Yeni parti kuracaklarını resmen açıklayan Özgür Özel, “Yeni partimizi kuruyoruz. Seçilmiş milletvekilleriyle kuracağımız partiyle açık ara TBMM'nin ana muhalefet partisi olacağız” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) liderliğinden mutlak butlan kararıyla alınan Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şunlar oldu:
“Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız.
Seçildiğimiz günün ertesi sabahı ayrılıkları bir tarafa bıraktığımız, kol kola girdiğimiz, o günden bugüne yüzünü birlikte millete dönen, partisine ve birbirine hiç sırtını dönmemiş, bu partinin her bir tanesi mücadelenin en derinlerinden gelen bu partinin kıymetli evlatları, 74 il başkanım burada, seçilmiş il başkanlarım burada, hoş geldiniz.
Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım.
Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihe not düşen samimi bir konuşma yapmaya karar verdim. Tarihi konuşmayı ilk seçim akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum.
Kasım 2023'ten bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihte çok önemli bir yer tutacağından hiçbirimizin şüphesi yok.
Size söz veriyorum; her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarınızdan, bugüne kadarki duruşlarımızdan birileri gelir geçer, unutulur, yapanın yaptığı yanına kâr kalır diye kimse düşünmesin.
Zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost, olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak bizzat anacağız. Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak.
"Bu salonda olanlar, mazereti kabul etmeyenlerdir"
Türkiye'de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış, dayatılan bir düzen var.
Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir.
Ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar; 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen, Cumhuriyetin 100. yılında Cumhuriyet'le meselesi olanların bu Cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.
"Partinin adı değişir ama bizi bölemezler"
Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarış sonu seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan, düzenin tekellerine ilk çomağı birlikte soktuk.
O gün partide genel başkan değişti, yöneticiler değişti. Ama esas o gün partide ve ülkede, bir yönetim anlayışı değişti. O gün 'tıpış tıpış oy verecekler', 'benim dediğimi yapacaklar', 'CHP'liler zaten, başka nereye gidecekler' diyen bir ankayış yerine; sokağı dinleyen, il başkanını dinleyen bir anlayış partide yönetime geldi.
Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi bölemezler. Biz bir bütünüz, bu bütünü asla bozamazlar. Çünkü bu bütün, 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür.
"Partinin lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Erdoğan tarafından basıldı"
Belediye başkanlarımıza art arda operasyonlar başladı. Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma ve lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı.
Arkadaşlarımıza yapılan kumpaslara karşı 'Bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını bekleyeceğiz, arkadaşlarımızın aklanması lazım, partimizin bunlardan arınması lazım' diyecek genel başkan; iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı. Olmadı, olmayacak.
"Açık ara TBMM'nin ana muhalefet partisi olacağız."
Yeni bir başlangıcın sarsızlmaz umudunu içimizde yaşıyoruz.
Partimiz butlanla, yargı kollarıyla saray kolları arasına sıkışmış işgalin altındadır. İşgal altındaki Atatürk'ün mirasını koruma emaneti yine bizdedir. Cumhuriyeti kuran geleneğin bugünkü kuşak ve anlayışı bizimledir.
Bugün gelinen nokta teslim olma noktası değil, işgal altındaki İstanbul’da saray kuklası paşa olmak yerine Anadolu’ya giden Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol, bizim yolumuzdur.
Bugünden sonra atacağımız her adımda yozlaşmış siyaseti geride bırakıyoruz. Yeni bir rekabet ahlakını, özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıkan ve bu konuda kararlılıkla yürüyen bir anlayışı hayata geçiriyoruz.
Bitmeyen kutuplaşmaları, devleti partiye dönüştüren anlayışı ve bunun yarattığı korkuyu ve umutsuzluğu geride bırakıyor, bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz. Bu bir ayrılık değil, bu daha güçlü şekilde iktidara yürüyüşün adımlarıdır.
Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Biz siyasette gömlek çıkarmıyor, ateşten gömleği hep beraber giyiyoruz.
Yeni partimizi milletvekillerimizle kuruyoruz. Seçilmiş milletvekilleriyle kuracağımız partiyle açık ara TBMM'nin ana muhalefet partisi olacağız.
Kimseyi arkada bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. "Ben yeni partide yokum, Özgür Özel ve arkadaşlarıyla değilim" demeyen herkes emin olun bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir. Yeni yolda hep birlikte iktidara yürüyeceğiz."