Türkiye, geçtiğimiz yıl ulaştığı yaklaşık 190 bin adetlik elektrikli otomobil satışıyla Avrupa genelinde dördüncü en büyük pazar konumuna yükselmeyi başardı. Londra merkezli faaliyetlerini sürdüren uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından hazırlanan güncel analiz, Türkiye'nin elektrikli otomobil piyasasında Avrupa ölçeğinde kritik bir barajı geçtiğini ortaya koydu. Geçen sene ülke genelinde satışı gerçekleştirilen yeni otomobillerin yaklaşık olarak yüzde 17'lik bir kısmını tam elektrikli modeller oluşturdu. Yakalanan bu istatistik ile Türkiye, tarihinde ilk defa Avrupa Birliği genelinde kaydedilen yüzde 17'lik elektrikli araç satış payı seviyesine erişmiş oldu. Bahsi geçen bu pazar payı oranı 2024 senesi için yüzde 10 düzeyinde hesaplanmıştı. Avrupa'nın devlerini takip eden dördüncü büyük pazar Elektrikli otomobil satış rakamları 2025 yılında senelik bazda yüzde 80 oranında bir yükseliş sergileyerek yaklaşık 190 bin adet seviyesine ulaştı. Elde edilen bu devasa satış hacmiyle birlikte Türkiye; Almanya, İngiltere ve Fransa gibi büyük ekonomilerin hemen arkasından gelerek Avrupa'nın en büyük dördüncü elektrikli otomobil pazarı unvanını kazandı. Türkiye bu süreçte ayrıca Avrupa'nın elektrikli araç konusunda öncü pazarları olarak bilinen Norveç, Hollanda ve Belçika gibi ülkeleri de geride bırakmayı bildi. Fosil yakıt tüketimi ve enerji ithalatı dengesi Öte yandan, elektrikli otomobil satışlarındaki bu kuvvetli yükseliş grafiğine karşın, Türkiye'de trafiğe kayıtlı olan toplam otomobil sayısının henüz sadece yüzde 2'lik bir bölümü elektrikli ve fosil yakıtlı araç kombinasyonlarından meydana geldi. Geçtiğimiz yılın ocak ile kasım aylarını kapsayan dönemde Türkiye'deki benzin kullanımı bir önceki senenin aynı dilimine kıyasla yaklaşık yüzde 16 artarken, ham petrol ithalatında da yüzde 5,3'lük bir yükseliş yaşandı. Yenilenebilir enerji ve ulaşımda elektrifikasyon Ember'in hazırladığı analiz raporuna göre, elektrik üretim safhasında yenilenebilir kaynakların payı her geçen gün artarken, ulaşım sektöründeki elektrifikasyon süreci de enerji ithalatının dizginlenmesi açısından hayati bir önem teşkil ediyor. Türkiye'nin elektrik sektöründe halihazırda inşaatı devam eden herhangi bir fosil yakıtlı santral projesi bulunmazken, 2025 senesinde şebekeye dahil edilen yeni santrallerin tamamının yenilenebilir enerji kaynaklarından oluştuğu görülüyor. Satışlardaki artışın arkasındaki temel faktörler Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, hazırlanan analize dair yaptığı açıklamalarda, Türkiye'deki elektrikli otomobil satış artışının arkasında iki ana sebebin bulunduğunu vurguladı. Alparslan, "İlk olarak, Türkiye'de üretimi yapılan yerli elektrikli otomobil markası dahil olmak üzere piyasaya sunulan yeni ve görece uygun fiyatlı modeller, elektrikli araçlara erişimi artırdı. İkinci olarak da otomobil markalarının Türkiye'de uygulanan vergilendirme sistemine uyumlu modeller geliştirmesi, 2024 ve 2025 yıllarında satışların hızlanmasını sağladı." dedi. Elektrik üretiminde yeşil enerjinin payının artırılması kadar, son tüketim noktasında elektriğe geçiş yapmanın da kritik bir değer taşıdığını belirten Alparslan, konuya ilişkin şunları kaydetti: "Türkiye’de elektrikli otomobiller yaygınlaşmaya başlasa da, yenilenebilir enerji ve elektrikli araçlarla enerji ithalatını düşürmek için henüz hayata geçirilmemiş büyük bir potansiyel var. Ulaşımda elektrikli araçlara geçişin hızlanması, araç fiyatlarını uygun seviyelerde tutacak vergilendirme politikaları ve artan yenilenebilir enerji kapasitesiyle birlikte Türkiye'nin enerji ithalatını azaltma potansiyelini önemli ölçüde güçlendirebilir." [news_id:799582]