Chp Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, parti içindeki bölünmelerin geçmişteki seçim kayıplarına yol açtığını hatırlatarak mevcut krizin aşılması için hazırladığı uzlaşma modelinin detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Partinin kurumsal kimliğini koruma adına Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu arasında bir köprü kurmaya çalıştığını belirten Erol, iki yapının tam birleşme veya seçim ittifakı yoluyla yeniden ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, partisinde yaşanan son gelişmeler ile YENİ Parti’nin kurulmasının ardından ortaya çıkan siyasi tabloya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Parti içindeki ayrılıkların kimseye fayda sağlamayacağına dikkat çeken Erol, sürecin suçlayıcı bir dille değil, sağduyu ve uzlaşıyla yönetilmesi gerektiğini kaydetti. Partiden ayrılan isimleri eleştirmediğini ifade eden Erol, ayrılanlara emekleri, partide kalanlara ise gösterdikleri sorumluluk dolayısıyla teşekkür ederken, "Birbirimizi suçlayarak değil, yeniden bir araya gelmenin yollarını arayarak hareket etmeliyiz" dedi.
Geçmişteki bölünmelerin siyasi sonuçları ve çözüm önerileri
Türkiye siyasetinde geçmişte yaşanan bölünmelerin seçim kayıplarına neden olduğunu belirten Erol; Muharrem İnce, Mustafa Sarıgül ve CHP-SHP ayrışmalarını örnek gösterdi. 1994 Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin de soldaki bölünme nedeniyle kaybedildiğini dile getiren Erol, CHP ile YENİ Parti’nin yeniden ortak hareket etmesi gerektiğini savundu. Erol, önerilerine dair şu ifadeleri kullandı: "Bu tam birleşme de olabilir, seçim ittifakı da olabilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday, milletvekilliği seçimlerinde ortak liste seçenekleri değerlendirilebilir. Bizim mücadelemiz iki yapının yeniden birlikte hareket etmesini sağlamaktır."
Uzlaşma modeli ve genel başkanlık süreci
Mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel’in bazı milletvekilleriyle özel görüşmeler yaptığını, daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu ile de temas kurduklarını anlatan Erol, partinin bölünmesini önlemek amacıyla kendi girişimiyle bir uzlaşma önerisi hazırladıklarını bildirdi. "Amacımız Cumhuriyet Halk Partisi’nin zarar görmesini engellemekti" diyen Erol, hazırladıkları modeli Kılıçdaroğlu’na sunduklarını belirterek, seçim sürecine kadar Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık görevini sürdürmesini, siyasi saha çalışmalarının ise Özgür Özel tarafından yürütülmesini önerdiklerini aktardı. İki tarafın uzlaşacağı ortak bir Merkez Yönetim Kurulu oluşturulması ve milletvekili adaylarının ortak mutabakatla belirlenmesi gerektiğini kaydeden Erol, Kılıçdaroğlu’nun teklife olumlu yaklaştığını ve paketin Özel’e iletildiğini belirtti.
Kurumsal kimlik vurgusu ve siyasi etik
Süreç boyunca her iki isimle görüşmesinin farklı yorumlandığını belirten Erol, kendisini herhangi bir şahsın değil, CHP’nin milletvekili olarak gördüğünü vurguladı. Erol, "Genel başkanlar gelip geçicidir, kalıcı olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğidir. Ben ne Kemalciyim ne Özgürcü, ben CHP’liyim" dedi. Siyaseti makam için yapmadığını ve bugüne kadar hiçbir genel başkana biat etmediğini hatırlatan Erol, "Eğer siyaset koltuk için yapılıyorsa ben çekilirim, koltuğu da başkasına bırakırım" ifadesini kullandı. "Benim güvencem genel başkanlar değil, Elazığ halkıdır" diyen Erol, milletvekili maaşını yıllardır burs ve sosyal destekler için kullandığını ekledi. Hakkındaki iddiaları yargıya taşıdığını bildiren Erol, "Vicdanen de hukuken de kendimizden eminiz. Bütün iddialar araştırılsın istiyoruz" dedi. Siyasetin dilinin değişmesi gerektiğini savunan Erol, "Krizi kangrene dönüştürmemeliyiz. Bugün farklı düşünebiliriz ancak yarın yine aynı ülke için birlikte çalışacağız. Bu nedenle birbirimizi kırmadan, saygıyı kaybetmeden siyaset yapmalıyız" çağrısında bulundu.