Fındık devlerine rekabet incelemesi başlatıldı

Okuma Süresi: 5 Dakika
Fındık devlerine rekabet incelemesi başlatıldı
Doviz.com
18 Eylül 2026 14:40

Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu, TMO’nun 250 liralık alım fiyatına karşın serbest piyasada 170-180 lira seviyesinde oluşan fındık fiyatlarını incelemeye aldı.

Fındıkta Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile serbest piyasa arasındaki fiyat farkı, Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu’nun incelemesiyle yeniden gündeme geldi.

Ekonomi Gazetesi'nden Veysel Ağdar'ın aktardığına göre üretici temsilcileri ve bölge siyasilerinin çağrıları sonrasında Bakanlık ve Rekabet Kurumu müfettişleri sahada inceleme başlattı.

Altınordu Ziraat Odası Başkanı Atakan Akça, fındıkta serbest piyasa fiyatlarının TMO’nun açıkladığı alım fiyatının oldukça altında kalmasına daha önce tepki gösterdiklerini ve Ticaret Bakanlığı ile Rekabet Kurumu’nu göreve çağırdıklarını hatırlattı.

Akça, müfettişlerin sahada inceleme yaptığını, Ziraat Odası’ndan da rapor hazırlanmasının istendiğini belirterek, hazırladıkları raporu çözüm önerileriyle birlikte müfettişlere gönderdiklerini söyledi.

“İnceleme ihracat fiyatından başlamalı”

İncelemenin nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda değerlendirmelerde bulunan Akça, araştırmanın üretici satış fiyatlarından değil, ihracat rakamlarından başlatılması gerektiğini savundu.

Akça, “Ben bu inceleme yapılacaksa önce ihracat rakamlarından başlanarak aşağı doğru gelmesini temenni ederim. Yurt dışına ne kadar, kaç liradan satıldı? Hangi firma sattı, nereden aldı? Aşağı doğru gelerek incelenirse sıkıntının çok daha net ortaya çıkması sağlanır” dedi.

Yaş sebze ve meyve piyasasında yürütülen son soruşturmada ortaya çıktığını belirttiği fatura zincirine de dikkat çeken Akça, benzer bir durumun fındıkta yaşanmaması için incelemenin doğru noktadan başlatılması gerektiğini ifade etti.

Akça, “Sebze ve meyvede üreticiden alınan ürünün birinci, ikinci ve üçüncü aracı üzerinden faturalandırıldığı, maliyetlerin satışa kadar yüksek gösterildiği bir yapı gördük. Fındıkta da aynı sıkıntının yaşanabileceğini düşünüyorum. Fındığın doğrudan tüccarda veya manavda incelenmesinden başlanmamalı. İhracat rakamlarından başlanmalı, aşağıya doğru inilerek inceleme yapılmalı” diye konuştu.

“Depolardaki stoklar da kontrol edilmeli”

İncelemenin yalnızca ticari defterlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Akça, tüccar, sanayici ve diğer işletmelerin depolarındaki fiziki stokların da kontrol edilmesini istedi.

Üreticiden çıkan fındığın tüccar, manav ve sanayicilerin depolarına girdiğini belirten Akça, “Kağıt üzerinde inceleme yapılırsa sonuçlara ulaşmak zorlaşır. Depolarda ne kadar stok var, hangi firmanın deposunda ne kadar fındık bulunuyor, farklı bir yerde deposu var mı? Bunların tamamının incelenmesi gerekiyor” dedi.

Akça, incelemenin yalnızca işletmelerin ticari faaliyet gösterdiği adreslerde yapılmasının yeterli olmayacağını belirterek, firmaların farklı lokasyonlardaki depolarının da kapsamlı biçimde kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.

“İhracat fiyatları resmi kayıtlarda”

İhracat fiyatlarının resmi kayıtlardan takip edilebileceğini ifade eden Akça, ihracatçıların yurt dışına gerçekleştirdiği satışlara ilişkin verilere ihracatçı birlikleri, borsalar ve kamu kayıtları üzerinden ulaşılabileceğini söyledi.

Akça, ihracat işlemlerinde ürün karşılığında döviz girdisi bulunduğuna dikkat çekerek, “İhracatçının yurt dışına fındığı kaç liraya ihraç ettiğini biliyorsunuz. Bunlar devletin resmi kayıtlarında var. Dolayısıyla buradan başlanarak inceleme yapılmasının çok daha doğru olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“İlk büyük ihracatçılar incelenmeli”

İncelemenin öncelikle yüksek miktarda fındık ihracatı gerçekleştiren firmalar üzerinden yürütülmesinin daha hızlı sonuç verebileceğini belirten Akça, özellikle Ferrero ve Türkiye’nin önde gelen ihracatçı firmalarının mercek altına alınmasını önerdi.

Akça, “Ferrero’nun veya ilk 100’de, ilk 500’de yer alan ihracatçı firmaların denetime alınması halinde diğer sonuçlara ulaşmak çok daha kolay olacaktır. Türkiye’de en fazla 10-12 firmanın çok detaylı incelenmesiyle problemin nereden kaynaklandığı analiz edilebilir” dedi.

“TMO fiyatının altında oluşan piyasa sorgulanmalı”

Serbest piyasadaki incelemenin fiyatlar üzerinde etkisinin olup olmayacağı konusunda da değerlendirmede bulunan Akça, TMO’nun 250 liralık alım fiyatının altında oluşan piyasa fiyatlarının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Akça, “Hükümet 250 lira Levant kalite için fiyat açıklıyor. Bu taban fiyat, yani en düşük olması gereken fiyat. Ancak taban fiyat olarak açıklanan fiyatın bile neredeyse yüzde 30-40 altında bir fiyat oluşuyor. Dolayısıyla burada olaya müdahale edilmesi ve bunun nedeninin sorulması lazım” ifadelerini kullandı.

FİSKOBİRLİK için yeniden yapılandırma çağrısı

Akça, FİSKOBİRLİK’in üretici lehine daha etkin bir piyasa aktörü haline gelmesi gerektiğini savunarak kurumun yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.

FİSKOBİRLİK’in üretici kooperatifi niteliğine rağmen serbest piyasa koşullarında faaliyet gösterdiğini belirten Akça, kurumun mevcut yapısının üreticiye yeterli katkıyı sağlayamadığını ifade etti.

Akça, “FİSKOBİRLİK artık işlevini yitirmiş. Yeniden düzenlenip üreticiye hizmet edecek bir kurum haline dönüştürülmesi elzem olmuştur. TMO sadece fındık alımıyla ilgili hamle yapan ve üreticinin yanında garanti olarak duran bir kuruluş. FİSKOBİRLİK ise hem marka değeri hem üreticinin birliği olması açısından yeniden yapılandırılmalı” dedi.

TMO’ya 60 bin tona yakın fındık girdi

TMO’nun fındık alımlarına ilişkin de bilgi veren Akça, yaklaşık 210 bin tonluk randevu alındığını, 80-100 bin civarında üreticinin randevu oluşturduğunu ve TMO depolarına yaklaşık 60 bin ton fındık girdiğini söyledi.

Alımların başlamasının üzerinden yaklaşık 20-24 gün geçtiğini belirten Akça, TMO’nun günlük ortalama 1.500 ton civarında fındık alımı gerçekleştirdiğini ifade etti.

Bazı ilçelerde TMO kotası artırıldı

TMO’nun alım kotalarının resmi rekolte rakamları üzerinden belirlendiğini anlatan Akça, bazı ilçelerde üreticilerden gelen talepler üzerine kota artışına gidildiğini söyledi.

Akça, Altınordu’da daha önce 76 kilogram olarak belirlenen kotanın 100 kilograma, Ulubey’de ise 102 kilogramdan 123 kilograma çıkarıldığını belirtti. Verimi yüksek ilçelerde kotaların yetersiz kaldığı yönündeki taleplerin ardından, rekolte tespitinde 100 kilogramın üzerinde verim belirlenen ilçelerde kotanın yüzde 30 artırıldığını kaydeden Akça, “100 kiloya 130 kilo verme imkanı getirildi. Bu da iyi bir gelişme” dedi.

“Üretici ürününü TMO’ya teslim etmeye yöneliyor”

Serbest piyasada fiyatların düşük seyretmesi nedeniyle üreticinin ürününü zararına satmak durumunda kaldığını savunan Akça, üreticilerin TMO’ya yöneldiğini belirtti.

Akça, “Üretici bir hamle yaptı. Şu ana kadar 200 bin tonu aşkın randevu alarak ürününü TMO’ya teslim etme yolunu deniyor” dedi. Yoğun talep nedeniyle TMO’dan ek depo ve ekip oluşturulmasını talep ettiklerini belirten Akça, TMO’nun ekip sayısını 80’e çıkardığını ve talebin devam etmesi halinde bu sayının 100’e kadar yükseltileceğinin kendilerine iletildiğini söyledi.

Yorum yaz...
Yorumlar yükleniyor…