlarında sert yükseliş
Türk lirasının benzer ülke para birimlerine kıyasla pahalı olduğunu belirten Wietoska, enflasyonun yüzde 25’e ve ardından yüzde 20 seviyelerine gerilemesi için TL’de reel değerlenmenin devam etmesi gerektiğini söyledi.
Carry trade işlem hacminin yaklaşık 50 milyar dolar olduğunu ifade eden Wietoska, yatırımcıların döviz ve değişken faizli tahvilleri tercih ettiğini kaydetti.
Wietoska, Türkiye açısından en büyük riskin Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarının 150-200 dolar seviyelerine yükselmesi olacağını belirtti.