Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan 16 maddelik Mekke Ortak Savunma Anlaşması, TBMM Dışişleri Komisyonunda oy çokluğuyla kabul edildi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın uygun bulunduğuna ilişkin Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un imzasını taşıyan yasa teklifi, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşüldü.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.
Orta Doğu'da ortak savunma kalkanı
Komisyonun açılışında konuşan Fuat Oktay, Orta Doğu'daki gelişmeler, Rusya-Ukrayna savaşı, Kafkaslar, Balkanlar ve Kuzey Afrika'daki hassasiyetlerin bölgesel güvenliği doğrudan etkilediğini belirtti.
Türkiye'nin krizlerin çözümünde diplomasiye öncelik verdiğini vurgulayan Oktay, şu ifadeleri kullandı:
"Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz.' inancıyla, krizlerin sonlandırılması için tüm diplomatik imkanlarımızı kullanmaktayız. Çevremizdeki tüm coğrafyalarda, 'bölgesel sahiplenme' ilkesiyle güvenliği ve refahı artırmayı hedefliyor; meselelere ayrıştırıcı değil, birleştirici bir vizyonla yaklaşıyoruz. Zira sorunların dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin kendi meselelerinde ortak sorumluluk üstlenmesiyle çözüleceğine inanıyoruz."
Mekke Anlaşması'nın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu belirten Oktay, "İşte bugün Komisyonumuzda görüşeceğimiz "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması", bahsettiğim bu bölgesel sahiplenme irademizin ve coğrafyamızda caydırıcılığı artırarak barışı tahkim etme kararlılığımızın somut ve son derece önemli bir adımını oluşturmaktadır." dedi.
Orta Doğu'nun uzun yıllardır dış müdahaleler ve vekalet savaşları nedeniyle ağır bedeller ödediğini ifade eden Oktay, bölge ülkelerinin kendi güvenlikleri konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Oktay, "Yıllardır Orta Doğu ve çevre coğrafyalar, dışarıdan dayatılan müdahalelerin, ithal güvenlik formüllerinin ve vekalet savaşlarının bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Bu gidişata dur denilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilebilmesi büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.
Dün Tahran'da gerçekleştirilen görüşmelerin önemine de değinen Oktay, Mekke Anlaşması ile stratejik diyaloğun, karşılıklı güvenin ve birlikte çalışma kültürünün geliştirilerek Orta Doğu'da kolektif caydırıcılık kalkanı oluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.
"Üçüncü ülkelere karşı bir ittifak değil"
Türkiye'nin imzaladığı savunma anlaşmalarının herhangi bir ülkeye karşı saldırı veya yayılmacılık amacı taşımadığını vurgulayan Oktay, şunları söyledi:
"Ülkemizin imzaladığı ve taraf olduğu anlaşmalar, bir saldırı, yayılmacılık ya da üçüncü ülkelere karşı bir bloklaşma ittifakı değildir. Tam aksine ülkemiz, caydırıcılığı artıracak, coğrafyamızı tahkim edecek, barışı ve istikrarı hedefleyen savunma anlaşmalarının tarafıdır. Bu bağlamda, Mekke Anlaşması'nın dışlayıcı bir güvenlik mimarisi önermemesi ve bölgesel barış ve istikrar vizyonunu paylaşan diğer aktörlerin katılımına imkan tanıması bağlamında kıymetlidir."
Mekke Anlaşmasının üç temel hedefi
Oktay, anlaşmanın üç temel unsur üzerine kurulduğunu belirterek bunları müşterek savunma, terörizmle kararlı mücadele ve savunma sanayisinde yerli imkanların geliştirilmesi olarak sıraladı.
Ortak savunma hükümlerinin otomatik olarak uygulanmayacağını vurgulayan Oktay, alınacak kararların taraf ülkelerin anayasal yükümlülükleri, milli mevzuatları ve yetkili makamlarının tasarrufları çerçevesinde hayata geçirileceğini söyledi.