İngiliz ilaç devi Astra Zeneca ile ABD'li rakibi Bristol Myers Squibb ile yaklaşık 400 milyar dolarlık birleşme planı, yatırımcıların maliyet ve rekabet soruşturması endişeleri ve birlikte İngiltere'nin siyasi baskısı nedeniyle rafa kalktı.
AstraZeneca'nın ABD merkezli rakibi Bristol Myers Squibb'i (BMS) yaklaşık 400 milyar dolarlık bir anlaşmayla satın alma planı, taraflar arasındaki görüşmelerin ilerlediğine yönelik haberlerin ardından gündemden düştü.
AstraZeneca CEO'su Pascal Soriot, büyük bir satın almaya ihtiyaç duymadığını defalarca söylemişti. Buna karşın Soriot, perde arkasında şirketi dönüştürecek büyüklükte bir birleşme için arayışını sürdürdü.
Financial Times'ın konuştuğu kaynaklara göre, AstraZeneca ve BMS, ilkbahar ve yaz aylarında birleşme ihtimalini görüştü. Görüşmeler, AstraZeneca'nın BMS'i primli bir fiyat üzerinden ağırlıklı olarak hisse senedi karşılığında satın almasını öngören bir yapıya kadar ilerledi.
Temmuz ayının sonunda AstraZeneca'nın piyasa değeri 196 milyar sterlin, yaklaşık 264 milyar dolar seviyesindeydi. BMS'in piyasa değeri ise 133 milyar dolar civarındaydı.
Görüşmeler, ağustos ayının ortasında bir duyuru yapılmasının planlanabileceği kadar ilerlemişti. Hukuk ve finans danışmanları da bu takvim doğrultusunda çalışıyordu.
Ancak basının 2 Ağustos'ta iki şirketin yaklaşık 400 milyar dolarlık bir birleşme için görüşmeler yürüttüğünü yazması, planın seyrini değiştirdi. Böyle bir işlem gerçekleşseydi, ortaya gelir bakımından dünyanın en büyük ilaç şirketi çıkacaktı.
Reuters'ın 3 Ağustos tarihli haberine göre, birleşme haberinin ardından AstraZeneca hisseleri yaklaşık yüzde 9 geriledi. Yatırımcılar ve analistler, şirketin böylesine büyük bir satın almaya neden ihtiyaç duyduğunu sorguladı.
İngiliz hükümetinin endişesi
Birleşme haberinin ardından İngiliz hükümeti de gelişmeleri yakından takip etmeye başladı.
Hükümet yetkilileri, böyle bir birleşmenin AstraZeneca'nın faaliyetlerinin ağırlık merkezini daha fazla ABD'ye kaydırmasından endişe etti.
İngiltere'deki siyasi baskının yanı sıra birleşmenin önünde başka engeller de bulunuyordu. Yatırımcılar, bu büyüklükte bir işlemin kapsamlı bir rekabet incelemesiyle karşı karşıya kalmasından endişe ediyordu.
AstraZeneca ve BMS'in her ikisinin de güçlü kanser ilaçları portföyüne sahip olması, özellikle onkoloji alanındaki faaliyetlerin rekabet otoritelerinin incelemesine takılabileceği endişesini artırıyordu.
Analistlere göre olası birleşmenin ardından kapsamlı bir maliyet azaltma programı uygulanması bekleniyordu. Ancak AstraZeneca, BMS'in bazı önemli ilaçlarından elde ettiği gerileyen gelirlere de ortak olacaktı.
Bunların başında, 2028'den itibaren jenerik ilaçlarla rekabet etmesi beklenen kan sulandırıcı Eliquis geliyor. Bu durum, BMS'in gelecekteki gelirleri açısından önemli bir risk oluşturdu.
Anlaşma rafa kalktı
Sonuç olarak anlaşmanın, yatırımcıların yüksek maliyet ve rekabet incelemesi endişeleri ile İngiltere'de AstraZeneca'nın ABD'ye daha fazla kayacağına yönelik siyasi baskının artması nedeniyle çöktüğü görülüyor.
BMS'in değerinin yükselmesi ve AstraZeneca hisselerinin gerilemesi de anlaşmayı AstraZeneca açısından daha pahalı ve riskli hale getirince dev anlaşma şimdilik rafa kalkmış oldu.