Hamaney'in ölümü sonrası İran'da yeni lider tartışmaları başladı

Okuma Süresi: 3 Dakika
Hamaney'in ölümü sonrası İran'da yeni lider tartışmaları başladı
Doviz.com
02 Mart 2026 12:05

Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'in ölümü İran'ın dini yönetimi için ağır bir darbe olarak nitelendirilirken, uzmanlar bu durumun İslam Cumhuriyeti'nin çöküşüne yol açacağının bir garantisi olmadığını belirtti. Yaklaşık kırk yıl boyunca ülkenin en yüksek otoritesi ve ruhani lideri olan Hamaney'in ardından mevcut sistemin sürekliliği sağlamak üzere tasarlandığı vurgulandı.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'ın askeri ve siyasi liderliğini hedef alan hava bombardımanları sırasında, 86 yaşındaki Hamaney, başkent Tahran'daki ikametgahına düzenlenen bir hava saldırısında hayatını kaybetti.

İsrail merkezli Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde araştırmacı olan Danny Citrinowicz, "Hamaney otuz yılı aşkın bir süredir İran'ın siyasi yörüngesini şekillendirmiş olsa da, İslam Cumhuriyeti yalnızca tek bir kişiye dayalı bir rejim değildir." ifadelerini kullandı.

1979 İslam Devrimi'nden bu yana iktidarda olan teokrasi, siyasi, askeri ve dini kurumlar tarafından destekleniyordu. Bu yapılar arasında dini liderlikteki siyasi oluşumlar, ekonomide ve siyasette kilit rol oynayan Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve anayasal bir organ olan Anayasayı Koruyucular Konseyi yer alıyordu.

Citrinowicz, dış saldırı altındaki devrimci sistemlerin parçalanmak yerine konsolide olma eğiliminde olduğunu belirterek, "Dini lideri ortadan kaldırmanın rejimin çöküşüne neden olacağı varsayımı en iyi ihtimalle spekülatiftir. Bu durumun seçkinler arasında uyum ve daha sertlik yanlısı bir tutum üretmesi de aynı derecede muhtemeldir" ifadelerini kullandı.

Mevcut yönetim ise bir otorite boşluğunun tüm sistemi istikrarsızlaştırmasından endişe ederek hızlıca yeni bir lider belirleme yoluna gitti.

Yönetim Konseyi ve Geçiş Dönemi

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 1 Mart tarihinde Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, yeni bir dini liderin önümüzdeki birkaç gün içinde Uzmanlar Meclisi tarafından seçilebileceğini duyurdu.

O zamana kadar ülke, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsini Ejei ve dini yapılanmanın kıdemli isimlerinden Alireza Arafi'nin yer aldığı geçici bir konsey tarafından yönetilecek.

Uzmanlar ise pratik uygulamada ülkenin kilit politika yapıcı organ olan Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi (UYGK) tarafından idare edildiğini belirtti.

UYGK'nın başında, Haziran 2025'te İsrail ile yaşanan 12 günlük savaştan bu yana önemli bir güç komisyoncusu olarak öne çıkan Ali Laricani bulunuyor.

Devrim Muhafızları'nın eski komutanlarından ve Hamaney'e sadık pragmatik bir isim olan Laricani'nin yanı sıra Devrim Muhafızları ile bağları olan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf'ın da giderek daha belirgin bir rol oynaması bekleniyor.

Halefiyet senaryoları tartışılmaya başlandı

Hamaney'e yönelik suikastın ardından piyasaların odak noktası ise yerine kimin geçeceği sorusuna kaydı.

Kağıt üzerinde Uzmanlar Meclisi seçim yapsa da ABD ve İsrail saldırılarının yarattığı varoluşsal tehdit nedeniyle sürecin küçük bir üst düzey yetkili grubu tarafından yönetilmesi bekleniyor.

Seçilecek isim, İran'ın gelecekteki yönelimini de ortaya koyacak.

New York merkezli Eurasia Group'un İran analisti Gregory Brew, seçeneklere dair şunları söyledi:

"Eğer Hamaney'in neslinden yaşlı ve sertlik yanlısı bir din adamı ortaya çıkarsa, bu, rejimin baskıyı artırdığının ve tabanını konsolide ettiğinin güçlü bir işareti olacaktır. Seçilen kişinin daha genç ve muhtemelen reformist referanslara sahip, daha makul biri olması ve yeni bir sayfa açıldığı sinyalini vermesi ihtimali de var."

İLGİLİ HABER Hamaney'in ölümü İran'ı nereye götürür? 36 yıllık bir iktidarın sona ermesi, İran'ın geleceğini belirsizliğe sürüklüyor; ancak asıl soru ideolojide değil, güvenlik güçlerinin birliğinde yatıyor.
REKLAMI KAPAT X