Kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz " dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği kabine toplantısı sona erdi.
Toplantının ardından kameraların karşına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şoklarından biri yaşanmaktadır. Doğal gazdan gübreye birçok girdide fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır.
Ekonomi yönetimimiz bir yandan orta vadeli programımızı açıklarken bir taraftan Meclis'e sunulacak reformlar üzerinde çalışıyor.
Şundan kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce, potansiyele sahiptir. Siyasette güven, yönetimde istikrar olduğu sürece her sorun çözülür, her sıkıntı giderilir.
Türkiye geçmişte demokrasi eksikliğiyle birlikte güven ve istikrar eksikliğini bizzat yaşamış, bunun neye mal olduğunu çok iyi bilen bir ülkedir.
“Terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerinde”
Güven ve istikrar sorununun ülkemize ödettiği bedellerin en başında terör meselesi vardır. Terörün olumsuz etkileri pek çok başlıkta derinden hissedilmiştir.
Partimizin ekonomi işleri başkanlığının yaptığı güncel bir çalışma terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çok net biçimde ortaya koyuyor. Buna göre terörün faturası gayri safi yurt içi hasılada 511 milyar doları, kişi başı gelirde 5 bin 800 doları, ihracatta ise 110 milyar doları buluyor. İstihdamdaki kayıp 2 buçuk milyon kişiye ulaşıyor. Terör kaynaklı kayıplar kamu maliyesi tarafında da çift yönlü baskıya neden olmuştur.
Doğrudan ve dolaylı maliyetleri de dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturası 2,3 trilyon doların üzerindedir.
Terörsüz Türkiye süreci menziline vardığında sadece analar yastığa başlarını rahat koymayacak ülkemiz bu ağır ekonomik faturadan kurtulacaktır. Kazanan 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye olacaktır, millet olacaktır.
İş adamı kadar emekçi kardeşlerimiz de, çiftçilerimiz de, turizmcilerimiz de kazanacak. Türk kadar Kürt de, Arap da, Laz da, Çerkez de kazanacak.
Terör engeli ortadan kalktıtğında Türkiye ekonomisi her alanda yeni bir hikaye yazmaya başlayacak.
"Yanan alanlarda oteller değil fidanlar yükseldi"
İklim krizinin olumsuz etkileri dünyada giderek daha çok hissediliyor. Avrupa'da yılın başından bu yana çıkan orman yangınlarında 292 bin 850 hektar alan yandı. Kayıp geçen yıla göre 2 katı artış gösterdi.
Biz de yakın tarihimizde büyük yangınlar yaşadık. Devlet olarak hızlıca harekete geçtik. Tüm bakanlarımızın sıkı çalışmasıyla yangının yaralarını sardık. Hükümetimiz aleyhine yoğun dezenformasyon kampanyalarına rağmen afet sırasında ne söz verdiysek hepsini tek tek yerine getirdik. Yalan ağzına yuva yapmış birilerinin iddia ettiği gibi yanan alanlara temel atılmadı tohum atıldı, oteller değil fidanlar yükseldi.
Sadece yanan alanları ağaçlandırmakla kalmadık orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi de güçlendirdik.
Yangınların söndürülmesi için 21 uçak, 58 helikopter, 420 arazöz, 142 su tankeri, 76 iş makinesi olmak üzere toplam 929 kara aracı ile 3 bin 210 personelimiz yoğun bir şekilde çalışıyor.
Biz de çalışmaları yakından takip ediyoruz. Yangından etkilenen tüm kardeşlerimize geçmiş olsun diyorum.
Kendi yangınlarımıza müdahale ederken ihtiyaç duyan ülkelere de destek veriyoruz. Şu anda çok şiddetli yangınlarla mücadele eden İspanya ve Fransa'ya ikişer adet yangın söndürme uçağımızı destek amaçlı gönderdik. Başta İspanya ve Fransa olmak üzere Orman yangınlarıyla boğuşan Bütün ülkelere Geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bilhassa Ağustos ve Eylül aylarında çok daha dikkatli olmamız gerekiyor. Biz bütün ekiplerimiz ve imkanlarımızla teyakkuzda olmayı sürdüreceğiz.
Vatandaşlarımızın da hassasiyetlerini korumalarını istirham ediyor. Şu hususlara 86 milyon olarak hepimiz lütfen dikkat edelim. Açık alanlarda ateş yakmayalım. Ormanlara cam, izmarit gibi yanıcı maddeler atmayalım. Toprağımıza da zarar veren anız yakma işinden artık vazgeçelim. Girişleri yasak olan ormanlık alanlara girmeyelim. Bir duman gördüğümüzde hemen 112'yi arayalım. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım. Orman yangınlarıyla mücadele eden bütün ekiplerimize tekrar başarılar diliyor. Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Bu düşüncelerle kabine toplantımızda aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyor. Sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.”