Orakçıoğlu'ndan Gümrük Birliği çıkışı: Lobi şart

Okuma Süresi: 4 Dakika
Orakçıoğlu'ndan Gümrük Birliği çıkışı: Lobi şart
Doviz.com
06 Mart 2026 10:50

Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasının güncel şartlara göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Küresel tekstil pazarında katma değerli üretimin önemine dikkat çeken Orakçıoğlu, Türk markalarının dünya moda sahnesindeki rekabet gücünün profesyonel lobi faaliyetleriyle desteklenmesi çağrısında bulundu.

YouTube üzerinden yayın yapan Kayra TV’de Meliha Okur’un hazırlayıp sunduğu “Meliha Okur ile Anlat Bana” programına konuk olan Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, sektörün geleceğine dair stratejik açıklamalarda bulundu.

Program kapsamında Türk tekstil ve hazır giyim sektörünün küresel rekabet gücü, üretimin yurt dışına kayma eğilimi, markalaşma stratejileri ve Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği ilişkisi detaylıca ele alındı.

Türkiye’nin küresel değer zincirinde düşük fiyatlı üretim yerine yüksek katma değerli ürünlerle var olması gerektiğini vurgulayan Orakçıoğlu, Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerde yaşanan eşitsizliklere değindi.

Gümrük birliği anlaşmasının güncellenmesi ve lobi faaliyetleri

Avrupa Birliği’nin bugüne kadar 76 ülke ile serbest ticaret anlaşması imzaladığını hatırlatan Orakçıoğlu, Türkiye’nin bu durumdan kaynaklanan önemli bir dezavantaj yaşadığını ifade etti.

Mevcut durumu şu sözlerle açıkladı: "Türkiye bu ülkelerin sadece 24’üyle karşılıklı eşit ticaret yapabiliyor. Geri kalan 52 ülke bize gümrük bariyerleri koyabiliyor. Ama biz Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde olduğumuz için bu ülkelere aynı şekilde karşılık veremiyoruz. Bu durum ticarette ciddi bir eşitsizlik yaratıyor."

1996 yılında yürürlüğe giren kararın dönemin şartlarında önemli bir adım olduğunu ancak günümüz koşullarında mutlaka güncellenmesi gerektiğini söyleyen Orakçıoğlu, siyaset, bürokrasi ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuyu ortaklaşa ana gündem maddesi haline getirmesi gerektiğini savundu.

Uluslararası ticarette daha güçlü bir pozisyon elde edebilmek adına profesyonel lobi faaliyetlerinin hayati önem taşıdığını belirten Orakçıoğlu, görüşlerini şu ifadelerle sürdürdü:

"Bizim şu anda mesela savunma sanayinde olsun farklı sektörlerdeki gücümüz giderek artıyor. Avrupa'nın bize ihtiyacı var. Ama tekrar tekrar söylüyorum birçok şey aslında lobi şirketlerinin elinde. Neden? İster Amerika’da olsun ister Avrupa’da olsun karar vericiler emekli olunca lobi şirketleri kuruyorlar. Onlar o sorunların nasıl çözüleceğini bizden daha iyi biliyorlar. Diyelim ki 5 yıl önce 10 yıl önce bu konuda karar verici olanlar sorunların nasıl çözüleceğini aslında bizden daha iyi biliyorlar. O fonu o bütçeyi de ayırmak gerekiyor. Bunu da iş dünyasının ve sivil toplum örgütlerinin yapması gerekir. Geçmişte benzer sorunlar yaşadığımızda bir ayağımız Washington’da, bir ayağımız Brüksel’de, bir ayağımız da Dünya Ticaret Örgütü’nün bulunduğu Cenevre’de olurdu. Profesyonel lobi şirketleriyle çalışır, sorunları çözmek için aktif bir diplomasi yürütürdük. Türkiye’nin yeniden böyle bir stratejiye ihtiyacı var."

Üretimin dönüşümü ve değerler ekonomisi

Sektördeki yatırımların Mısır gibi ülkelere kayması konusuna değinen Orakçıoğlu, düşük maliyetli üretimin artık Türkiye’nin ana hedefi olmaması gerektiğini belirtti.

"Biz burada aslında ne yapılması gerektiğini biliyoruz da nasıl yapılması gerektiği konusunda biraz ders çalışmamız gerekiyor. Yani Mısır’a niye gidiyorlar tartışmasını bırakalım. Ölçek için gidiyorlar. O segment artık bizim segmentimiz değil. Dünya değerler ekonomisine gidiyor. Değerler ekonomisine giden bir dünyada 2 dolara tişört satmak, 5 dolara pantolon satmak bizim işimiz olmasın zaten. Geçti gitti o. Biz 2 dolara tişörtü bırakalım" diyen Orakçıoğlu, Türkiye'nin katma değerli üretim ve güçlü markalarla yerini sağlamlaştırması gerektiğini kaydetti.

Orka Holding'in Giresun Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yatırımlarının bölge ekonomisinde yarattığı dönüşüme değinen Orakçıoğlu, üçüncü fabrikalarını mayıs ayında açacaklarını duyurdu.

2001 yılında Giresun’da havalimanı dahi yokken başladıkları bu yolculukta, fabrikalarının bugün dünyanın en iyi üretim tesisleri arasında yer aldığını iddia eden Orakçıoğlu, bölgede tekstil ve hazır giyim alanında yeni bir ekosistem oluştuğunu aktardı.

Küresel markalaşma ve ihracatın birim değeri

Damat, Tween ve DS Damat markalarıyla küresel moda sahnesinde görünürlüğü artırdıklarını ifade eden Orakçıoğlu, uluslararası iş ortaklarıyla artık eşit koşullarda masaya oturduklarını belirtti.

Romanya’da 16 mağaza ile pazar lideri olduklarını, Dubai, Moskova ve İtalya’yı vitrin pazarlar olarak belirlediklerini söyleyen Orakçıoğlu, Latin Amerika pazarına Paraguay’da açtıkları mağaza ile giriş yaptıklarını anlattı.

Yeni nesil tüketicinin tasarım, kalite ve çevre duyarlılığı beklentisine "lüksü demokratikleştirmek" stratejisiyle yanıt verdiklerini belirten Orakçıoğlu, markalı ihracatın Türkiye ekonomisine katkısını rakamlarla ortaya koydu.

Orakçıoğlu, hazır giyim sektörünün Türkiye genel ortalamasının çok üzerinde bir performans sergilediğini, kendi tesislerinde üretilen ürünlerin ise 133 euro gibi oldukça yüksek bir katma değerle ihraç edildiğinin altını çizdi.

İLGİLİ HABER Bakan Bolat: Made in EU onayı ticari ilişkiler için kritik bir adım Ticaret Bakanı Ömer Bolat Türkiye'nin Avrupa Birliği sanayi politikalarına dahil edilmesini değerlendirdi. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan yeni yasal düzenleme stratejik sektörlerde yerli üretim ve düşük karbon şartlarını içeriyor. İlgili karar gümrük birliği çerçevesinde ticari ilişkilerin sürekliliği açısından kritik bir adım olarak görülüyor.
REKLAMI KAPAT X