Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Filistin meselesinin bölgedeki dengelerin merkezinde yer aldığını ve kalıcı huzur için en temel yapı taşı olduğunu ifade etti. İsviçre'nin Davos kasabasında organize edilen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında önemli açıklamalarda bulunan Sisi, küresel ölçekte barışın, güvenliğin ve sürdürülebilir kalkınmanın ancak uluslararası düzeydeki iletişim ve kolektif çalışma ile inşa edilebileceğine işaret etti. Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Borge Brende'e nazik daveti sebebiyle şükranlarını ileten Sisi, Davos buluşmasının küresel problemlerin ve güncel sınamaların masaya yatırılması bakımından hayati bir zemin sunduğunu dile getirdi. Gelecek nesillere daha müreffeh ve adil bir dünya bırakma hedefi doğrultusunda gayret gösterdiklerini belirten Sisi, mevcut dünya düzeninin kalkınma hamleleri önünde çok büyük engellerle karşı karşıya kaldığını belirtti. Küresel Dönüşüm ve Teknolojik İlerleme Dünyanın çok derin ve köklü değişimlerden geçtiği bir dönemde olduğumuzu vurgulayan Sisi, özellikle teknolojik gelişmelerin, dijitalleşme süreçlerinin ve yapay zeka sistemlerinin her geçen gün artan ağırlığına dikkat çekti. Bu transformasyon sürecinde devletlerin bir araya gelerek dayanışmayı güçlendirmesinin, değişim rüzgarlarına ayak uydurmak ve yeni fırsat kapılarını aralamak adına bir mecburiyet olduğunu ifade etti. Mısır'ın karşılıklı kazanç prensibi ve sürdürülebilir gelişim vizyonuyla hem bölgesel hem de uluslararası ortaklıklarını pekiştirdiğini aktaran Sisi, özel sektörü bu kalkınma yolculuğunun vazgeçilmez bir paydaşı olarak gördüklerini ve yatırımcılar için en uygun iklimi oluşturmak adına yoğun bir mesai harcadıklarını sözlerine ekledi. Ekonomik Büyüme ve Güvenlik Tehditleri Tırmanışa geçen jeopolitik gerginliklerin ve kimi uluslararası aktörlerin hukuki meşruiyeti sarsan yaklaşımlarının ekonomik büyüme ideallerini zayıflattığını belirten Sisi, bu durumun aynı zamanda küresel güvenlik ve barışı koruma çabalarına da zarar verdiğini dile getirdi. İstikrarın ve kalıcı büyümenin ancak kesintisiz bir uluslararası diyalog mekanizmasıyla mümkün olabileceğini savunan Sisi, yoksulluk ve açlıkla mücadelenin temel öncelik olması gerektiğini kaydetti. Bu doğrultuda ulusal ve küresel iş ağlarının modernize edilmesi gerektiğini belirten Sisi, Mısır'da hayata geçirdikleri altyapı hamlelerinden de bahsetti. Filistin Meselesi ve Bölgesel İstikrar Filistin davasının Orta Doğu'daki önemini koruduğunu hatırlatan Sisi, "Filistin sorunu hala Orta Doğu bölgesinin gündeminde öncelikli bir yer tutmaktadır. Bu sorun, bölgesel istikrarın özünü ve adil ve kapsamlı barışın temel dayanağını oluşturmaktadır." şeklinde konuştu. ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki çatışmaları durdurma ve Filistin halkının yaşadığı zorlukları dindirme yolundaki samimi gayretlerini takdirle takip ettiğini belirten Sisi, Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi'nin önemine değindi. İki Devletli Çözüm ve İnsani Yardım Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, Gazze'ye yönelik insani yardımların sekteye uğramadan ulaştırılması ve yıkılan bölgelerin hızla yeniden imar edilmesi gerektiğini söyleyen Sisi, Mısır'ın tarihi sorumluluğu gereği iki devletli çözümden yana olduğunu yineledi. ABD tarafından duyurulan ateşkesin ikinci evresine geçiş kararını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Sisi, bu gelişmenin barış planının tatbiki ve bölgedeki tansiyonun düşürülmesi noktasında kritik bir eşik olduğunu, böylece istikrar umutlarının kuvvetlendiğini dile getirdi. Suriye'nin Geleceği ve Ekonomik Kayıplar Suriye'deki siyasi süreçlere de değinen Sisi, ülkedeki tüm farklı toplumsal katmanların yönetim süreçlerine dahil edilmesi yönündeki temennisini paylaştı. "Tüm bileşenler hükümette temsil edilmeli ve yeni kurulan Suriye devletinde hiçbir bileşen dışlanmamalıdır." diyen Sisi, Mısır'ın temel amacının Libya, Sudan, Somali ve Suriye gibi ülkelerde devlet otoritesinin yeniden tesisi olduğunu belirtti. Bölgedeki kapsayıcı ve sarsılmaz bir güç yapısının önemine dikkat çeken Sisi, son olarak ekonomik maliyetlere değindi. Gazze'deki savaş ortamının Süveyş Kanalı'ndaki trafiği vurduğunu hatırlatan Sisi, "Savaşın, Süveyş Kanalı üzerindeki etkisi nedeniyle son iki yıldır milyarlarca dolar kaybettik." diyerek yaşanan ekonomik kaybın boyutlarını gözler önüne serdi.