Son 3-4 yıldır yalnızca enflasyonu düşürmeye odaklanan programı eleştiren İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, “Enflasyon uğruna biz Türkiye sanayisini feda ediyoruz.” dedi.
Türk moda endüstrisinin küresel ölçekteki önemli organizasyonlarından İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı IFCO’nun 5. Yılında 10’uncusu, sanayicilerin OVP öncesi ekonomi yönetimine yönelik kritik uyarılarına sahne oldu.
Açılışta konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, OVP’nin açıklanmasına artık haftalar, hatta günler kaldığını belirterek, Türkiye sanayisinin yeni programda çok daha farklı bir bakış açısı istediğini söyledi. Son 3-4 yıldır yalnızca enflasyonu düşürmeye odaklanan program anlayışının Türkiye’yi getirdiği noktanın ortada olduğunu belirten Bahçıvan, “Enflasyon uğruna biz Türkiye sanayisini feda ediyoruz” dedi.
"Artık bıçak kemiğe dayandı"
Sanayinin kolay oluşmadığını, üretim kapasitesi, ihracat gücü ve istihdamın yıllar içerisinde büyük emeklerle yaratıldığını vurgulayan Bahçıvan, sanayinin enfl asyonla mücadelede üzerine düşenden fazlasını yaptığını savundu. Mal enfl asyonunun yıllık yüzde 16,7 seviyesine gerilediğine dikkat çeken Bahçıvan, buna karşın sanayinin yüzde 32-33 seviyesindeki genel enfl asyonun bedelini yüksek faiz ve finansman maliyetleriyle fazlasıyla ödediğini söyledi. “Finansmana en fazla ihtiyaç duyan sektör sanayi. Çünkü yatırım kredisine de işletme sermayesine de ihtiyacı var” diyen Bahçıvan, sanayi ve ihracatçının kendisinden kaynaklanmayan enfl asyonun bedelini ödediğini belirtti. Ekonomi yönetimine seslenen Bahçıvan, “Türkiye sanayisi ve ihracatçısı artık bu boyutu bir kez enflasyon önleme ilacında artık dayanma gücünü kaybetmiş durumda” ifadelerini kullandı.
Bahçıvan’ın mesajının en dikkat çekici bölümü ise “Artık bıçak kemiğe dayandı. Bunun daha fazla sürdürebilecek bir gücü ve dönemi kalmadı” sözleri oldu. Sanayiye verilecek katkıların mevcut enflasyon ortamında dahi ekonomiye olumlu etki sağlayacağını belirten Bahçıvan, üretim ve ihracat gücünün korunması halinde Türkiye’nin çok daha büyük katkılar sağlayabileceğini söyledi.
"Kur-enflasyon makası yüzde 10’u aştı"
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç de ihracatçının uzun süredir gündeminde olan enfl asyon ile döviz kuru arasındaki makasa dikkat çekti. 2026’nın yalnızca ilk 7 ayında yüzde 10’un üzerinde ilave bir makas oluştuğunu belirten Avdagiç, bunun ihracatçı üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Kurun yalnızca ihracatçıyı değil, Türkiye’nin turizm ve alışveriş performansını da etkilediğini dile getiren Avdagiç, yabancıların Türkiye’de yaptığı kredi kartı harcamalarının azalırken Türk vatandaşlarının yurt dışındaki kartlı harcamalarının arttığını belirtti. Türkiye pahalı algısının giderek güçlenmesinin tehlikeli olduğunu söyleyen Avdagiç, bunun uzun vadede hem mal ticaretini hem de turizmi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Avdagiç, OVP’de enflasyonla mücadelenin yalnızca döviz kuru baskılanarak yürütülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “3 sene boyunca bunun çok ciddi faturasını ödedik, ödemeye devam ediyoruz” dedi. Avdagiç, Türkiye’nin ihracatını artırması ve ithalatı kontrol altına alması için daha dengeli bir yaklaşım beklediklerini ifade etti.
"İhracatta yüzde 2-4 artış bize yetmez"
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ise Türkiye’nin 278 milyar dolara yaklaşan ihracatının yeterli olmadığını belirterek, “Tek rakamlı artışlar, yüzde 2 ile yüzde 4 arasında bizlere yetmez” mesajı verdi. Hazır giyimde sorunların diğer sektörlere göre daha ağır olduğunu ancak problemin artık yalnızca hazır giyim veya sanayi meselesi olmaktan çıktığını belirten Gültepe, “Bu problem Türkiye’nin problemi” dedi. Yeni OVP’de sanayiye daha farklı desteklerin gelmesi gerektiğini söyleyen Gültepe, Türkiye’nin büyümesinin en az yarısının ihracat ve üretimden gelmesi gerektiğini vurguladı. “Üreten ülkeler geleceğini refah altına alan ve çok daha sağlam temeller altında duran ülkelerdir” diyen Gültepe, Türkiye’nin üretimle büyütülmesi gerektiğini ifade etti. 2026’nın son iki çeyreğinde üretimin ve ihracatın daha güçlü büyümesini beklediklerini belirten Gültepe, hedeflerinin yüzde 5’in üzerinde büyüyen bir ihracat performansı olduğunu söyledi.
"Hazır giyim gibi 7 sektör daha olsa cari açık olmaz"
IFCO’nun ev sahibi İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan da sektörün taleplerini ekonomi yönetimine iletti. Hazır giyim sektörünün 2025’i 16,8 milyar dolarlık ihracatla kapattığını belirten Paşahan, son 3 yıldır ihracatta daralma yaşanmasına rağmen sektörün geçen yıl 12,5 milyar dolarlık cari fazla verdiğini söyledi. “Hazır giyim gibi 7 tane sektör daha olsaydı 2025 yılında cari açığı olmayacaktı” diyen Paşahan, sektörün istihdam, ihracat ve katma değer açısından stratejik konumuna dikkat çekti. Paşahan, sektörün yeniden ayağa kaldırılması için 3 bin 500 TL istihdam desteği, 1.270 TL asgari ücret desteği ve hazır giyime yüzde 10 döviz dönüşüm desteği verilmesini istedi. Yatırım kredilerinin yüzde 15’in altında kullandırılması, tekstil ve hazır giyim fi rmalarının 3 yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılması ve süresi dolan teşvik belgelerinin 10 yıl daha uzatılması talepler arasında yer aldı. Paşahan ayrıca teşvikli yatırımlarda asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret alan çalışanların SGK primlerinin tam teşvik kapsamına alınmasını, emekli çalışanların SGK prim teşviklerinin kaldırılmasını ve teşvik bölgelerine taşınan yatırımlarda ikinci el makinelerin de teşvik kapsamına dahil edilmesini istedi. Yeşil ve dijital dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Paşahan, sektör için yüzde 40 hibe ve yüzde 60 düşük maliyetli kredi modeli önerdi. “2030’a geldiğimizde bu sektörü hep birlikte upgrade edelim” diyen Paşahan, sektörün geçmişte olduğu gibi verilen desteğin karşılığını Türkiye ekonomisine fazlasıyla vereceğini söyledi. Paşahan ayrıca sektörün sürekli kötülenmesinden ve karamsar bir tablo çizilmesinden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.