İTB Başkanı Kestelli: Üreticilerin çıkış yolu organik tarım

Okuma Süresi: 3 Dakika
İTB Başkanı Kestelli: Üreticilerin çıkış yolu organik tarım
Doviz.com
31 Mart 2026 11:48

İzmir Ticaret Borsası mart ayı meclis toplantısında tarım sektöründeki daralma ve stratejik riskler ele alındı. Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli tarafından açıklanan verilerde, milli gelirden alınan payın tarihi en düşük seviyeye gerilediği ve gıda arz güvenliğinin önem kazandığı ifade edildi.

İzmir Ticaret Borsası (İTB) mart ayı meclis toplantısında konuşan İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Türkiye ekonomisi genel bir büyüme ivmesi yakalarken tarım sektörünün yüzde 8,8 oranında küçüldüğüne dikkat çekti.

Sektörün milli gelirden aldığı payın 1998 yılında yüzde 12,8 seviyesindeyken günümüzde yüzde 5,2 ile tarihi dip noktasına ulaştığı kaydedildi.

Tarım sektöründe tarihsel daralma ve büyüme verileri

2025 yılında büyümenin ağırlıklı olarak iç tüketim, hizmetler ve inşaat sektörü kaynaklı gerçekleştiği bilgisini paylaşan Kestelli, en vahim gelişmenin tarım sektöründeki düşüş olduğunu vurguladı.

Sektörel verileri detaylandıran Kestelli, “2025 yılında tarım sektörü yaklaşık yüzde 8,8 oranında küçüldü. Tarım sektörü küçülmekle de kalmadı. Sektörün gayri safi yurt içi hasıladan aldığı pay da tarihin en düşük seviyesine geriledi. Tarımın milli gelirden aldığı pay 1998 yılında yüzde 12,8’di. 2001 krizi sonrası yüzde 8,8’e geriledi. 2002’de yüzde 10,2’yi gördükten sonra adım adım küçülmeye başladı. Bugün itibariyle ise yüzde 5,2 ile tarihi dip seviyesinde” ifadelerini kullandı.

Gıda arz güvenliği ve yapısal sorunlar

Üretimdeki küçülmenin gıda fiyatları, enflasyon, ithalat ve kırsal gelirler üzerindeki doğrudan etkilerine değinen Kestelli, tarımsal verimliliğin kritik önemine vurgu yaptı.

Kestelli, “Unutmayalım ki tarım küçüldüğünde arz azalır, arz azaldığında fiyatlar yükselir. Bu nedenle son yıllarda gıda fiyatlarında yaşanan artışları sadece enflasyonla değil, tarımsal üretimdeki yapısal sorunlarla birlikte değerlendirilmeli. Önümüzdeki dönemde Türkiye ekonomisi açısından en kritik konulardan biri tarımda verimlilik artışı olacak. Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor ancak tarım sektörü küçülüyor. Bu durum, tarımın ve gıda arz güvenliğinin önümüzdeki yıllarda çok daha stratejik bir sektör haline geleceğini gösteriyor. Bu nedenle tarımı artık sadece bir üretim sektörü olarak değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve stratejik bir alan olarak değerlendirmek ve daha dayanıklı hale getirmeliyiz” değerlendirmesinde bulundu.

Jeopolitik gerilimler ve organik tarımın önemi

Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların enerji maliyetleri üzerinden tarımsal girdi fiyatlarını artırdığını ve lojistik süreçleri zorlaştırdığını belirten Kestelli, organik tarımın üreticiler için bir çıkış yolu sunduğunu kaydetti.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamlelerinin bölge genelinde ekonomik bedellere yol açtığını ifade eden Kestelli, şu sözleri paylaştı:

“Tarımsal üretimi destekleyen, dayanıklılığı artıran ve yerel sistemleri güçlendiren bir yaklaşım geliştirmek mecburiyetindeyiz. Üreticiler açısından geliri artırıcı yöntemlerin başında organik tarım yer alıyor. 2024 yılı itibarıyla, organik tarım alanları dünya genelinde önemli bir büyüme gösterdi. Gelecek dönemde, organik tarımın daha fazla desteklenmesi ve yaygınlaştırılması hepimizin ortak hedefi olmalı. Organik tarım üreticilerimizin umut ışığı. Tüm olup bitenlerin bizi negatif dönüştürmesine izin vermemek için her alanda dayanıklı bir düzen inşa edilmesi gerekiyor. Bu alanların başında tarım sektörünün geliyor.”

İLGİLİ HABER Borsa Meydanı'nda gıda sektörü masaya yatırıldı İstanbul Ticaret Borsasının (İSTİB) düzenlediği "Borsa Meydanı'nda Sektörler Konuşuyor" toplantısında, savaşın ardından gıda sektörünün durumu masaya yatırıldı.
REKLAMI KAPAT X