Fitch Ratings tarafından yapılan son değerlendirmede Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının etkilerinin beklendiği kadar yüksek olmayacağı ve çatışmaların bir aydan kısa sürecebileceği belirtildi. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması durumunda Orta Doğu’daki egemen devletlerin bu durumdan farklı derecelerde etkileneceğini ancak mevcut kredi notlarının bu baskıyı yönetebilecek düzeyde olduğunu duyurdu. Kuruluşun hazırladığı senaryo, olası bir savaşın bir aydan kısa süreceği ve enerji üretim ile nakil altyapısında büyük ölçekli bir tahribat oluşmayacağı öngörüsü üzerine kuruldu. Körfez ülkelerinin ihracat bağımlılığı ve gelir kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri ile Irak, Umman hariç tutulduğunda hidrokarbon ihracatlarının çok büyük bir kısmını Hürmüz Boğazı güzergahı üzerinden gerçekleştiriyor. Bahreyn, Irak, Kuveyt ve Katar'ın toplam ihracat rakamlarının %87 ile %95 arasındaki bölümü bu stratejik su yoluna bağlı durumda bulunuyor. Güncel durumda Irak ve Katar üretimlerinin önemli bir kısmını durdurmuşken, Fitch tarafından yapılan hesaplamalar boğazın kapalı kaldığı her hafta bu dört ülkenin hidrokarbon gelirlerinde GSYH’nin yaklaşık %0,4’ü oranında bir azalma yaşanacağını ortaya koyuyor. Alternatif güzergahlar ve stratejik avantajlar Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı’nı baypas edebilecek gelişmiş bir ulaşım altyapısına sahip olmalarıyla diğer ülkelerden ayrışıyor. Abu Dabi’nin sahip olduğu Fujairah limanı ve boru hattı günlük 1,5 milyon varil kapasite sunarak, GSYH’nin haftalık %0,15’ine karşılık gelen olası kaybı sınırlı seviyede tutuyor. Suudi Arabistan’ın doğu-batı hattı günlük 7 milyon varil kapasiteye ulaşabilirken, Umman ihracat rotasının boğazdan geçmemesi sayesinde yükselen petrol fiyatlarından ekonomik fayda sağlayan taraf konumunda yer alıyor. [news_id:816132]