Mart ayı enflasyon rakamlarının kısa vadede ölçülü nefes alanı sağladığını belirten uzmanlar, ABD ile İran arasındaki savaşa rağmen dezenflasyon konjonktürünün sürdüğünü ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre enflasyon mart ayında yüzde 1,94 artış gösterirken, yıllık bazda yüzde 30,87 seviyesinde gerçekleşti. Beklentilerin altında kalan rakamları değerlendiren TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta, "Aylık artışın yüzde 1,94 ile tahminlerin altında kalması ve yıllık enflasyonun yüzde 30,87'ye gerilemesi, enflasyon görünümünde kısa vadede ölçülü bir nefes alanı sağlıyor. Tek bir veri bütün resmi veremese de mart rakamları en azından beklentilere göre olumlu bir tablo gösteriyor. Ancak önümüzdeki dönemde bölgedeki çatışmanın enerji fiyatları, kur ve beklentiler üzerinden yaratabileceği etkileri daha net izlemek gerekecek." dedi. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener ise mart ayı enflasyonunun piyasa öngörülerinin aksine düşük seviyede geldiğini vurguladı. Şener, "Beklentilerin altında gelen enflasyon piyasalara hiç şüphesiz pozitif yansıyacaktır. Yani bu düşük rakamlar finans piyasaları tarafından pozitif katkı şeklinde algılanmaktadır. Ancak reel sektör için pozitif hava daha farklı algılanmaktadır. Şüphesiz akaryakıt fiyatlarındaki artışın dolaylı etkileri ancak uzun dönemde ortaya çıkacaktır. Durum böyle olmasına rağmen enflasyon üzerine en yüksek etki yine de ulaştırma harcama grubundan gelmiştir. Nisan, mayıs, haziran aylarında akaryakıt üzerinden gelen etki enflasyon üzerine daha fazla yansıyacaktır. Yani savaş nedeniyle fiyatlamalarda hemen bozulmadan ziyade bu fiyatlamaların önümüzdeki aylara yansıması daha muhtemel görünmektedir." ifadelerini kullandı. Enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye'deki enflasyon üzerindeki etkilerinin önümüzdeki aylarda daha yoğun hissedileceğini belirten Şener, "Enflasyon çok düşük düzeylere düşse de gıda, barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık üzerinden gelen enflasyon baskısı azalmadıkça vatandaşın enflasyon düşüşünü hissetmesi ve buna paralel olarak enflasyon beklentisi çok kolay azalmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu. "Dezenflasyon konjonktürü sürüyor" Ekonomist Bora Tamer Yılmaz ise bölgedeki savaşa karşın dezenflasyon konjonktürünün sürdüğünü dile getirdi. Yılmaz, "Savaş enflasyonunun biraz etkisi olacak ama ana düşüş eğilimi değişmeyecek. Bunu çok iyi anlamak lazım. Savaş enflasyonu olarak da tanımlanan 'warflation' nedeniyle enflasyon yıl sonunda beklentilerden bir parça daha yukarıda kalacak. Yani yüzde 20'nin biraz daha üzerinde kalmamızla sonuçlanacak ama ana dezenflasyon süreci devam ediyor. Enflasyon yüzde 20 ile 25 arasında bir yerde oturacak." diye konuştu. Enflasyondaki aşağı yönlü eğilimin sadece hız kaybedeceğini kaydeden Yılmaz, savaşın etkilerinin kademeli olarak görüleceğini savundu. Yaz sezonu ürünlerinde bölgedeki gelişmelerin etkisinin görülebileceğini ifade eden Yılmaz, "Otoriteler, gübre başta olmak üzere kritik alanlarda çok önemli proaktif tedbirler aldı. Alınan bu tedbirlerin de olumlu etkisi tarım sektörüne yansıyacak." açıklamasında bulundu. [news_id:842281]