Üç yıllık yol haritası netleşti: Enflasyon ve büyüme tahminleri belli oldu

Okuma Süresi: 4 Dakika
Üç yıllık yol haritası netleşti: Enflasyon ve büyüme tahminleri belli oldu
Doviz.com
06 Eylül 2026 11:52

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı açıkladı. Yılmaz, 2026 yıl sonu büyüme tahmininin yüzde 3,8’den yüzde 3,3'e düşürüldüğünü, yıl sonu enflasyon tahmininin de yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltildiğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı (OVP) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıda açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın konuşmasından öne çıkanlar şunlar oldu:

“Program, makroekonomik hedef ve tahminlerimizi, gelir ve gider ile borçlanma görünümünü, kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını ve reform gündemimizi ortaya koymakta; aynı zamanda bütçe sürecinin temel çerçevesini oluşturmaktadır.

Orta Vadeli Program, her yıl olduğu gibi bu yıl da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımızın müşterek çalışmasıyla hazırlanmıştır. Hazırlık sürecine bakanlıklarımız ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarımız önemli katkı sunmuş; özel sektör ve meslek kuruluşlarımızın görüş ve değerlendirmeleri alınmıştır.

Ortak aklı ve katılımcılığı esas alan bir anlayışla hazırladığımız Programımızda, ilgili tüm taraflarla yürüttüğümüz istişareler de politika ve tedbirlerimize yansıtılmıştır.

2026 büyüme tahmini yüzde 3,3, enflasyon tahmini yüzde 28,4

2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4’e yükseldi.

Enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13,5’e ve 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz.

Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri yaklaşık 7 puan olarak hesaplanmıştır.

2027 büyüme tahmini yüzde 4,2

Büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2’ye, 2028 yılında yüzde 4,6’ya ve 2029 yılında yüzde 5’e ulaşmasını öngörüyoruz.

Programda, bütçe açığının kademeli olarak düşürülmesini hedefliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2026 için yüzde 3,5 olarak öngördüğümüz bütçe açığını aldığımız tedbirlerle yüzde 3,1 olarak gerçekleştirmeyi bekliyoruz.

Enerji fiyatlarındaki yükselişin dış dengemiz üzerinde doğrudan etkisiyle enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara yükselirken dış ticaret açığı tahminimiz 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır. Buna bağlı olarak cari işlemler açığının millî gelire oranına ilişkin tahminimizi de yüzde 2,6’ya güncelledik. Turizm gelirleri tahminimiz ise yine savaşın etkisiyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edilmiştir.

Bu güncellemeler Programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir.

Programımızın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli mesafe katettik. 2024 yılı Mayıs’ında yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir.

“TL’ye güven artmaya devam ediyor”

Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL'ye güven artmaya devam etmiş, TL mevduatımızın toplam mevduat içindeki payının yüzde 31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5 seviyesine yükselmesi izlediğimiz politikaların isabetli olduğunun somut göstergesi olmuştur.

Koşullu yükümlülüklerimizden olan KKM’den çıkış kararının alındığı tarihten bu yana, YP mevduatın payı yüzde 38,5 düzeyinde gerçekleşmiştir. Buna karşın KKM’den sorunsuz bir şekilde çıkış süreci tamamlanmıştır.

Kararlılıkla uyguladığımız politikalarla küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaşmıştır. Rezervlerde sağlanan bu güçlü artış ekonomimizin dış şoklara karşı dayanıklılığını desteklemektedir. Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700’lü seviyelerden 220 seviyesinin de altına inmiştir.

Bu önemli gelişme gerek kamu gerekse özel kesimin yabancı para cinsi borçlanmasında faiz yükünü azaltmıştır.

2,1 milyon ilave istihdam

Programımızın kararlılıkla uygulanmasıyla, dönem sonunda daha fazla istihdam üreten, ekonomik ölçeğini büyüten ve oluşturduğu refahı toplumun geneline daha güçlü biçimde yansıtan bir Türkiye hedefliyoruz.

Bu dönemde 2,1 milyon ilave istihdam oluşturulmasını ve işsizlik oranının yüzde 8’in altına gerilemesini öngörüyoruz. Böylece büyümenin istihdam oluşturma kapasitesini güçlendirirken, daha fazla vatandaşımızın üretim sürecine katılmasını sağlayacağız.

Üretim kapasitemizi, verimliliğimizi ve rekabet gücümüzü artırmaya yönelik politikalarımızla ekonomimizin ölçeğini de önemli ölçüde büyüteceğiz. Program dönemi sonunda millî gelirimizi 2,2 trilyon doların üzerine, mal ve hizmet ihracatımızı ise 450 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz.

Esas hedefimiz, büyümeyi vatandaşlarımızın yaşam standartlarına yansıyan kalıcı bir refah artışına dönüştürmektir. Bu doğrultuda kişi başına millî gelirin 25 bin dolar seviyesine ulaşmasını, artan refahın geniş toplumsal kesimlere yansıtılmasını ve enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere gerilemesini öngörüyoruz.”

Yorum yaz...
Yorumlar yükleniyor…