'Ebrar sitesi G blok davası'nda gerekçeli karar açıklandı, kamu görevlilerine verilen cezalar iyi hal indirimiyle düşürüldü
Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde 124 kişinin yaşamını yitirdiği Ebrar Sitesi G Blok davasına ilişkin hazırladığı gerekçeli kararda, sanıklara verilen cezaların hukuki dayanaklarını detaylandırdı. Dönemin belediye görevlilerine verilen hapis cezalarında iyi hal indirimi uygulanırken, müteahhit Tevfik Tepebaşı hakkında pişmanlık gözlemlenmediği gerekçesiyle herhangi bir indirim yapılmadığı belirtildi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin simgelerinden biri haline gelen Ebrar Sitesi'nde, felaketin ilk saniyelerinde 18 bloğun yıkılması sonucu 1480 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. G Blok'un yıkılmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, binanın inşasından sorumlu tutulan müteahhitler, kooperatif üyeleri ve kamu görevlileri hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı.
Sanık savunmaları ve mahkemenin kusur değerlendirmesi
Mahkeme heyeti tarafından hazırlanan 53 sayfalık gerekçeli kararda, yapı ruhsatında fiili müteahhidin belirtilmemesine rağmen deliller ışığında Tevfik Tepebaşı'nın üretim sürecinde asıl sorumlu olduğu vurgulandı. Kararda, "sanık Tepebaşı'nın binada fiili ve aktif bir rolünün olmadığına yönelik savunmalarının hayatın olağan akışına, genel hayat tecrübelerine ve mantık kurallarına aykırı olduğu; samimi görülmediği, 'kurgusal' addedildiği ve muhteviyatı itibariyle de sarahaten 'tevilli ikrar' vasfında olduğu gerekçesiyle bu savunmalara hukuken ve vicdanen itibar edilmediği" ifade edildi.
Müteahhit Tevfik Tepebaşı'na 17 yıl 4 ay hapis cezası verilirken, sanığın geçmişi ve yargılama sürecindeki tutumu nedeniyle cezasında indirim yapılmadı. Mahkeme bu durumu şu sözlerle gerekçelendirdi:
"UYAP sisteminden yapılan sorgulamada sanık hakkında aynı suç tipine yönelik birden fazla soruşturma ve kovuşturma dosyalarının varlığı, olayın vahameti ve meydana gelen zarar, yargılama sürecinde atılı suçu işlemekten ötürü samimi ve ciddi bir pişmanlığının müşahede ve tespit edilmemesi, cezanın caydırıcı olması gereken etkisi, takdiri indirim maddesinin her olayda uygulanan madde olmayıp, dosya kapsamına göre koşulları mahkeme heyetince oluştuğu kanaatine varıldığı takdirde uygulanan yasa maddesi olması karşısında, heyetçe uygulama koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir."
Kamu görevlilerine yönelik ceza ve indirim kararları
Bilirkişi raporları doğrultusunda dönemin Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu ile İmar İşleri Müdür Yardımcısı Hacı Mehmet Güner'in onay ve kontrol süreçlerindeki eksiklikleri nedeniyle "tali kusurlu" oldukları saptandı. Mahkeme, sanıkların sabıkasız geçmişlerini ve yargılama sürecindeki davranışlarını göz önünde bulundurarak 8'er yıllık hapis cezalarını 6 yıl 8'er aya indirdi.
Dava kapsamında yargılanan diğer sanıklar hakkında ise şu kararlar verildi:
| Sanık Adı | Görevi / Sıfatı | Karar |
|---|---|---|
| Tevfik Tepebaşı | Müteahhit | 17 Yıl 4 Ay Hapis |
| Fahri Yiğitoğlu | İmar İşleri Müdürü | 6 Yıl 8 Ay Hapis |
| Hacı Mehmet Güner | İmar İşleri Müdür Yardımcısı | 6 Yıl 8 Ay Hapis |
| Çetin Kurt ve Diğer Kooperatif Üyeleri | Kooperatif Yönetim Kurulu | Beraat |
| Atilla Öz | Sanık | Beraat |
| Zeynel Abidin Şerefoğlu ve Diğer Kamu Görevlileri | Kamu Görevlisi | Beraat |
| Ahmet Doğan ve Mustafa Timurbanga | Sanık | Dosyaları Tefrik Edildi |
Beraat kararlarının hukuki dayanakları
Kooperatif yönetim kurulu üyeleri olan Çetin Kurt, Tamer Kurtalan, Metin Kazancı, Ercüment Işık, Ahmet Paçacı ve Ahmet Tevfik Bertizlioğlu'nun beraat gerekçesinde ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine atıf yapıldı. Söz konusu isimlerin sadece bu sıfata sahip olmalarının suçun oluşması için yeterli olmadığı, yapının yıkılmasına neden olacak somut bir kusurlarının tespit edilemediği açıklandı.
Diğer kamu görevlisi sanıklar Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hülya Çelik, Fatih Diş ve Osman Yaşar Dağıstanlı hakkında ise yapım sürecinde yıkıma neden olacak icrai veya ihmali bir davranışlarının bulunmadığı, kast veya taksirlerinin saptanmadığı belirtilerek beraat hükmü kuruldu. Firari durumdaki sanıklar Ahmet Doğan ve Mustafa Timurbanga hakkındaki yakalama kararlarının infaz edilememesi sebebiyle bu isimlerin dosyaları ana davadan ayrıldı.