Hürmüz Boğazı'nda askeri gerilim nedeniyle deniz trafiği durma noktasına gelirken yaklaşık 1900 gemi bölgede mahsur kaldı. İran'ın geçiş kurallarını yeniden belirlediğini açıklaması ve navlun fiyatlarındaki keskin artış küresel enerji piyasalarında tedarik endişelerini artırdı. ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı ortak saldırılar ve İran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı bu ülkelerle bağlantılı ticari gemilere fiilen kapatmasının ardından, Boğaz'da trafik durma noktasına geldi. Hürmüz Boğazı'ndan geçmek üzere bölgede bulunan fakat söz konusu ülkeler arasındaki gerilim nedeniyle geçiş yapamayan gemiler, özellikle Basra Körfezi başta olmak üzere Boğaz'ın çevresinde mahsur kaldı. Gemilerin çoğu açıkta demirledi. İran tarafı, ABD-İsrail dışındaki ülkelerin, "İran'a karşı saldırgan eylemlere katılmamaları veya bunları desteklememeleri ve ilan edilen güvenlik ve emniyet düzenlemelerine tam olarak uymaları koşuluyla" Hürmüz Boğazı'ndan geçebileceklerini duyurdu. İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, dün yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın durumunun eskisine dönmeyeceğini, boğazlardan geçiş kurallarını yeniden belirlediklerini bildirdi. Zülfikari, "Bu kurallar oldukça açıktır. (ABD ve İsrail) bağlantılı hiçbir unsurun geçiş hakkı yoktur. Boğazdan kimin geçip geçmeyeceğine biz karar veririz" ifadelerini kullandı. Körfez sularında mahsur kalan gemilerin dökümü Anlık gemi takip şirketi MarineTraffic'ten edinilen verilerden derlenen bilgilere göre, 20-22 Mart itibarıyla Hürmüz Boğazı çevresinde hareket edemeyen yaklaşık 1900 gemi bulunuyor. Veri analitik şirketi Vortexa'nın verilerine göre, bölgede mahsur kalan tankerlerde yaklaşık 190 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü yer alıyor. Dünyanın en büyük konteyner taşımacılık şirketlerinden Almanya merkezli Hapag-Lloyd, devam eden gerilim nedeniyle şirketin 6 gemisinin Basra Körfezi'nde hareket edemediği bilgisini paylaştı. Gemi Tipi Adet Dökme yük gemileri 324 Petrol/kimyasal ürün tankerleri 315 Petrol ürünleri tankerleri 267 Ham petrol tankerleri 211 Genel kargo gemileri 177 Konteyner gemileri 174 LPG gemileri 98 LPG/kimyasal tankerleri 34 Navlun fiyatlarındaki artış ve alternatif güzergah sorunu Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi (BIMCO) Deniz Taşımacılığı Analiz Müdürü Filipe Gouveia, Hürmüz Boğazı'nda trafiğin durma noktasına gelmesinin denizcilik piyasaları ve navlun fiyatları üzerindeki etkisinin farklı etkenlere göre değişeceğini söyledi. Yakıt fiyatlarının nasıl gelişeceği, Boğaz'ın fiilen kapanmasının süresi ve İran'ın bölgeden geçmesine izin verdiği gemi sayısının belirleyici olabileceğini dile getiren Gouveia, bölgedeki gerilimin navlun fiyatlarına yansıdığını kaydetti. Artışın özellikle ham petrol ve petrol ürün tankerlerini kapsayan tanker piyasasında belirgin olduğuna işaret eden Gouveia, "27 Şubat-20 Mart'ta Baltık Kirli Tanker Endeksi yüzde 49, Baltık Temiz Tanker Endeksi yüzde 78 yükseldi. Konteyner piyasasında da navlun fiyatları arttı. Bu durum, yakıt maliyetlerindeki sıçramadan kaynaklanırken, hat operatörlerinin acil yakıt ek ücretleri açıklaması da fiyatları artırmada etkili oldu" dedi. Normal koşullarda küresel deniz petrol ihracatının yüzde 30'u, kuru yük taşımacılığının yüzde 4'ü ve konteyner hacminin yüzde 3'ünün Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini anımsatan Gouveia, Basra Körfezi ihracatının yalnızca bir kısmının alternatif kaynaklarla ikame edilebileceğini vurguladı. Alternatif kara yollarının bölgenin normal kargo hacmini karşılayacak yeterli kapasiteye sahip olmadığını belirten Gouveia, "Dünyadaki tanker filosunun yaklaşık yüzde 5,5 ile konteyner ve kuru yük filolarının yüzde 1,5'inin Basra Körfezi içinde olduğunu tahmin ediyoruz" bilgisini verdi. [news_id:835639]