Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim küresel gıda güvenliğini tehdit ederken tanker trafiği sadece birkaç gün içerisinde yüzde 90 oranında azalma gösterdi. FAO tarafından yayımlanan veriler bölgedeki aksaklıkların sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda gübre tedarik zinciri üzerinden dünya genelindeki tarımsal üretimi de sekteye uğratabileceğini ortaya koydu. Birleşmiş Milletler (BM) günlük basın brifinginde açıklamalarda bulunan FAO Başekonomisti Máximo Torero, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin küresel emtia akışı üzerindeki yıkıcı etkilerini paylaştı. Boğazdaki tanker trafiğinin çok kısa bir sürede yüzde 90’dan fazla azaldığını vurgulayan Torero, mevcut durumun sadece bir enerji krizi değil, küresel ölçekte bir gıda güvenliği felaketini tetikleyebileceğini ifade etti. Küresel ticaretin can damarında yaşanan aksaklıklar Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaretin şah damarı olduğunu hatırlatan Torero, bölgeden günde yaklaşık 20 milyon varil petrol, dünyanın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihtiyacının beşte biri ve uluslararası ticareti yapılan gübrelerin yüzde 30’unun geçtiğini belirtti. Krizin tarımsal üretimdeki kritik rolüne dikkat çeken Başekonomist şu ifadeleri kullandı: "Körfez bölgesi, fosfat kayasının işlenmesinde kullanılan kükürt ticaretinin yaklaşık yarısını elinde tutuyor. Kükürt tedarikindeki aksamalar, küresel fosfatlı gübre üretimini parçalama riski taşıyor. Bu, gıda sistemlerini temelinden sarsan sistematik bir şoktur." Krizden en fazla zarar görecek ülkeler Krizden en çok zarar görmesi beklenen ülkeler arasında hasat dönemindeki Sri Lanka, kritik üretim aşamasındaki Bangladeş ve gübre üretimi aksayan Hindistan yer aldı. Mısır ve Sudan gibi ithalat bağımlısı ülkelerin yanı sıra, Sahra Altı Afrika'da Somali, Kenya ve Tanzanya'nın gıda güvenliğinin ciddi tehdit altında bulunduğu açıklandı. Başekonomist Torero, krizin derinleşmesini önlemek için kısa vadede alternatif ticaret koridorlarının kurulması ve ithalata bağımlı ülkelere acil finansal destek sağlanması gerektiğini belirtti. [news_id:837908]