Güney Çin Denizi'ndeki hakimiyet alanını genişletmek isteyen Çin, batık resifleri milyonlarca ton kum ve betonla doldurarak askeri üslerin kurulabileceği yapay adalara dönüştürüyor. PEKİN – Çin, Güney Çin Denizi'nde stratejik ve politik nüfuzunu artırmak amacıyla yürüttüğü yapay ada inşaatlarına devam ediyor. Özellikle yer altı kaynakları bakımından zengin ve uluslararası anlaşmazlıklara konu olan Paracel ve Spratly takımadalarındaki bu faaliyetler, "Kumdan Çin Seddi" olarak adlandırılan devasa bir projeye dönüşmüş durumda. Batık Resiflerden Askeri Üslere Mühendislik açısından zorlu bir süreç gerektiren ada inşası, basit bir dolgu işleminden çok daha fazlasını içeriyor. Çin, bu proje için öncelikle su altında kalmış uygun resifleri tespit ediyor. Ardından, deniz tabanından taranarak çıkarılan milyonlarca ton kum ve çakıl, bu resiflerin üzerine pompalanıyor. Sadece kum yığınlarından ibaret olmayan bu yapılar, üzerlerine havaalanı pistleri, askeri tesisler ve binalar inşa edilebilmesi için kayalar ve betonla güçlendiriliyor. 2013 yılında başlayan proje kapsamında, sadece üç yıl içinde bölgede 3.200 dönümlük yeni bir kara parçası oluşturuldu. Doğaya Karşı Kazanılan "Pahalı" Bir Zafer Yapay adaların inşası teknik bir başarı olarak görülse de, Güney Çin Denizi ekosistemine ağır bedeller ödetiyor. İnşaat sürecinde kullanılan tarama (dredging) yöntemleri, hassas mercan resiflerini parçalıyor ve balık stoklarını yok ediyor. Doğal adaların aksine, insan yapımı bu adalar erozyona ve okyanus şartlarına karşı oldukça savunmasız durumda. Tuzlu suyun betonu ve yapı malzemelerini çürütme etkisi nedeniyle, adaların denize karışıp yok olmaması için sürekli ve maliyetli bir bakım çalışması gerekiyor. Çin, bu yüksek maliyete rağmen bölgedeki askeri varlığını ve egemenlik iddialarını sürdürmek için adaları ayakta tutmaya devam ediyor.