Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, ABD ve İsrail ile İran arasındaki gerilimin küresel ekonomi üzerindeki olası etkilerini değerlendirerek çatışmanın tırmanma ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı. Trump ve Netanyahu'nun bir zafer elde etmek amacıyla risk alabileceğini belirten Roubini, bu durumun enerji piyasaları ve merkez bankalarının faiz kararları üzerinde belirleyici bir rol oynayacağını ifade etti. Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, ABD Başkanı Donald Trump'ın geri adım atıp ekonomi ve uluslararası düzende daha kötü sonuçlara yol açma riskini göze almaktansa, bir zafer elde etmek için İran'daki çatışmayı tırmandırma olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti. Eski Beyaz Saray ekonomisti, İtalya’nın Como Gölü kıyısında düzenlenen ve ekonomistlerle iş dünyası liderlerinin katıldığı toplantıda verdiği röportajda, "Temel senaryom, çatışmanın tırmanma olasılığının yüzde 50’nin üzerinde olduğu yönünde. Tırmanma ve kaybetme olasılığı, tırmanma ve kazanma olasılığından daha düşük, ancak bu yine de alınması gereken büyük bir risk" dedi. İran ile yaşanacak gerilimin piyasalar üzerindeki stratejik etkileri 2008 küresel finans krizinin önemli anlarında felaket senaryoları içeren uyarılarıyla gündeme gelen Roubini, Cernobbio'daki Ambrosetti çalıştayında, "ABD ve İsrail'in gerilimi tırmandırması durumunda rejimin çökmesi daha olası ve bu nedenle kısa vadede petrol fiyatları yükselse bile orta vadede daha iyi bir sonuç elde edilir. Bu nedenle Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun gerilimi tırmandırıp kazanmaya çalışmak için bir motivasyonu var" ifadelerini kullandı. Savaşın devam etmesinin küresel ekonomiye zarar vereceği konusunda uyarıda bulunan ekonomist, ABD ve İsrail’in gerilimi tırmandırması durumunda “İran’ın petrol tesislerine daha da fazla saldırması ve 70’lerdeki gibi bir duruma düşülmesi” gibi kuyruk riski olduğunu belirtti. "Savaş yarın bitse bile, petrol fiyatları eski seviyelerine dönmeyecek" diyen Roubini, yüzde 10 ila yüzde 15'lik artışın "trajik olmayacağını" da kaydetti. Merkez bankalarının faiz politikaları ve yeni yönetim süreci Para politikası üzerindeki etkisiyle ilgili bir soruya yanıt veren Roubini, Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) “Nisan ayında ve belki de Haziran ayında” faiz oranlarını yükseltmek zorunda kalacağını ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) da aynı yolu izleyeceğini söyledi. Fed’in zor bir durumda kalabileceğini belirten Roubini, enflasyon beklentilerinin kontrolsüz hale gelme riskini önlemek için karar alıcıların faiz artırımına gitmek zorunda kalabileceğini söyledi. "2022'de Fed, faiz oranlarını yükseltmekte gecikince itibarını neredeyse yitirdi" diyen Roubini, Mayıs ayında Jerome Powell'ın yerine Kevin Warsh'ın geçecek olmasıyla birlikte yönetimdeki değişikliğe dikkat çekti. Roubini, "Yeni Fed başkanı, görev süresinin başında itibarını zedeleyemez ve faizleri artırmaktan başka seçeneği olmayabilir" dedi.