Merkez Bankası indirim hızını yavaşlattı: Ekonomistler kararı yorumladı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Merkez Bankası indirim hızını yavaşlattı: Ekonomistler kararı yorumladı
Doviz.com
22.01.2026 16:14

TCMB'nin yılın ilk toplantısında beklentilerin altında indirim gerçekleştirmesi değerlendiren ekonomistler, TCMB'nin rehavete kapılmadan veri odaklı bir politika benimsediğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizi niteliğindeki bir hafta vadeli repo ihale faiz oranında 100 baz puanlık bir indirime giderek politika faizini yüzde 38'den yüzde 37'ye çekti.

Kurul tarafından faiz oranları üzerine paylaşılan resmi açıklamada, gecelik vadede borç verme faiz oranının yüzde 41'den yüzde 40'a düşürüldüğü, gecelik vadede borçlanma faiz oranının ise yüzde 36,5 düzeyinden yüzde 35,5 seviyesine çekildiği bilgisi paylaşıldı.

Söz konusu duyuruda enflasyonun temel eğiliminin aralık ayı itibarıyla aşağı yönlü bir seyir izlediği belirtilerek, "Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir." denildi.

Ekonomistler ise bankanın bu temkinli duruşunun ve talebe dair uyarılarının faiz hamlelerinin büyüklüğünün toplantıdan toplantıya farklılaşabileceği sinyalini verdiğini dile getirdi.

"Koridordaki asimetrik genişlik korundu"

Ekonomist Haluk Bürümcekçi, Merkez Bankasının faiz koridoru yapısında gerçekleştirdiği revizyonlara vurgu yaparak, piyasada yapılan anketlerde hakim beklentinin politika faizi ile koridorun üst sınırı olan borç verme faizinde 150 baz puanlık bir indirim yapılması yönünde olduğunu hatırlattı.

Koridordaki asimetrik genişliğin korunmaya devam ettiğini belirten Bürümcekçi, piyasa fiyatlamalarının altında kalan bu adımın Türk lirasına olan güveni desteklediğini savundu.

Kurulun talep koşullarına dair yaptığı vurguya dikkat çeken Bürümcekçi, likidite yönetimi ve makroihtiyati tedbirler konusunda temkinli duruşun sürdürüleceğinin anlaşıldığını belirtti.

Bürümcekçi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"TCMB beklentimize paralel olarak faiz adımlarını 100 baz puana yavaşlatmış, enflasyon görünümü ve talep koşulları hakkında verdiği temkinli mesajlarla adımların büyüklüğünün önümüzdeki dönemde de her toplantı farklı olabileceğini düşündürmüştür. Bu doğrultuda, yüzde 30 olan 2026 sonu politika faizi beklentimizi koruyoruz."

"Merkez Bankası verilere bağlı kalacağının sinyalini verdi"

Bir önceki toplantıda uygulanan 150 baz puanlık indirimin ardından hızın kesilmesinin "şahin" bir tavra işaret ettiğini söyleyen Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise karar metinleri arasındaki en belirgin farkın talep kısmında yaşandığını dile getirdi.

Gözgör konuyla ilgili olarak, "Bir önceki toplantı metni arasındaki en kritik ayrışma talep koşullarında görülmektedir. Aralık ayı metninde talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğüne net bir atıf yapılırken, ocak metninde bu desteğin azalmasına karşın sürdüğü not düşülmüştür." şeklinde konuştu.

Bu durumun faiz indirimlerinin talep üzerindeki baskıyı azalttığını gösterdiğini ifade eden Gözgör, yıl sonu için öngördükleri yüzde 28'lik repo faizi hedefine ulaşmak için hala alan olduğunu ancak hizmet enflasyonu ve fiyatlama davranışlarının yakından izleneceğini vurguladı.

Gözgör ayrıca gevşeme sürecinin mekanik bir şekilde değil, tamamen verilere dayalı ilerleyeceğinin altını çizdi.

"Rehavete kapılmadıklarını kanıtladılar"

Ekonomist Seda Yalçınkaya Özer ise gerçekleştirilen bu indirimin, eldeki öncü veriler ışığında oldukça kontrollü bir çerçevede yapıldığını savundu.

Karar metninde sadece enflasyonla ilgili paragrafın değiştiğini, diğer kısımların ise önceki kararlılığını koruduğunu belirten Özer, bankanın gıda fiyatları ve ana eğilim arasındaki dengeyi gözettiğini söyledi.

Piyasa beklentisi olan 150 baz puan yerine 100 baz puanda kalınmasının Merkez Bankasının rehavete kapılmadığının bir kanıtı olduğunu aktaran Özer, şunları kaydetti:

"Bu adımın yalnızca mevcut verilerin değil, aynı zamanda beklenti kanalı üzerinden fiyatlama davranışlarının da dikkate alınarak atıldığını söylebiliriz. Karar metninde risk vurguları Merkez Bankasının daha kontrollü ve temkinli hareket etmesini sağlamış görünüyor. Mart ayındaki toplantıda enflasyondaki eğilimin dikkate alınarak karar verileceği bir ortam oluşacaktır. Merkez Bankası beklentinin altında gelen aralık ayı enflasyonu sonrası rehavete kapılmamış görünüyor."

İLGİLİ HABER Merkez Bankası yılın ilk faiz kararını açıkladı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından 2026 yılının ilk faiz kararını açıkladı.
REKLAMI KAPAT X