Yılın ilk çeyreğinde jeopolitik gelişmelerin tüketici talebini belirgin şekilde yavaşlattığına dikkat çeken sektör temsilcileri, bu dönemde ilginin ekonomik ve yakıt verimliliği yüksek modellere kaydığını açıkladı. Yılın ilk çeyreğinin tamamlanmasıyla birlikte ikinci el araç piyasasındaki dinamikler de daha net bir şekilde ortaya çıkmaya başladı. VavaCars tarafından hazırlanan rapor, 2026 yılının ilk çeyreğinde C segmenti araçların tüketicinin en fazla tercih ettiği modeller olduğunu gösterdi. İlgili rapora göre otomobi talebinin azaldığı yılın ilk çeyreğinde C segmenti otomobil satışları 2025’in aynı dönemine göre yüzde 9,2’lik artış kaydetti. İkinci el otomobil pazarının lideri C segmentinde, en çok satılan otomobiller ise Fiat Egea, Renault Megane ve Toyota Corolla oldu. B segmentinin öne çıkan marka modelleri arasında ise en çok Renault Clio, Hyundai i20 ve Volkswagen Polo modelleri yer aldı. Volkswagen Passat’ın zirvede yer aldığı D segmentinde ise BMW 320 ve Skoda Superb gibi modeller pazardan en yüksek payı aldı. "Yakıt verimliliği yüksek modellere ilgi arttı" İkinci el otomobil piyasasındaki dinamikleri değerlendiren VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, "İkinci el otomobil pazarında son dönemde ekonomik ve yakıt verimliliği yüksek modellere yönelimin arttığını görüyoruz. Geniş iç hacmi, aile kullanımına uygunluğu ve farklı ihtiyaçlara hitap eden çok yönlü yapısıyla C segmenti araçlar hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar açısından öne çıkıyor. Bunun yanında, gelişen teknolojiyle birlikte artan donanım seviyeleri de bu segmentin tercih edilirliğini destekleyen önemli bir unsur oluyor" diye konuştu. “Otomobiller yeniden ulaşım ürününe dönüşüyor” İkinci el pazarında satış hızının belirgin biçimde yavaşladığını belirten Otomerkezi CEO’su Muhammed Ali Karakaş ise, "Yüksek faiz oranları ve taşıt kredilerine erişimdeki kısıtlamalar ve savaş atmosferi, tüketici talebini adeta bıçak gibi kesti. Satış hızının yani stok devir süresinin düşmesi, özellikle krediyle dönen işletmelerin finansman maliyetlerini karşılamasını neredeyse imkânsız hale getiriyor" dedi. Sadece satışların azalmasının değil, elde tutulan stokun da her geçen gün daha yüksek bir maliyet ürettiğini belirten Karakaş, "Türkiye’de otomobil son birkaç yılda asli işlevinin ötesine taşındı ve önemli ölçüde spekülatif bir yatırım aracına dönüşmüştü. Şimdi ise pazar yeniden otomobilin gerçek kimliğine, yani bir ulaşım ve tüketim ürününe dönüyor. Ancak bu dönüşüm oldukça sancılı geçiyor" ifadelerini kullandı. [news_id:848945]