Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak güvensizlik üzerine bina edilen bir uluslararası siyaset anlayışını kabul etmiyoruz. En çetin ihtilaflarda dahi diplomasi için mutlaka bir kapı olduğuna inanıyoruz. Bu noktada barış için tarafları bir araya getirmeye, adil çözümler için arabuluculuk yapmaya ve sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na videolu bir mesaj gönderdi.
Dünyanın çatışmalar ve derin krizlerle sarsıldığı bir dönemde Türkiye'nin barış için diplomasiden asla vazgeçmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, "190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı ne adildir, ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir." diyerek uluslararası topluma mesaj verdi.
Konferansın açılışında katılımcılara hitap eden Erdoğan, "Bu yıl 9'uncusunu gerçekleştirdiğimiz İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Konferansın düzenlenmesinde emeği geçen Dışişleri Bakanlığımızı tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. Asırlardır insanları ve kültürleri buluşturan İstanbul'un bugün diplomasinin merkezlerinden biri haline gelmesinden memnuniyet duyuyorum." ifadelerini kullandı.
Küresel ölçekte yaşanan kırılmalara dikkat çeken Erdoğan, "Küresel ölçekte çatışmaların arttığı, gerilimlerin tırmandığı, uluslararası hukuka ve kurumlara duyulan güvenin sarsıldığı bir dönemden geçiyoruz." tespitinde bulundu.
"Umutların azaldığı anda bile diplomasiden vazgeçmiyoruz"
Türkiye'nin krizler karşısındaki ilkeli duruşunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye olarak böyle bir dönemde tarafların birbirleriyle konuşmadığı, umutların azaldığı zamanlarda dahi diplomasiden asla vazgeçmemeyi kendimize düstur edinmiş durumdayız. Rusya ile Ukrayna arasındaki esir takaslarından Afrika kıtasındaki arabuluculuk çabalarımıza, geniş bir coğrafyada elde ettiğimiz kazanımlarla bugün de barışa giden yolu açmanın gayreti içerisindeyiz." sözleriyle Ankara'nın küresel arabuluculuk rolünü anlattı.
Kısa süre önce gerçekleşen Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nu hatırlatan Erdoğan, uluslararası kurumların çaresizliğini, "Bundan kısa bir süre önce Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nu 'Güveni Yeniden Tesis Etmek' temasıyla gerçekleştirdik, uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklandık. Bugün Filistin'de, Lübnan'da, Sudan'da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletler'e bağlamış olan milyonlarca insan derin bir hayal kırıklığı içindedir." sözleriyle ifade etti.
Mevcut küresel düzenin sürdürülemez olduğunu belirten Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki, 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı ne adildir, ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin barış ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini kaydeden Erdoğan, "Türkiye olarak, güvensizlik üzerine bina edilen bir uluslararası siyaset anlayışını kabul etmiyoruz. En çetin ihtilaflarda dahi diplomasi için mutlaka bir kapı olduğuna inanıyoruz. Mesele, o kapıyı açık tutacak iradeyi, cesareti ve samimiyeti gösterebilmektir. Bu noktada barış için tarafları bir araya getirmeye, adil çözümler için arabuluculuk yapmaya ve sorumluluk üstlenmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Erdoğan konuşmasını, konferansın hayırlara vesile olması temennisinde bulunarak tüm katılımcıları saygıyla selamladığını belirterek tamamladı.