Türkiye genelinde uluslararası yatırımcılara yönelik konut satışları 2025 senesinde 21 bin 534 seviyesine inerek son dokuz yıllık dönemin en düşük performansını sergiledi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden hareketle yapılan incelemelere göre, 2012 yılının ortasında yürürlüğe giren ve yabancıların ülkemizden mülk edinmesine imkan tanıyan Mütekabiliyet Yasası'nın ardından ivme kazanan satışlar, 2022 yılında 67 bin 490 adetle tarihi zirvesini görmüştü. Ancak bu tarihten sonra başlayan gerileme eğilimi üçüncü yılına girerken, 2025 yılı rakamları bir önceki yıla oranla yüzde 9,4 oranında bir azalma göstererek 21 bin 534 adede düştü. Geçtiğimiz yılın aylık bazdaki verileri incelendiğinde, en yoğun ilginin 2 bin 541 konutla aralık ayında yaşandığı, en durgun dönemin ise 1440 konut satışıyla nisan ayında kaydedildiği görülüyor. Toplam konut satışları içerisinde yabancıların aldığı payın yüzde 1,3 düzeyine gerilemesi, yasanın etkinleştiği 2013 yılından bu yana en düşük oran olarak dikkat çekiyor. Bu pay, piyasanın en hareketli olduğu 2022 yılında yüzde 4,5 seviyesine kadar yükselmişti. Rusya vatandaşları liderliği elden bırakmadı Uluslararası yatırımcıların uyruklarına göre yapılan dağılımda, Türkiye'den en fazla taşınmaz edinen ülke vatandaşları listesinde 3 bin 649 konutla Rusya Federasyonu vatandaşları ilk sırada yer aldı. Rusları sırasıyla 1878 konutla İranlılar, 1541 konutla Ukraynalılar, 1376 konutla Almanlar ve 1292 konutla Irak vatandaşları takip etti. Listenin ilk onluk diliminde ayrıca Azerbaycan, Kazakistan, Çin, Suudi Arabistan ve Afganistan uyruklu yatırımcılar da kendilerine yer buldu. Şehir bazlı tercihlere bakıldığında ise İstanbul 7 bin 989 konut satışı ile yabancıların bir numaralı tercihi olmaya devam etti. İstanbul'un tek başına yabancıya yapılan satışların yüzde 37'sini göğüslediği görülürken, bu şehri 7 bin 118 satışla Antalya, 1800 satışla Mersin, 769 satışla Ankara ve 461 satışla Yalova izledi. Bursa, İzmir, Muğla, Sakarya ve Trabzon illeri de yabancı yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği ilk on şehir arasında sıralandı. Fiyat artışları ve bürokratik engellerin etkisi Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Tekçe, yabancıya satışlardaki üç yıllık düşüş trendini değerlendirirken, gayrimenkul fiyatlarının geçmiş yıllardaki sert yükselişi ile ikamet izni süreçlerinde yaşanan yavaşlamanın temel etkenler olduğunu dile getirdi. Türkiye'deki konut yatırımlarının geri dönüş sürelerinin belirli bölgelerde 30 yıla kadar uzandığını ifade eden Tekçe, "Fiyat avantajını kaybetmemiz nedeniyle uluslararası gayrimenkul yatırımcısı, Dubai, İspanya ve Yunanistan gibi yatırımların daha düşük sürede geri döndüğü alternatif ülkelere yönelmektedir." ifadelerini kullandı. Süreçlerin hızlandırılması noktasında çağrıda bulunan Tekçe, tanıtım faaliyetlerine ayrılan kaynağın yetersizliği ve yatırımcı dostu vize modellerinin eksikliğinin Türkiye'ye olan ilgiyi zayıflattığını belirtti. Yeni modeller ve 2026 yılı beklentileri Yatırımcıların yeniden kazanılması için vatandaşlık yerine oturum izni odaklı modellere geçilmesi gerektiğini savunan Bayram Tekçe, dünya genelindeki yatırımcıların sadece küçük bir kısmının vatandaşlık hedeflediğini, büyük çoğunluğun altın vize gibi programları tercih ettiğini aktardı. Tekçe, "Başka ülkede yatırım yapanların sadece yüzde 15'i vatandaşlık amacıyla almaktayken, yüzde 85'i altın vize programlarını tercih etmektedir. Altın vize gibi bir program sayesinde yatırımcıların ülkemize giriş çıkışını, banka hesabı açmasını ve abonelik almasını kolaylaştırmalıyız. Gümüş ve altın vize gibi programlar oluşturularak yatırımcıların gayrimenkul edinim süreçleri ve resmi işlemler kolaylaştırılmalıdır. Tüm işlemlerin tek merkezden yürütülmesini sağlayacak bir yapı oluşturulmalı. Gayrimenkul satışı yoluyla vatandaşlık verilme uygulaması sonlanmalıdır. Bu, toplumdaki kötü algıyı kıracak ilk adımdır." şeklinde konuştu. Sürecin tek elden yönetilmesi talebi Gayrimenkul Pazarlama ve Satış Profesyonelleri Derneği Başkanı Mustafa Kemal Şahin de vatandaşlık için gereken alt sınırın 400 bin dolara çıkarılmasının ve amortisman sürelerinin uzamasının satışları aşağı çektiğini belirtti. Yabancı yatırımcının sadece konut alan biri değil, ülkeye sermaye getiren bir paydaş olarak görülmesi gerektiğini kaydeden Şahin, bölgesel teşviklerin ve bürokratik işlemlerin sadeleştirilmesinin önemine değindi. Şahin, "Bölge ve ürün bazlı teşvikler getirilmeli, yabancı yatırımcının konut edinim süreçleri tek bir yerden yönetilmeli, tapu, vergi ve ikamet süreçleri sadeleştirilmeli. Türkiye, yeniden 'güvenli, öngörülebilir ve kazançlı ülke' olarak konumlandırılmalı. Uluslararası pazarlarda devlet destekli tanıtım ve marka çalışmaları yeniden başlatılmalı." değerlendirmesinde bulundu. [news_id:799143] [news_id:799009]