33 yıllık izin ücreti davasında Yargıtay'dan emsal karar

Okuma Süresi: 2 Dakika
33 yıllık izin ücreti davasında Yargıtay'dan emsal karar
Doviz.com
06 Kasım 2026 15:01

Yargıtay, 33 yıl boyunca aynı şirkette çalışan işçinin ailesinin açtığı davada işçi ve işverenleri ilgilendirecek emsal nitelikte bir karara imza attı.

Özel bir şirkette 33 yıl görev yapan N.U.'nun hayatını kaybetmesinin ardından ailesi İş Mahkemesi'ne başvurdu. Davacılar, babalarının son aldığı aylık ücretin net 15 bin TL olduğunu ancak ücretinin bir bölümünün bankadan, kalan kısmının ise elden ödendiğini öne sürdü. Bu nedenle SGK'ya bildirilen kazancın gerçek ücretin altında kaldığını savundu.

Aile, yoğun çalışma temposu nedeniyle N.U.'nun yıllık izinlerinin büyük bölümünü kullanamadığını belirterek kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etti.

İşveren izinlerin kullanıldığını savundu

Davalı işveren ise N.U.'nun emekli olduktan sonra da şirkete danışmanlık hizmeti verdiğini, ikinci çalışma döneminin önemli bir bölümünde rahatsızlığı nedeniyle izin kullandığını ileri sürdü. İşveren ayrıca bu dönemde kullanılmayan izinlere ve kıdem tazminatına karşılık bazı ödemeler yapıldığını savundu.

İş Mahkemesi, iş sözleşmesinin ölüm nedeniyle sona erdiğine ve daha önce kıdem tazminatı ödendiğinin kanıtlanamadığına dikkat çekerek ailenin taleplerini haklı buldu. İşverenin yıllık izinlerin kullandırıldığını veya izin ücretlerinin ödendiğini belgeleyemediği gerekçesiyle yıllık izin ücreti talebini de kabul etti.

İşverenin karara yaptığı itiraz Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedildi. Bunun üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.

Yargıtay: 33 yıl boyunca hiç izin kullanılmadığı kabul edilemez

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin 33 yıllık çalışma süresinin tamamında hiç izin kullanılmadığı yönündeki kabulünü hatalı buldu.

Kararda, dava dilekçesinde işçinin yıllık izinlerinin tamamını değil, 'büyük bir bölümünü kullanmadığının' ifade edildiğine dikkat çekildi. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25'inci maddesindeki vakıayla bağlılık kuralı hatırlatılarak mahkemenin tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağı belirtildi.

Ünvanı ve konumu da dikkate alınarak izinlerin üçte birinin kullanıldığı kabul edilecek

Yargıtay kararında, N.U.'nun şirkette muhasebe ve mali işler müdürü olarak görev yapması da dikkate alındı. İşçinin ünvanı ve konumu gereği yıllık izin kayıtlarını düzenleme veya düzenlettirme yetkisine sahip olabileceği değerlendirilerek, izin hakkının üçte bir oranında kullanılmış sayılması gerektiği belirtildi.

Daire, yıllık izin ücreti alacağının bu hesaplama üzerinden yeniden belirlenmesine hükmetti. Ayrıca banka kayıtları, bordrolar, tanık beyanları ve ücret araştırması sonuçlarının birlikte değerlendirilerek işçinin gerçek ücretinin tespit edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yargıtay, eksik incelemeyle karar verilmesini bozma gerekçesi sayarak dosyanın yeniden değerlendirilmesinin önünü açtı.

Yargıtay'dan kira tespit davalarına yönelik emsal karar
İLGİLİ HABER Yargıtay'dan kira tespit davalarına yönelik emsal karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira tespit davalarında yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin mahkemeler arasındaki görüş ayrılığını giderdi. Yüksek Mahkeme, yeni kira dönemi başlamadan önce sözleşmesini yasal süresinde sona erdirerek taşınmazı tahliye eden kiracının, konusuz kalan davanın masraflarından sorumlu tutulamayacağına hükmetti.
Bu haber hakkında ne düşünüyorsun?
Yorum yaz...
Yorumlar yükleniyor…