Tofaş CEO’su ve Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv sektörünün mevcut durumunu ve gelecekteki olası risklerini değerlendirirken, sanayinin uzun vadeli yatırım döngüsünün zorlu ekonomik şartlarda bir avantaj sağladığını ancak asıl kritik sürecin 2027-2028 yıllarındaki yatırım döneminde yaşanacağını ifade etti. Tofaş CEO’su ve Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv endüstrisinin uzun vadeli bir yatırım perspektifine sahip olması sebebiyle, günümüzün zorlayıcı ekonomik koşullarına nispeten daha korunaklı bir noktada yakalandığını dile getirdi. Gelecek dönem projeksiyonlarını paylaşan Eroldu, yeni yatırım kararlarının gündeme gelmeye başlayacağı süreçte Türkiye’nin rekabet gücünün ciddi bir tartışma konusu olacağını belirtti. 2027-2028 yıllarında verilecek yatırım kararlarında, yükselen maliyet kalemleri ile döviz kurlarındaki hareketliliğin çok daha belirleyici faktörler olarak masada yer alacağını vurgulayan Eroldu, Avrupa Birliği gündemindeki “Made in Europe” düzenlemesinin Türk sanayisi için büyük bir risk unsuru haline geldiğine dikkat çekti. Sanayide rekabet gücü ve yeni yatırım projeksiyonları Ekonomi dünyasının nabzını tutan açıklamalarda bulunan Cengiz Eroldu, enflasyon ve döviz kuru arasındaki dengesizliğin sanayicilerin aleyhine bir işleyişe sahip olduğunu dile getirdi. Otomotiv sektörünün bu zorlu sürece önceki dönemlerde yapılan yatırımlar sayesinde şanslı bir pozisyonda girdiğini belirten Eroldu, asıl sınavın yeni yatırım kararlarının şekilleneceği 2027 ve 2028 yıllarında verileceğini söyledi. OSD verilerine göre yılın ilk 11 ayında otomotiv üretiminin bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 4’lük bir artış sergileyerek 1 milyon 295 bin 31 adede ulaştığını kaydeden Eroldu, yıl sonu beklentisinin 1,37 ile 1,38 milyon adet seviyelerinde gerçekleşebileceğini aktardı. İç pazarda tarihi rekorların kırıldığı bu dönemden sonra, 2026 yılındaki iç pazar dinamiklerinin 2025 yılına benzer bir seyir izlemesini öngördüklerini paylaştı. Üretim kapasitesi ve model planlamalarında yeni dönem Tofaş fabrikasındaki üretim ve kapasite planlamalarına dair detaylı bilgiler veren Eroldu, K0 kodlu modelin 2026 yılında tam kapasiteyle, K9 kodlu modelin ise aynı yılın ikinci yarısında üretim bandına gireceğini duyurdu. Şirketin stratejik hedefinin K0 ve K9 projelerinin yanına yeni bir binek otomobil projesi eklemek olduğunu belirten Eroldu, bu konudaki çalışmaların sürdüğünü ifade etti. 2026 yılının Haziran ayında Egea modelinin kontrat süresinin dolacağını hatırlatan Tofaş CEO’su, Bursa fabrikasındaki istihdamı korumak adına Egea üretimini altı ay daha uzatma kararı aldıklarını, böylece tecrübeli iş gücünü K9 projesine kesintisiz bir şekilde aktarmayı hedeflediklerini söyledi. Elektrikli araç üretimine de değinen Eroldu, burada asıl meselenin üretim kabiliyeti değil talep dengesi olduğunu, elektrikli araç payı yüzde 30-40 seviyelerine ulaşmadan bu üretimin tam anlamıyla verimli olmayacağını savundu. Küresel pazarlar ve Stellantis birleşmesinin etkileri Pazar çeşitlendirme stratejileri kapsamında Kuzey Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri pazarlarını mercek altına aldıklarını belirten Eroldu, Stellantis birleşmesinin Tofaş’ın küresel arenada önünü açan çok kritik bir hamle olduğunu vurguladı. Türkiye’deki mevcut yatırım kapasitesinin çeşitli baskılar nedeniyle tam verimlilikle kullanılamadığını belirten Eroldu, yeni projelerin hayata geçmesiyle birlikte yerlilik oranının artacağını ve bunun da şirketin kârlılık rasyolarına olumlu yansıyacağını dile getirdi. Şirketin temettü politikasına da açıklık getiren Eroldu, Tofaş yönetimi olarak maksimum temettü dağıtma ilkesini koruyacaklarını ifade etti. Son olarak “Made in Europe” düzenlemesine geri dönen Eroldu, bu kriterin Türkiye’yi kapsamaması durumunda sadece otomotivin değil, makine gibi pek çok sektörün ve tedarik zincirinin ciddi bir dışlanma riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.